Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ağustos '12

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
341
 

Türkiye'nin en büyük sorunu: döner+ ayran 2 TL

Türkiye'nin en büyük sorunu: döner+ ayran 2 TL
 

* Meyveler sebzeler hormonlu. Kokmayan turuncu domates 1 lira. Kokan salkım domates 4,5 lira.
 
* Sucuk, salam, sosis, köftenin paketi 1 liradan başlıyor. İçinde ne olduğu belli değil. Eminim mahalle bakkalınızda görmüşsünüzdür ilanı ''50 adet inegöl köfte 3,5 lira''. Hayvanın kıkırdak ve yağ dokuları ile nişasta koyuluyor, ki böyleyse şans. Orjinalin kilosu 30 lira.
 
* Bal... Değil glikoz şurubu. TV'de kavanozu 20 liraya satınca olay oldu ama her şarküteri ve markette balın kilosu 10 liradan aşağıda satılıyor. Orjinalin kilosu 50 liradan başlıyor.
 
* Baklava... Ona da el attılar, kilosu 8 liraya baklava olur mu? Olmaz ama var, o glikoz şurupları tatlıya da dökülüyor şeker niyetine. Konulan ceviz ve fındıklar  bayatlamış s.k. tarihi geçmiş yemişler.
 
* Mısırlar ithal ve de GDOlu. Bu mutant mısırlar o sokaklarda 1liraya satılan bardak mısır değil sadece, ekmeğe, bebek mamasına, bisküvilere, çikolatalara ve binbir gıdaya konan mısır.
 
* Süt değil süt tozu, 1.8 lira. Dana maması adı altında ithal ediliyor ama dana yese ölüyor. Orjinali 3 lira.
 
* Tavuk döner... Her adım başında satıcısını bulabilirsiniz. Kimi hazır alıyor, kimi soslayıp kendi diziyor şişe. Ama ne denetleme yok, varsa da böyle olmaz, bakkalda bile satılabiliyor, seyyarı bile var. Ve hepsi açıkta satılıyor, hele o sahildeki büfeler, bütün gün denizden gelen, milletin ayağıyla havaya kalkan toz pislik hep bu dönerlere yapışıyor.
 
* Yağın, peynirin, kaşarın sahtesi bozuğu her yerde merdiven altında rahatça üretilebiliyor. Kilosu 5 liraya peynir olur mu? Bir kilo peynir yapabilmek için en az 11 litre süt gerekir. Yani en az 8 lira maliyeti tutar.
 
* Bu gıdaların çoğu kanserojen.
 
Önce Kadıköy merkezinde bir liseye veya özel bir koleje gidin. Lise 1 öğrencileri bile sırık gibi delikanlı, yapılı hepsi. Kızları manken gibi, taş gibi afedersiniz, aynı  dizilerde gördüğümüz gibi.
 
Bir de gidin arka mahallelerde, öyle fazla varoşa gitmeye gerek yok, Sarıgazi Ümraniye mesela. 
Bir devlet lisesine gidin ve bakın.
Lise sondakiler bile ortaokul talebesi gibi ufak tefek, çelimsiz çoğu, boyları uzamıyor nedense, vücut orantılarında sorun var.
(ne demek istediğimi anlamayan ''pump it - yüreğir okulu'' klibini izleyebilir)
 
Tesadüfe bakın ki yukarda saydığımız tüm sağlıksız yiyecekleri yiyen de o Sarıgazi'deki liseye gidenler. Kadıköy'dekiler öğlen yemekhaneye giderken bu bizim çocuklar ekmek arasıyla, sabah akşam sahte kahvaltı sofrasıyla öğün geçiriyor.
 
Peki neden bu sağlıksız gıdaların satılması yasak değil? 
Çünkü ucuz..
Hayat böyle ucuzluyor, son on yılda hemen hemen her et ürününün tavukla yapılanı çıktı, alım gücü biraz da böyle artar gibi göründü..
Bu bozuk kalitesiz gıdalar yasaklansa halkta hakikisini alacak para yok, kriz çıkar. Yalandan yazasklanıyor, takip ediyorum 5 kavanz bal satanlar her seferinde ceza alıyor, ifşa ediliyor ama bi süre sonra markayı değiştirip gene ekrandalar. Reklama yasak koyacaklarına markaya yasak koyuyorlar.
Bu millet fakir hala, eskiden alamıyordu çünkü gerçekti hepsi hakikiydi. Şimdi sahteleri çıktı, alınca zenginleştiğimizi sandık.
Bu sefer de hastanelerden çıkamaz olduk.
 
Bence bağımsızlığını kazanmış bir milletin en önemli ve acilen çözülmesi gereken sorunu beslenme olmalıdır.
 
Sağlıklı beslenmeden sağlıklı olamazsınız, sağlıklı düşünemezsiniz, güçlü olamazsınız. Sağlıklı düşünemeyen bireyleri eğitemezsiniz.
 
Bu işi halletmenin tek yolu da tarımdan geçer. Kendi yiyeceğini üretmekten geçer.
Her boş bulduğun araziye siteler, alışveriş merkezleri gibi ''tüketim girdapları'' dikmek yerine tarıma açmaktan geçer. 
Hem üretirsek dışardan almamış oluruz
hatta dışarı satarız
cari açık kapanır
İşsizlik azalır
Çevre kirlenmez ve daha birsürü şey...
E peki bir taşla kuş sürüsü avlamak varken, bu hükümetler neden akıl edemiyor bunları?Aksine tarımı bitiriyorlar, özel olarak ortaya çıkarılmazsa sahteciliği denetlemiyorlar...
Onların derdinin bu ülkeyi ''gerçekten'' kalkındırmak olmadığı çok belli.
Kuş sürüsü biziz belki de.
 
Ana fikir:
 
Döner+ayran 2 lira olduğu sürece bunlar kimin umurunda.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Serbay Bektaş. Hoşgeldininiz Milliyet Blog Platformuna. Sanıyorum yenisiniz burada. İlk blogunuza ilk yorum da tesadüfen benden oldu. Ülkemizde 'ayaküstü beslenme kültürü' ile ilgili önemli bilgi ve bulguları yansıtan bir yazı. Henüz bir kez okudum ve hayretler içersinde kaldım. İlerde daha fazla zaman ayırarak tekrar okumak istiyorum. Ve bu arada aşağıdaki linkleri açıp okuyup bilgilendikten sonra, bu yazınızla yarışmaya katılıp katılmama konusunda kendi kararınızı kendiniz veriniz. Katılma süresi henüz dolmadı. Benim kişisel önerim: Gözlem, analiz ve öneriler ve ülkenin günlük yaşamından kesitler içermesi nedeniyle ülkeler arası yarışma için ilginç olabilir diye düşünüyorum. Şansınızı deneyebilirsiniz; bir kaybınızın olacağını düşünüyorum. Sevgi, selam ve başarı dileklerimle. Yolunuz açık olsun, genç dinamik üretken insan. http://thebobs.com/turkish/ http://blog.milliyet.com.tr/--bobs--best-of-online-activism-dunyasinda-turkce-blog-yarismasi/Blog/?BlogNo=401096

mine objektif 
 08.03.2013 13:54
Cevap :
Teşekkür ederim övgüleriniz için. Nerdeyse 1 yıl oldu bu yazıyı göndereli, blogum yeni onaylandı. Katılmak elbette isterim yarışmaya, birşey kaybedecek değilim de tarihler geçmiş sanırım?  11.03.2013 20:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 390
Kayıt tarihi
: 08.08.12
 
 

Marmara Üniversitesi  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster