Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ağustos '17

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
575
 

Türkiye'nin 2023'te 1.2 Trilyon Dolarlık (GDP) Ekonomi Olması Umulabilir.

Türkiye'nin 2023'te 1.2 Trilyon Dolarlık (GDP) Ekonomi Olması Umulabilir.
 

Gelişmek sabır, tasarruf ve yatırım gerektiriyor.


2017 yılı itibariyle Türkiye yuvarlak hesapla GDP olarak 800 milyar $'lık büyüklükte bir ekonomiye sahiptir. Kalan 6 yıl içinde Cumhuriyetin 100. yılında, 2023 yılı sonunda, ekonomimiz %50 büyüyerek  Türkiye 1.2 trilyon $'lık büyüklükte bir ekonomiye sahip olabilir mi? sorusunu cevaplayalım.

Türkiye  ekonomisinin her yıl %5 büyüdüğünü kabul edelim. Gayrisafi Yurtiçi Hasıla, GDP; ekonomimiz her yıl yüzde beş (%5)  büyürse  altı (6) yıl içinde 2023 sonunda yüzde otuz dört (%34) artarak, (1.05) üstel6=1.34 oluyor, ekonomimiz 800x1.34=1072 milyar $'lık nominal ekonomiye erişebilir.

Gelişme hızımız ortalama %5 değil de daha iyi bir rakam %6 olursa, 1.06üstel6=1.42, GDP rakamımız 800x1.42=1136 milyar $ 1.136 trilyon $ olabilecektir. Esasen %6 kalkınma ile ekonomimizin iki katına çıkması 72 kuralına göre  72/6=12 yıl gerektirdiğinden 6 yıl sonra %42'lık bir artış sağlanması hesap doğruluğunu göstermektedir.

Bu ekonomik gelişme seviyesi şu an nominal olarak Türkiye'den üstte olan Meksika  ve Endonezya ekonomilerini yakalayabilir mi? diye sorarsanız;  bu ülkeler de yerinde durmayacağından sıranın değişmeyeceği veya Türkiye çok kalkınırsa Meksika'ya yaklaşacağı varsayımı doğru olabilecektir. İyimser olarak Türkiye  17. veya 18. büyük ekonomi olabilecektir.

Alım gücüne göre 2 trilyon $'lık ekonomi büyüklüğüne sahibiz  varsayımıyla  sıramız 13. büyük ekonomi olup, bir üste geçebilirsek 12. büyük ekonomi olabileceğiz. Ancak alım gücü yaklaşımı objektifliği ülkeler arasında biraz tartışmalıdır.

Kişi başı yıllık gelir durumumuza bakarsak 9317 $'lık gelirimizle 64. sıradayız. Bu gelir sıramız da 2023'lerde 63. sıra olabilecektir. Türkiye kişi başı geliri 25 bin doları aşana  dek orta gelir bandındadır. Yapılması gereken bu orta bantdan daha üste çıkacak reformları gerçekleştirmektir.

Türkiye ekonomisi GDP büyüklüğünün 2023 sonu hedefinin 1.2 trilyon dolar nominal büyüklükte  olması ortalama gelişme hızı %5 varsayıldığından  gerçekçi ve iyimser bir hedef sayılabilir.

Bu hedefe erişmek için özellikle eğitim alanında, endüstriyel üretimde, ihracat odaklı sektörlerde (örneğin savunma sektörü ikame, ihraç ve siyasal yönünden elzem) ve şirketlerin verimlilik alanında gelişmesi gereklidir. Dünya'da yenilikçilik gerektiren yenilenebilir enerjiler, yapay zeka, robot, endüstri 4.0, medikal endüstri, internet, savunma hep gelişme gösterecek alanlar olarak görülmektedir. Bunun temelini de eğitimin gelişmesi oluşturmaktadır.

Güney Kore ve Çin'in eğitim çabaları bu gelişmenin örnekleridir. Güney Kore öğrenci başına en çok para harcayan ülkedir. Eğitim masrafları sebebiyle aileler bir veya iki çocuk yapmaktadır. Çin ise özellikle teknik eğitime önem vermekte ve yurt dışında çoğu ABD'de olarak 520 bin Üniversite öğrencisi okutmaktadır.  

Ülkelerin Dünya ekonomisindeki sıralamasını en az elli (50) yılı bulan sürekli %5 üzerindeki gelişmeler etkilemektedir.

Güney Kore 1960'da kişi başı geliri 1078 $ iken elli (50) yıl boyunca ortalama %5.8 kalkınmış ve yaklaşık 17 kat büyümüştür. Obama'nın seçimlerde ABD halkına vaad ettiği "Evet Yapabiliriz" "Yes We can do" parolasını Güney Kore elli yedi yıldır (57 yıl, 1960-2017) uygulamaktadır.

2016 itibariyle 1370 milyonluk Çin ise 2010 yılı 4560 $'lık kişi başı yıllık gelirini on (10) yıl içinde 2020 yılında on bin (10 000) $'a (en az iki kat) çıkarmayı hedeflemiştir. Çin bu hedefini "Çin Rüyası'nın Gerçekleştirilmesi" olarak açıklamaktadır. Bu hedef her yıl %7 üzerinde kalkınma gerektirmektedir (72/10=7.2). Çin GDP 2010 yılı 4.6 trilyon $, 2016 GDP 11.2 trilyon $'dır. 2020'lere geldikçe Çin ekonomisi büyümesinin yavaşlayacağı tahmin edilmektedir.

Çin ve benzeri ülkeler için ekonomide belli bir seviyeden sonra Japonya gibi durağanlık olması veya hızın düşmesi beklenmektedir. Japon ekonomisi Dünya'nın en büyük ikinci ekonomisi iken 2000'lerden sonra duraklamaya girmiş ve ortalama gelişme hızı %1 altına düşmüştür. Japonya eskisi gibi hızlı kalkınmaya devam edememiştir.

Dünya ülkelerinin ortalama gelişme hızı %3 civarıdır.

Türkiye'nin uzun dönem barışa, reformlara, yatırımlara ve "Evet Kalkınabiliriz" hedefine ihtiyacı vardır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 155
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1697
Kayıt tarihi
: 14.10.12
 
 

Elektronik Y.Mühendisiyim. Teknik alan dışında Tasarruf ve tutumlu yaşam, Kişisel Finans Yönetimi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster