Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Aralık '15

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
1142
 

Türkiye’nin Musul’daki askeri varlığı

Türkiye’nin Musul’daki askeri varlığı
 

Türk Askeri MUsul'da


Öncelikle Türkiye’nin Musul’daki askeri varlığını iyi okumak gerekir. Peşmergeye eğitim mi? IŞİD’e karşı birlikte mücadele için mi, yoksa Türkiye’nin sınır güvenliği için mi?

Musul yakınındaki Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetimi hâkimiyetindeki Başika ilçesindeki Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı Eğit – Donat çerçevesinde görev yapan eğitim birliği 2,5 yıldır Peşmerge ve diğer etnik grupların silahlı güçleri eğitiyor.

Türkiye’nin, Başika’ya gönderilen ve şimdilik dondurulduğu söylenen takviye ile Irak topraklarındaki askerlerinin sayısı üç bin. Başika dışındaki askerlerin tümü Kürdistan bölgesinde. Bu asker sayısı ile, Türkiye İran ve ABD’nin ardından, Irak topraklarında asker barındıran üçüncü ülke. İran ve ABD askerleri, Irak topraklarında, BM üyesi Irak’ın meşru merkezi hükümeti olan Bağdat hükümetinin onayı ile bulunuyorlar. Türkiye’nin askeri varlığı ise Irak Savunma Bakanı ile yapılmış “askeri eğitim anlaşması” gereği.

Türkiye’nin 2,5 yıldır Musul’da bulunan askerlerine takviye yapması ve nöbet değiştirmesi. Irak merkezi yönetimine bu gerçeği hatırlatmış olacak ki, hazırda Türkiye ile Rusya arasında uçak krizinden doğan gerginliği de fırsat bilerek Türkiye’ye horozlanma cesareti verdi.

Irak’ın Musul bölgesi, 2014 yılının Haziran ayında IŞİD’in eline geçmesi ile K.Irak bölgesel yönetiminin talebi ve Irak merkezi yönetiminin talebi ile K.Irak’ta Türk askerinin varlığı arttırılmıştı. Türk subaylarının verdiği eğitim ile Peşmerge geçtiğimiz Kasım ayında Sincar bölgesini IŞİD’den temizlemişti.

Türkiye K.Irak’ta olmalı mı?

K.Irak’ta bulunan Kürt hareketi önderleri Barzani ve Talabani 11 Mart 1970’de Saddam Hüseyin ile Mustafa Barzani arasında yapılan ikili anlaşma ile kurulan ve Mart 1974’de kaldırılan özerkliliği yeniden tesis etmek için Irak’ın körfez işgalini fırsat bilerek harekete geçtiler.

Türkiye birinci körfez savaşı K.Irak’ta başlayan yönetim boşluğu ile Suriye Bekaa vadisinde bulunan PKK kamplarının K.Irak’a taşınması ile Türkiye’ye K.Irak’tan gelen terör tehdidine maruz kalmıştı.

Dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal, K.Irakta’ki bu hareketi yöneten her iki Kürt liderle yakın ilişkiler kurmuş, onları Ankara’da meşru yönetim yetkilileri gibi kırmızı halılar sererek karşılamıştı. Bununla da yetinmeyerek ABD ile birlikte Peşmerge’lere silah teçhizat vermek suretiyle desteklemiş, sınırlarımıza karakollar inşa ettirmişti. Peşmerge’ler ile aynı familya ve tiğniyetten gelen PKK, Peşmergeye sunulan bu nimetlerden ziyadesiyle istifade etmiş, Peşmerge’nin kontrolündeki bölgeleri koridor olarak kullanmak suretiyle Türkiye’ye sızarak terör eylemlerine hız vermişti.

İkinci körfez savaşından sonra Irak’ta yeniden “K.Irak bölgesel Kürt yönetimi” adı ile oluşturulan özerk yönetimin PKK’nın K.Irakta manevrasını daha da rahatlaşmıştı.11 Eylül saldırısı ardından ABD’nin Irak’a yerleşmesi, İran’ın gözlemci olarak Irak’a asker yerleştirmesi ile birlikte Türkiye’nin güvenliği için K.Irak sınırında askeri varlığını ortaya koyması gerekmekteydi. Türkiye birkaç kez gündeme gelen bu konuda ısrarını sürdürmemiştir. Körfez savaşı başladığında “bir koyup üç alacağız” diyerek büyük bir heyecanla bu savaşın içerisinde yer almak isteyen T.Özal’ın Türkiye’ye ne aldırdığı hepimizin malumudur. Türkiye olması gerektiği dönemde K.Irak’ta olamamıştır.

Türkiye’nin K.Irak’ta eğitim! Amacıyla bulunması ne derece doğru?

Türkiye’nin milli ve kültürel bağının olmadığı aksine Türkiye için dolaylı tehdit unsuru olabilecek K.Irak bölgesel yönetimine ait Peşmergelere askeri donanım ve eğitim vermesinin (Bölgede bulunan IŞİD her iki taraf için tehdit unsuru olda da.) hiçbir mantıklı izahı yoktur. Yukarıda da ifade ettiğim üzere K.Irak yönetimi bu konuda sabıkalıdır.

Ayrıca; Türkiye daha önce Suriyeli muhalifleri eğittiği gibi K.Irakta sadece Peşmergenin dışında farklı etnik grupları da eğitiyor ki, bu etik olmadığı gibi tehlikeli bir girişimdir. “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” sözü boşa söylenmiş bir söz değildir. Bugün yakın gördüğün samimi bulduğun kişi ve yönetimler yarın hiç ummadığın zamanda seni arkanda vurabilir.  Yakın zamanda yaşadıkları ve hala sıkıntıları ile mücadele ettiği eski dostlardan gelen darbenin acısını yaşayan AKP yönetiminin bunu iyi bilmesi gerekir. Mayıs 2013’de Suriyeli muhaliflerin Reyhanlı’da kurulan kaplarda eğitilmesi üzerine gelen teklife şahsım adına verdiğim cevabı bu konu ile eş değer tutarak ifade ediyorum. Siyasi veya etnik nedenler ile kurulan illegal oluşumlara barınak, eğitim ve donanım desteği vermek terör örgütlerine verilenlerle eş değerdir. Bu İsrail’in Bulgaristan’da Lübnan Bekaa’da, Yunanistan’ın Limni’de PKK’ya verdiği eğitim, ABD’nin Afganistan’da Taliban’ı yetiştirmesi gibi daha birçok devlet tarafından donatılan ve eğitilen grupların sonradan terör eylemler ile önce bölgelerinde sonra da Avrupa ve dünyanın başına bela olduklarına halen şahitlik etmekteyiz.

İbrahim Halil SİPAHİ

14.12.2015/Adana

Twitter.com/ihalilsipahi

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 100
Toplam yorum
: 38
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1360
Kayıt tarihi
: 12.08.14
 
 

Adana'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Adana'da Yüksek öğrenimini Konya Selçuk Üniversitesi Eğiti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster