Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Nisan '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
967
 

Türkiye için büyük tuzak: ABD'nin Suriye'ye müdahalesi

Türkiye için büyük tuzak: ABD'nin Suriye'ye müdahalesi
 

Dün ABD gemisinden Suriye'deki bir askeri üsse 59 füze fırlatıldığı haberi salındı piyasaya. Bir gün önce Trump "Bütün çizgilerim aşıldı, müdahale edebiliriz" demişti. Bugün etti de...

Peki bu müdahaleyi nasıl okumak icab eder? Ben bu müdahaleyi ABD'nin yanında durup destek verdiği güçlerin gözünden okumak gerektiğini düşünüyorum.

ABD bugün Suriye'yi vurdu (ya da vurduğunu duyurdu). Türkiye heyecana kapılıp "Acaba ABD Suriye'deki teröristleri temizleyip savaşı bitirecek müdahaleyi yapar mı?" diyerek heyecanlı bir şekilde destek açıklaması da yaptı. Ancak iyi mi yaptı?

Oysa birkaç gün önce ABD destekli PKK birlikleri "ABD'nin ve Rusya'nın desteğiyle İdlib'e girip orayı da alacağız. Önce Rakka'yı almayı bekliyoruz" demişti.

Kendilerine bir söz verildiği ortada. Çok kısa süre içerisinde İdlib'e kimyasal saldırı, sonrasında gelen hızlı bir askeri müdahale ve Suriye'den gelen "Sınırlı bir müdahale olacağını bekliyoruz. Devamı gelmeyecektir" açıklaması...

Yani aslında ortada ne bir müdahale, ne de bir tehdit olmayabilir. Türkiye bu saldırıyla birlikte kağıt üstündeki müttefiki ABD'nin yanında tutum sergilediğinde Rusya'dan uzaklaşabilir. İlişkiler bozulabilir. 

ABD daha önce 10.000 defa yaptığı gibi müttefikinin yanında duracak gibi yapıp

"Sorun çözülmüştür, Suriye'de Esad'ın bu saldırıyı yapmadığına ikna olduk. Üssü vurmak hataydı" diyerek işin içinden çıkabilir. Ertesi gün Rusya çıkıp:

"ABD'nin hatasını görmesine sevindik. Yapıcı tavırlarından ötürü müteşekkiriz" diyebilir. Sonra da mis gibi ikisi barışmış görünebilirler. İki devlet her zamanki ortak tezgahlarını sahneye koyarken sırf başından beri söylediği şeyi tekrar etti diye bütün suç Türkiye'nin üstüne yıkılabilir.

Sonuç olarak PKK, ABD desteğiyle İdlib'i yerle bir edip etnik temizlik yapmak için bölgeye saldırmaya başlayabilir. Bu durumda Suriye Türkiye müdahalesine sesini yükseltirken ABD işgaline gıkını çıkarmamayı tercih edebilir (Bunu anlamıyorum ama sanıyorum ki topraklarını ABD'ye peşkeş çekmekten keyif alıyorlar) Yani sözde müttefikimiz her zaman olduğu gibi asıl tuzağını Türkiye'ye kurmuş olabilir. 

Bu yüzden ABD'den müttefik falan olmaz. Bu bir gerçektir. ABD'nin müttefik olduğuna inanmamız için PKK'ya desteğini çekip, PKK'ya karşı bize destek verdiğini görmemiz gerekir. Eğer ölmeden önce bunu görecek tek bir günümüz bile olursa o gün ABD'nin Türkiye ile müttefik olduğuna ikna olma olasılığımız doğabilir.

Türkiye olarak uyanık olmalıyız. ABD hiçbir zaman insanlık hayrına tek bir kurşun sıkmış değildir. O füzeler sözde bir kimyasal saldırıya karşı atıldı deniliyorsa mutlaka bir bit yeniği vardır. Ya daha büyüğünü yapmak için hazırlık yapıyorlardır ya da bir ketenpere planlayıp Türkiye'nin başını belaya sokulacak bir tiyatro tezgahlamanın peşindedirler.

Türkiye kendisine karşı kurulan bu tezgahların her birinde çok ağır bedel ödedi

1) Türkiye Rus uçağını vurdu, Suriye operasyonu yattı, akabinde PKK Tel Abyad'ı bir günde teslim aldı.

2) Arap baharı her yerde virüs gibi yayılıp başarıya ulaştı. Suriye'de de öyle olacağına dair ABD teminatı göründü. Türkiye destek açıklamasını yaptığı gibi ABD projeden vazgeçip PKK'yı devreye sokarak Türkiye'ye saldırıya geçti.

3) Müttefik dost olarak geldikleri Süleymaniye'deki üsse giren dostlarımız(!) yanlarındaki PKK'lılara kendilerini ispat etmek için Türk subaylarının başına çuval geçirmekten çekinmediler.

4) PKK'ya karşı yanınızdayız ifadesini defalarca kullanan ABD sadece Afganistan'da 4000'den fazla iha'sı varken bize PKK'ya karşı kullanmak için 2 tane bile satmadı. Buna karşın Türkiye'ye parayla satmadığı Zagros ve Javelin silahlarını Türk ordusuna karşı kullanılmak üzere ücretsiz olarak yağmur gibi PKK'nın üzerine yağdırdı.

Şimdi Türkiye Cumhuriyeti'ni işgal etmek amacıyla eğitilen ve donatılan binlerce teröristi himaye edip Türkiye'yi defalarca kez tehdit eden güzel müttefikimizin Suriye'de insanlığın, Türkiye'nin veya herhangi bir iyi insan topluluğunun hayrına bir iş yaptığına inanmak için üst düzey saf olmak gereklidir.

Devletimizin en üst düzeyde teyakkuza geçmesi gereklidir. ABD, insanlığın hayrına görünen bir iş yapıyorsa, kağıt üstündeki müttefiki Türkiye ile görüş birliğine varmış gibi görünen bir açıklama dahi yapıyorsa devlet ayağa kalkmalıdır. Çünkü bunun ardından devlete çok ağır bir saldırının gelme ihtimali yüksek demektir.

ABD'nin hayırlı görünebilecek bir işe imza atması, büyük bir kıyım veya Türkiye'ye karşı yepyeni bir saldırı planı yaptığının alametidir (%99 olasılık).

Eğer ABD kimyasal silahı bahane edip saldırı düzenliyorsa bence Esad'ın korkmasına hiç gerek yok. Huzurlu olabilir. Asıl korkması gereken Türkiye'dir. Çünkü bu coğrafyada dedelerimizin doğduğu günden beri her ne yapılıyorsa Türkiye'nin yıkılmasına destek verecek şekilde bizatihi ABD tarafından yapılıyor. O yüzden devlet kademesinde olsaydım bu olaydan sonra tüm devlet birimlerini kırmızı alarma geçirirdim. 

Abarttığımı düşünor olabilirsiniz. Ancak abartmıyorum. Yakın tarihimiz bunun örnekleriyle dolu. Mısır'ın tarihine bakın. Hatta tarihini geçtim son 20 yılına bakın. Libya'ya, Tunus'a, Cezayir'e, Irak'a, Suriye'ye, Yemen'e ve Lübnan'a bakın. Bu işler hep böyle işliyor. 

Bu bölgelerin ister yakın ister uzak tarihine bakın. Çok ciddi bir zorlama yapmanıza gerek yok, basit ve amatör bir gözle bile baksanız Libya'da sıkılan bir kurşunun izini takip ettiğinizde bile o kurşunun biraz d Türkiye'ye sıkıldığını rahatlıkla görebilirsiniz.

Bu yüzden uyanık olmalıyız. Tatlısu entellerinin tarih bilgisinden ve sosyolojiden kopuk zevzekliklerini umursuyorsanız acilen tedavi olmalısınız. Tarih okumak ciddiyet işidir. Ciddiyeti elden bırakanların sonunu ise haberlerden takip ediyoruz. 

Kenan ışık, Filiz Alev bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Feryadınızın daha fazla duyulması için feryadınıza feryatlarımı ekliyorum. ÖLÜM UYKUSUNDAKİLERİ uyandırması için... Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 12.04.2017 10:34
Cevap :
Feryadım İran'a; uyanmazlarsa ikimizi de yok edecekler, feryadım Araplara; destek vermezlerse yok olacağız; feryadım Ruslara; bu PKK sevdası onların da sonu olacak, feryadım Kürtlere; Osmanlı'ya karşı silahlandırılıp Irak ve Suriye gibi iki devlet sahibi oldular ve o devletler de aynı el tarafından bir başkasına yıktırıldı. Bu yüzden bugün PKK, YPG gibi sözde Kürdistan sevdasıyla birilerinin peşinden gitmek her şeyden önce 50-60 yıl sonra öldürülecek milyonlarca Kürt'ün sorumluluğunu almak demektir. Feryadım hepimize; uyanmalı, görmeli ve herkese gerçekleri göstermeliyiz. Çünkü ABD ve ekibi bir yere ya demokrasi götürerek, ya da oradan demokrasiyi götürerek karşısındaki herkesi yok etmeye yeminli. Uyanık olmak zorundayız. Ve her şeye rağmen yine de işler onların istediği gibi giderse o zaman bize düşen katıksız bir kuvayi milliye ruhudur. Ölmek var ama dönmek yok bu vatan davasından.  12.04.2017 13:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 422
Toplam yorum
: 179
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 3468
Kayıt tarihi
: 05.06.10
 
 

Jack Amca, düşünsel dünyasındaki gelişmeleri dışa vurmak niyetiyle başladığı yazı yazma sevdasına..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster