Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mayıs '09

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
562
 

Türkiye kültür modeli arayışları-4

Türkiye kültür modeli arayışları-4
 

İşte size Doğu-Batı kültür sentezci demokratik ve çağdaş bie lider...Mesela dedim...


Devamla...

Özellikle 1925-1930 yıllarında Batı'nın, kültür ve uygarlık açısından Türkiye'yi küçümsemeleri karşısında, Türkiye Cumhuriyeti'nin yönetici ve aydınları, ulusal bir kültür modeli oluşturmak için çalışmışlar ve farklı kültür modelleri oluşturmuşlardır.

Bu bloğumda, bu kültür modellerinden 4'üncüsünü açıklamaya çalışacağım. Ama önce, bu dizi yazımı takip etmeyenler için, ilk üçünün adlarını kısaca tekrarlamak istiyorum.


1. Orta Asyacı Kültür Modeli(yayın tarihi/04-05-2009)
2. Anadolucu Kültür Modeli(yayın tarihi/06-05-2009)
3.Türk-İslam Sentezci Kültür Modeli(yayın tarihi/13-05-2009)

Şimdi, oluşturulmak istenen bu kültür modellerinden 4'üncüsü...


DOĞU-BATI SENTEZCİ KÜLTÜR MODELİ

Kültür olayının sınırları belirsizdir. Coğrafi sınırlar, kültür alışverişine engel değildir. Kültür konusunda yapılagelen Doğu kültürü - Batı kültürü ayırımında bile sınırlar kesinkes saptanamamıştır.

Ortadoğu, Akdeniz ve İslam kültür alanları, aynı coğrafyada içiçe girmiş kültür alanlarıdır ve her birinin kültür sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiğini saptamak olanaksızdır.

Tarihi kökleri Asya'da ve İslam'da olsa bile, Türklerin gözü hep Batı'da ve Batı'ya doğru olmuştur. Atatürk'ün, 29 Ekim 1923 yılında, "Fakat, vücutlarımız Şark'ta ise fikirlerimiz Garp'a doğru müteveccih kalmıştır"(1) demesi, bu sınırsızlığı belirtir.

Doğu ile Batı arasındaki dinsel ve kültürel benzeşim bağlantılarının bulunması, Doğu düşüncesi ile batı düşüncesini birbirine yaklaştıran bir neden olabilmektedir. Bu neden, "Doğu-Batı Sentezci" kültür modeline temel olabilmiştir.

"Aramızda müfritler müstesna, hepimiz hem Doğulu hem de Batılıyız. Doğu-Batı sentezi bizim, yani bütün insanların tarih ve ruh yapısı, kaderimizdir...İnsan, bütünlüğünü ve tamlığını ancak bu sentezde bulabilir(2) denerek, bu senteze evrensel bir nitelik vermek isteyenler olmuştur.

Yukarıdaki ifadeye rağmen bu sentez yanlıları, aşırı ya da "köktenci Batıcılar"(Bir sonrakş blogda bu konu işlenecektir) gibi, Türk kültürünü diğer kaynaklarından yok saymamaktaydı.

Bu sentez yanlıları ayrıca, Türkiye'de Doğu ve Batı uygarlıkları arasındaki birleşimin(sentezin de diyebiliriz) tarih ve coğrafya arasındaki sıkı münasebetten doğan bir zorunluluk olduğunu da belirtmektedirler.

Bu kültür modelinin, Türk kültürünü diğer kaynaklarını yadsımaması ve Batı kültürüne de olumlu yaklaşması nedeniyle, Atatürkçü düşünceye, diğer kültür modellerine göre, daha yakın olduğu kabul edilebilir.

Bu kültür modeli ile, sentezin Batı bileşeninin etkinliği ölçüsünde, çağdaşlığa ulaşmanın mümkün olacağı da düşünülebilir.

Ancak, bu sentezin, Doğu bileşeni içindeki İslam unsurunun etkinli de, sentezin amacından uzaklaşmasına neden olabilir.

Bu nedenle, bu sentezin başarısı da, büyük ölçüde Doğu ve Batı bileşenlerinin arasındaki dengeye bağlıdır


cdenizkent


______________ :

(1) M.Kemal Atatürk, Söylev ve Demeçler, Cilt III, 1989, s.91
(2) Peyami Safa. Doğu-Batı Sentezi, 1987, s.12

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 477
Toplam yorum
: 1229
Toplam mesaj
: 27
Ort. okunma sayısı
: 1236
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster