Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ocak '07

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
1953
 

Türkiye'nin görünümü ("Nereye gidiyoruz")

Tarih boyunca yıkılıp yok olan medeniyetler/devletler neden yıkılıdı.? tarih sahnesinden neden silindi.? tarihçiler gerçek boyutları ile çıkıp anlatmalı. Bugünlerde buna çok ihtiyacımız var.. Veya ayakta kalan medeniyetler neden ayakta kaldılar.. Nasıl başardılar..

Bir ülkenin yönetiminde söz sahibi olanlar, iktidarda olanlar veya iktidara talip olanlar kütüphanelerin tozlu raflarında bulunan tarihin sayfalarına bakmak ve okumak zorundadır. Bu tarihi belgeleri,gerçekleri okumayanlar,ders çıkartmayanlar bir ülkenin yönetimine / iktidarına talip olmazlar..Bu gibi birikimsiz kadrolar iktidara geldikleri zaman o ülkelerin yavaş yavaş tükeniş sürecine girdikleri görülür.ve öylede olmuştur.

Yıkılan tarih sahnesinden silinen medeniyetlerin yıkılışının en büyük nedenleri;

a-Öz kaynaklara dayalı bir üretim politikası geliştirmedikleri

b-Kötü, beceriksiz veya birikimsiz yöneticilerin yönetimlerde söz sahibi olmaları

c- Çevre felaketleri

Bir ülke öz kaynaklarına dayalı çevreyle uyumlu bir üretim politikası geliştirip uygulamazsa

-Bağımsızlığı olmaz,özgürlüğü olmaz

-Eğitim, kültür, sağlık, hukuk, afet, güvenlik, sanat, enerji vb.politikası olmaz. geliştiremez.

Üretmeyen bir ülkede; önce işsizlik başlar,açlık sefalet boy verir.ardında hırsızlık, fuhuş, aile parçalanması hızla gelişir.

-Bu durumlar hat sahfaya ulaşınca ayrılıkçı temellere dayalı anarşi,terör hortlar.Bu umutsuzluk içinde sürüklenen toplum bireyleri kadercilik akımlarına yönelerek, dinle alakası olmayan tarikatlara yönelir.Ve bu odakları besler.gittikçe bu durumlardan beslenen güç odakları güçlenerek organize güçlere/örgütlere dönüşür. kara para,gelir dağılımındaki eşitsizliklede beslenen güç odakları dolaylı veya dolaysız yollardan iktidara kadar taşınır ve söz sahibi olur.Ne yazık ki, Ülkemizdeki görünüm ve ülkemizin sürüklendiği yol yukarıda sıralanan gelişmelere paralel bir benzerlik taşımaktadır.

Zeka veya bilgi çağı olarak adlandırdığımız çağımızda,bilginin üretimi kadar, Bilgiye erişimi ve bilginin kullanımınıda o ölçüde derinlik ve önem kazandırmaktadır. Yaşadığımız sürece baktığımızda;

-Öz kaynaklarımıza dayalı bir üretim politikamız yok

-Kırılgan bir ekonomimiz var

-Borca dayalı,borçla beslenen bir ekonomimiz hüküm sürmekte

-Yeteneksiz,bilgisiz kadrolar/yöneticiler ülke yönetiminde söz sahibi

Yaşadığımız çağ böyle iken, neden yeteneksiz insanlar ülkemizde,toplumda bir tuzak oluşturmaktadırlar.? Daha iyiyi,daha güzeli yapabilecek birikimli insanlar kadrolar, Bilim adamlarımız, mühendislerimiz, ve diğer kadrolarımız nerededir..? Siyasi partiler neden bu insanlara kucak açmaz.?Bu insanlar neden hep dışarda kalır.? veya dışlanır.?Yaşadığımız bu tarihi süreçte yeteneksizlik veya yeteneksiz insanlar ülkemizin kaderi midir.? Yaşadığımız sürece ve olaylara bakıldığında kuşkusuz öyle. yeteneksiz,rant hesabını ön planda tutan;ülke yararını, kamu yararını hiçe sayanların ülkemizde yerleştirdiği anlayış, bulaşıcı bir hastalık özelliği ile çevremizi ve ülkeyi sarmalamıştır.Ve daha da korkuncu yeteneksizlik toplum tarafından ödüllendirilmektedir.Bütün bu olumsuzluklar yaşanırken;

-Siyasetçiye/politikacıya güven kaybolabilir bu pek önemli değil bir şekilde değiştirilebilir veya toplum oylarıyla değişir

-Bürokratlara güven kaybolabilir,bu da pek önemli değil ve bir şekilde çözülür.(görevden alma, emekli etme vb)

Ama bir yerler var ki..halkın en çok güvendiği ve doğru bilgi alacağına inandığı/ bildiği, Bilim yuvaları yani üniversitelerimiz,anayasal kuruluş olan meslek kuruluşları, toplum adına hareket ediyorum diyen sivil toplum kuruluşları,bu sürecinin içindeyse yıkım o zaman başlar..maalesef ülkemiz bu sürecin içine hızla sürüklenmektedir..

Ey tarihçiler ortaya çıkın toplumu ve bizi aydınlatın..?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eğer tarih gerçek tarihçilere bırakalsaydı, tarih bilincine sahip bir toplum oluşurdu. Günümüz tarihçilerinin çoğu popüler tarih kitapları yazarak topluma kendini kanıtlamaya çalışıyorlar.Gerçek tarihçilerin böyle bir kaygısı yok... Akademisyenler de "güdümlü tarih - resmi tarih" zihniyetinden sıyrılamıyorlar. Biz öğretmenler tarih kitaplarını elimize aldığımızda "çoğu yanlış,çarpıtılmış,abartılmış ..." bilgileri gençlere öğretmek zorunda kalıyoruz. Yapmak zorundayız çünkü, biz sadece sistemin uygulayıcılarıyız, sistemi değiştirecek olan bizler değiliz. ( Mesela Cumhur Başkanlığı Forsu'ndaki yıldızların anlamı ve oluşturulması başlı başına bir komedidir ) Saygılarımla....

Uzeyir Kadioglu 
 08.03.2007 22:13
 

Çok önemli noktalara temas etmişsiniz yazınızda. Öyle sistematik bir yozlaşma süreci yaşamaktayız ki, bu saydığınız döngülerde yeralan son derece idealist dürüst ülkenin geceleği için kaygı duyan insanlar da bu süreçte etkisizleştirilmekte ve yolları tıkanmaktadır. Aydınlık yarınlara ulaşabilmek için tarih bilincinin ne kadar hayati bir rolü olduğunu bir kere daha ortaya koymuşsunuz. Sadece günü kurtarmak üzere üretilen politikaların yüz-yüzelli yıllık planlar karşısında iflas etmesi kaçınılmaz sondur. Saygılarımla Av. Nuray ÖZGÜNEY

Av. Nuray Özgüney 
 07.01.2007 18:21
 

İçerden ve dışarıdan rahat bırakırlarsa iyiye gideceğiz de... Bırakma salarda gideceğiz. Biraz uğraştıracaklar. Ülkemizin değerlerini, yüz, elli ve son 20 yirmi yılını dikkate alarak değerlendirirsek nerelerden nerelere geldiğimizi daha net görebiliriz. Bir ülkenin kalkınması, akşamdan sabaha olmamaktadır. Biz yeni devletimizle yüz yılı tamamlamadık. Avrupa’da bu süreç en az iki yüz yıl oldu.. Elbette dünü bilmek çok önemli, ancak gelecek daha da önemlidir. Gerçek zenginliğimiz olan yaklaşık onbeş milyon gencimizin, aynı anda, okul ve sağlık ihtiyaçlarını karşılamak diğer taraftan iş bulmak hiç te kolay değil. Elbette daha iyiye gitmek için eleştireceğiz. Bir taraftan da bulunduğumuz noktayı iyi değerlendirmeliyiz. İki eksiğimiz var, kitap okumak ve daha fazla ifade özgürlüğü. Kitap okumaya başladık, daha fazla ifade özgürlüğüne yavaş da olsa kavuşuyoruz. İşte O zaman ülkemiz hak ettiği daha hızlı yere gelecektir. Sağlıcakla kalınız

Canmehmet 
 07.01.2007 17:48
 

Bizim tarihcilerden cok oz bilince ihtiyacimiz var bana gore. Tarihcileri kimse ciddiye almiyor. Ozellikle gencler dunyayi bizim gordugumuz gibi gormuyorlar. Degil tarihcilere, kendi ailelerine bile guvenmiyorlar. Once bu guven sorununu cozmemiz gerekli. Onlarla birlikte gelecegi kurtarabiliriz, onlara ragmen degil. Saygilarimla

Tuba 
 07.01.2007 16:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 52
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 1198
Kayıt tarihi
: 13.11.06
 
 

Adana Yumurtalık ilçesi'ne bağlı Yeşil Köyde doğdu.. İlkokulu doğduğu köyde, Orta, Lise öğrenimin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster