Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Haziran '13

 
Kategori
Kent Yaşamı
Okunma Sayısı
1391
 

Türkiye'nin gül bahçesi:Isparta

Türkiye'nin gül bahçesi:Isparta
 

Kozmetikte kullanılan gül çiçeği görüntüsü (her gül kozmetik ana maddesi değildir)


Uzun zamandır Isparta'daydım. Kısa süreliğine geldim, tekrar döneceğim.

Ülke genelinde isminden pek bahsedilmeyen bir vilayet Isparta. Bu şehir gülleriyle ve Çoban Sülü'süyle tanınır...

Şirin, sevimli bu yerleşim biriminde insanlar birbirlerine çok benzerler. Sıcakkanlı, güler yüzlü ve sevecendirler, yardımlaşmayı severler. Birinin derdi diğerinin de derdi olur  ve çözüme katkıda bulunurlar.

Konuşurken sesteki sıcaklığın ve gülen gözlerin çekiminde kalırsınız adeta...

Yabancısınız, bir adres sorun, detaylı tarifin yanı sıra çoğu kez, gidilecek yere kadar refakat ederler, güzel gönüllü insanlardır bunlar...

Sıradan bir kapının ziline basın, "tanrı misafiri" diye ağırlarlar, ikramda bulunurlar. Eski Türk misafirperverlikleri burada halâ yaşıyor. Ülkemizde pek çok değerin kaybedildiğini, güzelliklerin unutulduğunu görüp/bilen bizler bu kentte fazlaca bir şeyin değişmediğini gördüğümüzde şaşırmadığımızı söylersek yalan olur.

Şehir merkezi 213.500 nüfuslu. yüzölçümü: 8.933 km2. Akdeniz bölgesine dahil, Torosların yamaçlarında bir yayla şehridir. Rakım: 1.035 metre. Bizim bulunduğumuz yer: 1.200 metrede.

İklim Akdeniz iklimi denilse de, yazları o denli sıcak değil, keza kışları da ılımanlıkla ilgisi yok, kazma kürek yaktırıyor.

Gül, bu şehrin vazgeçilmeyen çiçeği, vazgeçilemeyen bitkisi gül...Şehir merkezinden uzaklaştıkça iki veya üç katlı evlerin bahçeleri rengârenk güllerle bezenmiş, sayfiyeyi andırıyor. 

Tarım alanları ve yamaçlar tamamen gül bahçeleri, pembe-yeşilden başka renk yok. Misler gibi bir koku sarıyor etrafı. Bilhassa günün ilk saatlerinde aldığınız derin derin nefesler akşama kadar sizin zinde kalmanıza yardımcı oluyor.

Gülün yüksek zekâya ve güçlü hafızaya olumlu katkıları olduğu yönünde bilimsel çalışmalar yapıldığını duymaktayız. Gerçekten de demans (bunama) içinde olan bir yaşlıya rastlamamış buradakiler. Komşularla sohbetlerimizde hissettirmeden değiniyorum, 90 yaşını geçmiş büyüklerinin hala daha akıllarının ve hafızalarının çok yerinde olduğundan bahsediyorlar.

Önceleri halı dokumacılığı yaygındı. Her türlü nesnede olduğu gibi, el halıları da teknolojiye yenilerek yerlerini makine halılarına bırakmış. Bir zamanlar ne kadar ünlüydü EL DOKUMASI ISPARTA HALILARI. Çok halı dokudum bir Ispartalı olarak. İstanbul'daki Hilton oteli salonlarında uzun seneler kullanılan limon küfü rengindeki düz/desensiz halılarda çok ilmeklerim var :-))

Bu kentte genelde bayanların isimlerinin başında veya sonunda "gül" kelimesi vardır, Şengül, Nurgül, Songül, Ayşegül, Gülser, Gülşen, Gülümser, (daha çok örnek var).

Bu kentin hanımları :-))) Gayretli ve çalışkanlar. Evini ev, kocalarını vezir yaparlar. Bütçe idareleri genelde hanımlardadır. Bugünün değil, yarınların hesabı içindedirler. Tasarrufu severler. Belki de bu yüzden bankalardaki mevduatta kişi başına düşen en yüksek meblağda, Isparta birincidir.   

Mayıs ayının son haftasında açmaya başlayan güller, Hziran sonunda yapılan bir festivalle sezonu tamamlar. Güneş doğmadan toplanır güller, sabahın beşinden sekiz veya dokuza kadar. Güneş doğduktan sonra diriliğini kaybetmiş gül çiçeği yaprakları kozmetik  sanayinde tercih edilmezler.

1954 yılında  kurulan "GÜLBİRLİK",  altı kooperatiften oluşan bir birlikken; bugün "ROSENSE" ismiyle 8.000 üye ortaklı,  günde 320 ton gül çiçeği yaprağını işleyen dört büyük tesisin sahibi, koşar adımlarla ilerleyen bir büyük "marka" haline gelmiştir. 4.000 kg gül çiçeğinden ancak 1 kg gül yağı elde edilmektedir.

Dünyadaki gül çiçeği kozmetiklerinin % 50 sini ülkemiz karşılamaktadır. İç pazarlarda satışa sunulmakla birlikte  Almanya, Hollanda, Avustralya, Kanada ve Japonya'ya ihracat yapılmaktadır. İthalat-ihracat değiş tokuşundan uzak, ülke ekonomisine "sıfır maliyetli" değerli bir katkıdır gül çiçeği kozmetik ürünleri ihracatı.

Bilinmesinde yararlı olacağı düşünülen diğer bir konu:

Gülün faydaları:

Gül, sevgi sembolüdür.

Bademcik ve boğaz iltihaplarına iyi gelir, ishali keser, yapraklarından yapılacak çay, bağırsakları rahatlatır, göz pansumanı ile göz nezlesini ve  kanlanmasını iyileştirir.

Gargara ile ağız yaralarına ve diş eti rahatsızlıklarının iyileşmesinde iyi gelir.

Gülsuyu, cildi güzelleştirir, diri ve gergin olmasını sağlar.

Küçük yaşlarda bol bol gül koklayan çocukların çok zeki oldukları müşahade edilmiştir.

Bu şehirde doğmuş ve büyümüş olmaktan mutluluk duyuyorum,

Hepinize,

Gönüller dolusu selam ve sevgiler...

Yurdagül Alkan.

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

MERHABALAR...Sevgili YURDAGÜL hanım :-) Gerçekten ISPARTA' ya gitmeyenler, mutlaka gitmeli..! GÜL ve ürünleri, halısı ile sempatik bir şehrimiz.. Ben takriben nereden baksanız 8-10 defa gittim. (Hem gezi, hem de iş icabı) Sevgiler, selamlar ve saygılar sunarım size :-)) NK/TR

BEN ve OLTAMA TAKILANLAR 
 17.07.2013 19:40
Cevap :
Kendi yağıyla kavrulan mütevazı ama şirin bir yaşam şehridir ISPARTA. İnsanları sıcakkanlı ve iyiliksever "gerçek insanlardır"...Egoizme pek rastlanmaz bu şehirde. Değerli yorumunuz için teşekkür ederim Değerli Necip bey, selam ve saygıyla...  22.07.2013 15:44
 

Değerli Yazarım; Uzun bir yoğunluğu ve iş temposundan sonra yavaş yavaş MB deki yazıları okumaya vakit buluyorum... O kadar çok şeyler olmuş ki üzüldüm... Kayıplar kazalar sizin nezdinizde herkese başsağlığı diliyorum... Zaman umarım bütün acılara ilaç olur demekten başka da bir şey diyemiyorum... Hala mis kokulu memleketinizdemisiniz bilemiyorum ama bir kaç yıl önce yolum kenarından geçmişti sizin anlattıklarınız duyunca uğramadığıma bin pişman oldum... Umarım iyisinizdir... Vefasızlığımdan dolayı özür dilerim... Sevgi ve saygılarımla...

ecemece 
 16.07.2013 21:45
Cevap :
Güzel gönüldeki içten duygular yoruma bir "su gibi" akmış. Söyleyecek söz bulamadım inan ki. Hala memleketimdeyim, sanırım ekimde dönerim Antalya'ya. Ben de uzun ara verdim bloglara çünkü yeni mekanımda pc edinmek zaman aldı. Burada memleketimin hasretini, beklentisiz ve samimi ilişkiler açlığımı gideriyorum. Doğa ile tamamen baş başayım, toprak, ağaçlar, çiçekler ve canlılar... :-)) Selam ve sevgilerimle...  17.07.2013 18:02
 

Gerçi biraz "Benim memleketim gibi var mı" demek istemişsiniz ama hadi olsun bari.Sanki biz Alaska'da büyüdük! Sen heç Amasya'ya geldin mi abam!

Kerim Korkut 
 13.07.2013 9:21
Cevap :
Doğduğum ve doyunduğum topraklar...Memleketimiz gibisi var mı ola? Alaska soğuk derler Korkut kardeşim ama Amasya'yı görmek isterim. Trabzon'a giderken oradan geçmek olabilir belki, ama elma zamanı...  15.07.2013 23:43
 

Çok büyük olmayan bir Anadolu şehri. Sanayi yönünden çok fazla gelişmemiştir fakat şirindir. Ben bölgeyi eşimden dolayı bilirim. Farklı bir yapıyı görürüz. Aydınlatıcı bilgileriniz için teşekkürler...

hssensoz 
 11.07.2013 17:49
Cevap :
Sayın yazarım, sizin de bildiğiniz gibi, şirindir, sıcaktır fazla büyük olmayan bir Anadolu kentidir Isparta. Sıcak yerleşim yerlerinde yazlık olarak tercih edilir. Selam ve saygıyla...  15.07.2013 23:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 334
Toplam yorum
: 5769
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1666
Kayıt tarihi
: 09.04.09
 
 

Özel bir finans kuruluşundan emekliyim. Hayatın her aşamasını acısıyla tatlısıyla yaşamış biri ol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster