Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Eylül '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
351
 

Türkiye'nin asıl sorunu ne olabilir?

Türkiye'nin asıl sorunu ne olabilir?
 

turkiye


TÜRKİYE'NİN ASIL SORUNU SİZCE NEDİR ?

Bir Türk genci ve turizmcisi olarak elimden geldiğince sosyolojiye olan merakımı giderebilmek amacıyla bir çok kitap okumaya ve toplumu dünüyle ve bugünüyle anlamaya çalışıyorum. Öyle ki seyahatlerimin bir çoğunu da sosyal geçmişi olan halkların yaşadığı coğrafyalar oluşturmaktadır. Özellikle çok yakınen incelediğim ve birikim sahibi olduğum başta Balkanlar ve eski Osmanlı coğrafyaları oluşturmaktadır. Osmanlı' nın bu coğrafyalarda hala insanların kültürlerinde yaşaması ve yaşatılmasına şahit olmak bizi birkez daha düşünmeye zorluyor...

Diğer taraftan günümüz siyasetinde en önemli sorunlaran biri olarak görünen ve sürekli gündemde tutulmaya çalışılan Kürt sorunu ve bu siyaseti kalkan yapıp bu sorunların topluma yansımalarını bireyler üzerindeki etkilerini ve bireylerden yola çıkarak toplumların yaşam ve davranışlarındaki etmenleri ile bu sorunun çözüm yollarının bolca tartışıldığı günümüz siyasetinde bu sorunun neden ve niçinlerinden yola çıkarak asıl hastalığın acaba bizlere söylendiği gibi etnik bir kimlik sorunumu olduğu yoksa işin içinde ve açılımda farklı beklenti ve emeller olduğu yönünde kuşku duymadan edemiyor insan.

Güneydoğu ve Doğu Anadoluda yaşayan milyonlarca vatandaşımızın acaba tek sorunu Kürt Sorunumudur ? Bunu araştırmak ve buna açılımlar kazandırmak elbette Toplum bilmi ve sosyologların görev ve çalışma alanları içerisindedir.

Bu bölgelerde yaşayan insanların bir etnik kimlik adı altında sorunmuş gibi gösterimlelerinden doğacak zarar halkın kendisine, faydası ise, bu işten rant sağlayan ve bu coğrafyada emellerini gerçekleştirmek isteyen karanlık yapılanmanın kensinedir.

Peki bu coğrafyada bu karanlık zincirlerin Kürt siyaseti üzerinden sağlamaya çalıştıkları asıl fayda nedir? Asıl amaçları gerçekten ezildiğini düşündükleri bu halkın bu ezikliğini gidermek midir? Yoksa bu işin avukatlığına soyunup bu bölgelerde kurdukları karanlık düzen ve kanun dışı oluşumlarla kasalarınımı doldurmak mıdır ? Dış güçlerin bölgede oluşacak siyasi zayıflık ve karışıklıktan sağlayabileceği faydalar bu coğrafyada maşa olarak kullandıkları bu karanlık zincirler ile yeni bir devlet ve devletcikler kurma düşüncesinin bir sonucu olarak bizleri etnik ayırımcılığa tutarak siz, biz kavgasına sokarak zayıflatmak ve sonrada bu coğrafyanın hakimiyetine soyunarak bizleri köleleştirme düşünceleri olabilir mi ? Peki sizce bu kadar kirli bir düzende oynanan bu senaryo bu emeline kavuşabilmek için herşeyi denemekten çekinir mi? İşlerini kolaylaştırabilmek için sadece bölgesel faaliyetler ile yetinirler mi? Yoksa bu işin siyasetini güdecek kendilerine bağımlı kadrolar ile ülke siyasetinde ve hatta yönetiminde yapılanmalarını tamamlayarak bu işi şansa bırakmamayı mı tercih ederler?

Hiç unutmadığım bir an vardır. Rahmetli Bülent Ecevit, Kemal Derviş' in Amerika' dan ithal edilmesinden sonra Basında hasta adam bunak ve benzeri yakıştırmalar ile toplum gözünde istenmeyen adam ilan edilmiş ve bu kampanyalar ulusal tüm Tv kanallarında ve gazetelerinde işlenmişti. Sonrasında bu toplum üzerinde işlenen bu kapmanyalar ile genel seçimlerde Dsp nin 0 çekmesi ve Tayyibin başa getirilmesi oldukça kolay olmuştu, Herşey planlanmış bir senaryo olduğunu bu günleri yaşayınca daha iyi anlıyorum. Ecevit bu süreçten en fazla zarar görecek kesmin halk olduğunu söylerken geleceğe bu günlere ışık tutuyordu. Tayyip ile birlikte Hızla özeliştirme adı altında Ülkenin bir çok değeri yok paralara yabancıların eline geçti, berağberinde finansal yapıda dengeler değişti ve her an hortlamaya müsait bir yapıyla bankalarımız yabancı sermayenin tekeline bırakıldı, dış sermayenin ülkeye getirilmesi yatırımları arttırma yönünde değil tüketimi arttırma yönünde kullanılırak ekonomide yalancı baharlar ile Halk ev, araba, kredi kartı vb etmenler doğrultusunda bilinçli ve kasıtlı olarak borçlandırıldı. Evine barkına borç hacizleri ve faiz darboğazına giren halka Medya' da çalışmadan lüx içerisinde yaşayan insanların hayatlarının işlendiği ve ilişki bozukluğunun pompalandığı diziler ile bir gece patronunla yat 150 bin doları kap bedavaya gitme kapmanyaları işlendi.

Sonuçta bu ekonomik sıkıntıda borç batağına sürüklenen Halkımızdan bağzıları Çereyi İntar etmekte Banka soymakta, adam kaldırmakta, Akrabalarından fidye istemekte, cinnet getirip çoluğunu çocuğunu katletmekte be hatta eşini kızını öze evladını pazarlamakta buldu. bun tamda bu ülkeyi bölmek ve parçalama emelleri ile yanıp tutuşan dış güçlerin istediği gibi bir sonuçtu. Borç ve sosyal patlama içerisinde çarpışan bir ülke ve siyasi zayıflığı ile hamle yapamayacak kadar iptal duruma gelmiş bir devlet.

Bu yapılanlar her alanda yürütülen bir darbe idi, ekonomik sosyal, askeri herşeyde karışıklık ve düzensizlik ve herkesin kendi derdine düştüğü günümüzde Kurtlar Vadisi' nin de desteği ile kendi hakkını kendin al, kendi düzenini kendin kur, seni kimse ezemez kopar kafasını edebiyatı ile halkı galyana getirerek iç karışıklılığı körüklemek bu zincirlerin tam istediği gibi bir durumdu. Ergenekon paranoyası ile Devletine güvenemeyen bir halk yaratmak ve düzensizliği devamlı kılmak ve insanlar İşte sizin devletiniz !... diyerek ellerini güçlendirmeye devam etmektedirler.

Halk o kadar çok baskı altında tutuldu ki Herkes ama herkez A dan Z ye hasta ve kendi derdinde bu zayıflık içerisinde kimsenin kafasını kaldırıpta bize neler oluyor demeye dermanı yok. Baba oğluyla konuşmuyor akrabalar hepsi birbirine mesafeli, Arkadaş Arkadaşın derdine ortak olmamak için yolunu değiştiriyor, bir merhaba bile yok aynı apartmanda oturan insanlar birbirinden şüphe ediyor ve korkuyor. Sonuç toplum olarak uzaklaştırıldık.

Aslında bizi bir devlet ve bir millet yapan bu iç binamiklerimizdi. Selamımızdı, komşuluklarımızdı, ilişkilerimizdi. bunların hepsi bitti ve bitirildi. Şimdi sen Kürt oldun, ben laz oldum onlar Çerkez, sonuç hızla dibe vuran bir toplum ve bunlardan nasibini alan kaybolup gitmeye mahkum edilen çocuklarımız.

Türkiye Tüm bunlardan Kurtulmak istiyorsa çözmesi gereken tek bir sorun vardır. Oda Toplum bilincini ayağa kaldırmak ve bu öz güveni geri kazandırmaktır. Bu nasıl mı olur, kaynaşarak okuyarak çalışarak geçmişimizi unutmayarak geleceğimizden umut duyarak... Bence tek sorun ve tek çözüm budur.

Herkese İyi bayramlar ...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 3031
Kayıt tarihi
: 10.10.07
 
 

1978 Şanlıurfa Doğumluyum. Balıkesir üniversitesi Turizm ve Otel işletmeciliği mezunuyum 10 Yılı a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster