Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Nisan '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
824
 

Türkiye'nin kuruluş bildirgesi...

Türkiye'nin kuruluş bildirgesi...
 

Yıllardır kayıp olduğu sanılan Türkiye'nin kuruluş belgesi Misak-ı Milli'nin orijinal hali ilk kez tarihçi  Murat Bardakçı tarafından yayınlandı.

İstiklal Savaşı’nın ruhu, modern Türkiye’nin kuruluş ve varoluş belgesi olarak bilinen Misak-ı Milli’nin orijinal el yazması metni senelerden bu yana aranıyordu ama bir türlü bulunamamıştı.

Misak-ı Milli’nin Ankara’da ATASE Arşivi’nde saklanan orijinal nüshası geçen hafta Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüd Daire Başkanlığı tarafından, tarih yazılarıyla tanınan gazeteci – yazar Murat Bardakçı’ya hediye edilmiş.

Kuruluş belgesinin dokuz sayfalık görüntüleri, metnin Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nda kabulünün ve ilânının üzerinden 94 sene geçtikten sonra bugün ilk defa yayınlandı.

Misak-ı Milli, Osmanlı İmparatorluğu’nun son Meclis- i Mebusanı’nın 28 Ocak 1920’de kabul ettiği altı maddelik bir bildiri idi.  

Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik olarak çıkmamızın ardından, 1918’in 30 Ekim’inde imzaladığımız Mondoros Mütarekesi ile vatan toprakları henüz resmen olmasa da fiilen işgale uğramış ve İstanbul’da toplanan Meclis, ülkenin toprak bütünlüğü ile gelecekte uygulanacak dış politikanın esaslarını belirleyerek altı maddelik bir belge haline getirmişti.

“Misak-ı Millİ” adı verilen bu belgenin altında, toplantıya katılan ve kararı oybirliği ile kabul eden 121 milletvekilinin imzaları vardı.

“Çağdaş Türkiye’nin kuruluş belgesi”, “varoluş senedi” ve “Türkiye’nin Magna Carta’sı” diye nitelenen Misak-ı Millî’nin metni sonraki senelerde defalarca yayınlandı ama dokuz sayfalık belgenin orijinalinin görüntüleri şimdiye kadar hiçbir yerde çıkmadı.

İşte Türkiye’nin kuruluş bildirgesindeki 6 madde:

Birinci Madde: Osmanlı Devleti’nin özellikle Arap çoğunluğun yaşadığı ve 30 Ekim 1918 tarihli mütarekenin kabulünde düşman orduları işgali altında kalan kısımlarının geleceğinin, halkının serbestçe beyan edecekleri oylara uygun olarak tayin edilmesi gerekir.

Sözü edilen mütareke hattının içinde ve dışında din, ırk ve ülkü birliği bakımlarından birbirlerine bağlı olan, karşılıklı saygı ve fedakârlık duyguları besleyen, ırk ve toplum ilişkileri ile çevrelerinin şartlarına saygı gösteren Osmanlı-İslam çoğunluğunun yerleşmiş bulunduğu kesimlerin tamamı, ister bir eylem ve ister bir hükümle olsun birbirlerinden ayrılamayacak bir bütündür.

İkinci Madde: Halkı özgürlüğe kavuşunca oylarıyla anavatana katılmış olan üç sancak (Kars, Ardahan ve Batum) için gerektiğinde yeniden halkın serbest oylarına müracaatı kabul ederiz.

Üçüncü Madde: Batı Trakya’nın Türkiye ile yapılacak barışa kadar ertelenen hukukî durumunun belirlenmesi işi de, halkının özgürce beyan edeceği oylara uygun şekilde yerine getirilmelidir.

Dördüncü Madde: İslam hilâfeti ile saltanatın merkezi ve Osmanlı hükümetinin başkenti olan İstanbul şehri ile Marmara Denizi’nin güvenliği her türlü saldırıya karşı dokunulmaz olmalıdır.

Bu esas mahfuz kalmak şartıyla Akdeniz ve Karadeniz Boğazları’nın dünya ticaretine ve ulaşımına açılması konusunda, bizimle birlikte diğer bütün ilgili devletlerin müttefikken verecekleri karar geçerlidir.

Beşinci Madde: İtilâf Devletleri ile düşmanları ve bazı ortakları arasında yapılan antlaşmaların esasları çerçevesinde, azınlıkların hakları komşu memleketlerdeki Müslüman ahalinin de aynı haklardan istifade etmeleri ümidi içerisinde tarafımızca benimsenip güvence altına alınacaktır.

Altıncı Madde: Millî ve iktisadî gelişmemizin imkânlarını elde etmek ve işlerin daha çağdaş ve muntazam bir yönetim ile yürütmesini başarabilmek için, her devlet gibi bizim de gelişmemizin şartlarının sağlanmasında tam bir özgürlüğe ve bağımsızlığa kavuşmamız, varlığımızın ve geleceğimizin ana ilkesidir.
Bu sebeple siyasî, adlî, malî ve benzeri alanlarda gelişmemizi önleyici sınırlamalara (kapitülasyonlara) karşıyız. Belirlenecek borçlarımızın ödeme şartları da bu ilkelerle çelişmeyecektir. 28 Ocak 1336 (1920)

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Mesut KARİP, Tarihimizi bilmiyoruz. Bilenler, (yakın zamana kadar düzenle başını belaya sokmamak için) bir gözünü, iki kulağını kapatmıştır. İsmet İnönü'nün ifadesi ile, "Lozan'a (mağlup bir ülke olarak olmalı)imza için çağrıldık." Ve "Mısak-ı Milli"de ne karar alınmış, sonrasında elde ne kalmıştır? Elde var sıfır mı? 5 ve 8 Ocak 1918'de (daha birinci dünya savaşı bitmeden ve son sultan Vahdettin tahta çıkmadan,İngiltere başbakanı ve ABD başkanı (Wilson ilkeleri 12. madde) ne demişse, lozan'da imzalanan onlardır. Demirel, "Millet gerçeğe hazır değil!" derken bunların anlatmak istemiştir. İzmir'e "Yunanlıları döktük!" meselesinde dökmedik, (anlaşma gereği)İngiliz-Fransız gözetiminde gemilerle terkettiler.İlginç bilgiler değil mi? Tarihi bildiğini iddia edenlere bir soru; Yunanlılar denize dökülürken, İngiliz-Fransız (belki de ABD gemileri) İzmir Limanında ne aramaktadır? Eğer, Savaşı kazandık ise? Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 27.04.2014 16:28
Cevap :
Merhaba, yorum ve katkı için teşekkürler. Selamlar, saygılar...  05.05.2014 7:51
 

"Hediye" mi edilmiş... Allah Allah nasıl yani? Her ne kadar bu denli yüksek bir tarihi değeri, anlamı, özelliği ve niteliği olan bir belgenin zaten değerini de bilecek bir şahsiyet dahi olsa, özel bir kişiye hediye edilebilmesi mümkün müdür ki? Yani ne bileyim bu belgenin devletin bizzat kendi tarihi ile ilgili belge ve sair şeylerin yer aldığı devlet tarih müzesi ya da arşivi filan gibi bir yerde muhafazası veya bulunması sergilenmesi filan gerekmiyor mu? Böyle bir zorunluluk mecburiyet filan yok mu? Yani bu yönde bir yasa filan yok mu ki? Selam ile...

Filiz Alev 
 23.04.2014 15:44
Cevap :
Merhaba, yorum ve katkı için teşekkürler. Bu zamanda birazcık yandaş olunca, böylesi hediyeler geliyor insana!.. Selamlar, saygılar...  28.04.2014 7:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 3072
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster