Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ağustos '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
244
 

Türkiye mutsuz

Türkiye mutsuz
 

Geçen yılın sonunda, OECD (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) 40 ülkede bir araştırma yapmış ve ‘How’s life’ (Hayat nasıl) diye sormuş. İnsanların yaşamlarından memnun olup olmadığını anlamak istemiş. Ve ülkelerin mutluluk ve refah seviyelerini ortaya koyan rapor çıkmış ortaya.  

Türkiye memnuniyet sıralamasında 32. olmuş.   

Gelir, sağlık, barınma, iş-ev dengesi, sağlık, temiz çevre ve güvenli yaşam kriterleri baz alınarak yapılan araştırmada insanların başlıca mutluluk kriteri, gelir olduğu görülmüş.   

Hayatından en memnun olan ülke Danimarka olmuş, sonrasında Kanada 2. Norveç 3. olurken Türkiye 32. ve Çin son sırada yer almış. Katılımcılara “Bugün nasıl hissediyorsunuz” sorusu sorulduğunda Türkiye en az olumlu cevabı vererek sonuncu olmuş. Bu soru üzerine Danimarka yine en olumlu cevabı vermiş ve 1. olurken, İzlanda 2. Japonya 3. olmuş.

Yeşil çevre olmamasından şikâyetçi olan ülkelerin başında ise yine Türkiye geliyormuş.

Ülkeler arasında en fazla çalışan ülke yine Türkiye olarak belirlenmiş. Son sırayı ise Hollanda almış. Türkiye işe gitmek için en fazla süreyi harcayan 3. ülke imiş. 15-64 yaş arası çalışan oranına bakıldığında Türkiye en son sırada yer almış. İlk sırayı ise İzlanda almış. 

İş yeri çalışma ortamından memnun olup olmama konusunda ise;  Türkiye çalışma ortamından en az memnun olan ülke olmuş.

Bu sonuçlara şaşırdık mı?

Bence hayır… Türkiye nasıl memnun olsun hayatından. Yirmi yaşlarındaki çocukları hain pusularda teker teker ölüyor, annelerin bağrına ateş düşüyor, dağlarında kirli bir savaş sürüyor, şehirlerinde bombalar patlıyor, masum siviller ve bebekler de ölüyor ve geçim sıkıntısı bir türlü bitmiyor, birbiri peşi sıra gelen zamlar belini büküyor vb. sayacak bir sürü neden daha…      

Türkiye uzun senelerdir mutsuz. Herkesin yüzünden düşen bin parça. Sokakta trafikte, evde, işte hep bir gerginlik, telaş, stres var. Dışarıda yürüyen insanlara bakıldığında herkesin suratı asık, bir şey sorsan hakaret kabul edecek gibi barut fıçısı modunda geziyorlar.

Kimse durumundan memnun değil, herkafadan bir ses çıkıyor. Bencillik had safhaya çıkmış, herkes kendi çıkarını düşünür olmuş. Nasılkısa yoldan daha zengin olabilirimin peşinde bir kısım. Bir kısım da “elimden bir şey gelmez” umarsızlığına düşmüş. Bir kısmı yiyecek bir lokma ekmeğinin peşinde,  bir kısmı mülklerinin üzerine daha çok mülkler ekleme peşinde.

Çevreyi umursayanlar elle sayılır duruma gelmiş, yeşil araziler çöpten geçilmiyor. Ormanlar teker teker azalıp yerine betonlaşma gelmiş oturmuş.

Arkadaşlıklar dostluklar asgariye indirilmiş, güven duygusu sanki hiç kalmamış gibi. Herkes geleceğinden korkarak yaşıyor, gelecek kaygısı mutsuzluklara mutsuzluk eklemiş, Akıl, mantık, izan, ölçü, sabır, tahammül, sevgi, saygı kavramları anlamını yitirmiş durumda. Şiddet ise almış başını gidiyor.

Hele siyasi gelecek had safhada yaşanıyor. Kimi din adına, kimi çağdaşlık adına, kimi Atatürkçülük, kimi vatan adına, kimi insan hakları, azınlık hakları diye, kimi ABD kimi, İsrail, kimi Arap ülkeleri adına konuşuyor yazıyor, eleştiriyor, öneriyor, bağırıyor, çağırıyor.

Üstelik ülkede ne sağcısı tam sağcı, ne solcusu tam solcu. Kavramlar da birbirine karışmış durumda. Kendine dindarım diyenler de ona keza.

Ancak herkes bildiğini okuyor. Suçlamalar, hakaretler, keyfilikler, istismarlar, yalanlar, dolanlar, talanlar almış başını gidiyor.  Herkes ipin bir ucundan çekiştiriyor

Çok mu kötü bir tablo çizdim acaba? Ama halinden mutlu olan kimseyi göremiyorum da bu ara ondan böyle etrafıca düşündüm galiba.

 

Şükran Demirtaş

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok güzel bilgilendiren bir çalışma...180 den fazla ülke arasında 32 başarı gibi görünüyor ama detaya indiğimizde çok iyi durumda olmadığımız ortada. Dünyanın kalbinde adeta merkezinde yer alan bu ülke çalakantılara her zaman gebedir. Biz büytün olmusuzlukları sonlandırmaya gayret edeceğiz, yol göstereceğiz, çareler bulup piyasaya süreceğiz... Yüreğinize sağlık..sevgi ve saygılarımla şükran hanım...

Metin TOPÇU 
 28.08.2012 12:33
Cevap :
Çok teşekkür ederim değerli yorumunuz için Metin Bey.Umudumuzu yitirmeyeim yine de, hem kendi içimizde hem de ülkemiz için değil mi? Saygılar...  28.08.2012 13:12
 

Bodrum Gülleri'nden bahsetmeyi unutmuşsunuz Şükran Hn:) Onlar da çok mutsuzdur, eminim! Ülkemiz coğrafyası ne yazık ki kalıcı huzurun yerleşmesine olanak tanımıyor! Ve çevre sorunlar illa ki bize de sıçrıyor! İnsanlar içine kapandı, sosyal yaşam öldü. İşte eve-Evden işe gidip geliyoruz. Böylesi yavan, tekdüze bir yaşamda nasıl mutlu olunsun! Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 28.08.2012 6:55
Cevap :
Vallahi haklısınız Ata Bey, Bodrum gülleri ve bilumum magazin bülbüllerini unutmuşum. Nasıl da güle oynaya anlık yaşıyorlardır. Kalıcı huzurun yerleşmesi, insanların kendi refah düzeylerinden daha çok ülkenin maddi ve manevi refahıyla ilgili sanırım. Teşekkürler Ata Bey, selam ve sevgilerle…  28.08.2012 8:50
 

23 Temmuz 2011 tarihli "Türkiye nereye doğru kayıyor? 'Değerler Araştırması-2011'" başlıklı bloğumda yaptığım nesnel değerlendirmede "Türkiye: Kendi kabuğunda büzüşerek, muhafazakar, tahammülsüz, endişeli ama mutlu insanlar diyarı..." olarak görülüyordu. Öte yandan ünlü FORBES Dergisinin 2011 yılına ait araştırmasına göre ise; Türkiye dünya ülkeleri arasında yüzde 60'lık mutluluk oranıyla 75. sırada yer almaktaydı. 2009 ve 2010 yıllarının da lideri olan Norveç yüzde 95 mutluluk oranı ile yine ilk sırada yer almaktaydı. Kendi içimizde "garip bir mutluluğumuz" var ama dış dünyanın gelişmişleri ile kıyaslanınca 'oldukça mutsuz' kalıyoruz. İlginç doğrusu! İçtenlikli selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 27.08.2012 15:23
Cevap :
Tamamıyla katılıyorum sözlerinize. Şu an karşımdaki parkta piknik yapan bir sürü aile var, mangallarını yakmışlar kendi içlerinde gayetle mutlu gözüküyorlar. Ama yanlarına konuşmaya gitseniz bir sürü şikâyetleri vardır eminim. İlginç bir millet bu bizimki. Teşekkürler değerli yorumunuz için Ersin Bey. Selam, sevgi ve saygılar…   27.08.2012 18:30
 

OECD araştırması doğrudur. Lakin ben mutluluğu zaman içinde yakalayanlardanım. Zaman zaman diyorum. Çünkü her an bahçemde(tarla) olma olasılığım yok. Tarlada yüzlerce farklı yaratıkla beraberim. Hiçbir canlı mümkün ise birbirini rahatsız etmemeye çalışıyor. Göründüğü gibi olmuyor. Suyu fazla verirsen arsız otlar diğer bitkilere zarar veriyor. Onun için denge önemli. sen dengeyi kurmazsan zaten bir denge oluşuyor. İşte gerçek mutluluk o toprakla birlikteliğimde. Yoksa insanlar arasında adeta bir harp var. Saygılar...

hssensoz 
 26.08.2012 21:31
Cevap :
Etkileyici bir yorum bu. Sözünü ettiğiniz bahçenizde bütün yaratıklar birbirini rahatsız etmeden yaşıyor ve kendi kendilerine bir denge oluşturuyorlar. Bu doğanın kanunu tabii ki. İstediğimiz şey bu işte. Birbirini rahatsız etmeden kendi özgür iradenle yaşamanı sürdürmen, çevrene saygı ve sevgi duyarak tabii. Mutluluk orada işte. Ama insanlar arasında tuhaf bir paylaşamama ve harp var, ilginç doğrusu. Teşekkürler Sn Şensöz, saygılar…  27.08.2012 18:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 249
Toplam yorum
: 1563
Toplam mesaj
: 40
Ort. okunma sayısı
: 2871
Kayıt tarihi
: 19.03.11
 
 

Doğup büyüdüğüm şehirde, İstanbul'da yaşıyorum. Emekliyim. Gezmeyi, görmeyi, keşfetmeyi sevdiğim ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster