Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Aralık '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
346
 

Türkiye'nin siyaseten tükenişini yeni yüzler önleyebilir mi..?

Türkiye'nin siyaseten tükenişini yeni yüzler önleyebilir mi..?
 

Mersin Milletvekili Adayı Öner Samanlı, "Siyaset doğru insanların elinde olmalıdır" dedi.(GAZETELER)


Türkiye`de yapılan seçimler sonucunda yıllardır, sağ, merkez sağ, liberal sağ gibi adlandırılabilecek çizgilerdeki siyasal partiler ya iktidar olmuşlardır, ya da iktidarların güçlü ortakları.

Son seçimlerde de ortaya çıkan tablo farklı değildir. Milletin oyunun %47 sini alabilmek her siyasi partinin başarabileceği bir sonuç değildir.

Bunu bu süreç zarfında başarabilen bir partidir, AKP Adalet ve Kalkınma Partisi…

İsmine ve parti tüzüğündeki hususlara bakınca ve meydanlarda da bu partinin, dil otu yemiş genel başkanını izleyince, neredeyse benim de oy vermek istediğim olmuştur. Allah’ tan ki Türkiye gerçeğindeki, siyasetİ yıllardır bilen, yaşayan, okuyan ve yazan birisi olmam bu fanatik duygularımı engellemektedir.

Bu siyasi arenada, sağ, merkez sağ, liberal sağ çizgilerdeki siyasal partiler neden yıllardır ya iktidar olmaktadırlar ya da, iktidarın söz sahibi ortaklarıdırlar…?

Bu çok önemli sorunun yıllardır, muhalefet kanatlarında sorgulanması hakkında, yine muhalefet partileri tarafından bilimsel araştırmalar yapılması inancındayım.

Milletin yıllardır siyaset içerisindeki kısır döngülerden yılgınlıkları, bu kez sağ ve sol kavram kargaşasından uzak bir yerden koşmaya başlayan, AKP Adalet ve Kalkınma Partisi’ni iktidara taşımıştır.

Son verilere göre; Abdullah Gül'ün, Cumhurbaşkanı seçilmesiyle birlikte, AKP'nin TBMM'deki milletvekili sayısı 340'a düşmüştür.

AKP'nin Kayseri Milletvekili Abdullah Gül'ün Türkiye Cumhuriyeti'nin 11. Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından, TBMM'deki sandalye dağılımı da değişerek, 22 Temmuz milletvekili genel seçimlerinin ardından, MHP İstanbul Milletvekili Mehmet Cihat Özönder'in trafik kazasında hayatını kaybetmesiyle 549'a düşen milletvekili sayısı, Gül'ün cumhurbaşkanı olmasıyla 548'e indiğidir.

TBMM'deki yeni sandalye dağılımı şöyle görülmektedir:

AK Parti: 340
CHP: 98
MHP: 70
DTP: 20
DSP: 13
ÖDP: 1
BBP: 1
Bağımsız: 5
Boş: 2

Bugünkü muhalefet ile yeniden, bugün bir seçim yapılmış olsa, daha az sağ ve soldan söz eden, bugüne değin birçok iktidarın başaramadığı yasalaşması gereken hususlarda cevvaliyet gösteren, bir AKP büyük bir olasılıkla iktidarı eline geçirecektir.

Türkiye siyasetinde her daim etkin roller, gerek ABD ve gerek se de AB. ülkelerindeki siyasi çizgi ile örtüşür düzeyde ilerler.

Yıllardır bilinen bir söylemi tekrarlamakta yarar vardır.

SAM AMCA NE SÖYLERSE DOĞRU ÖYLEDİR…

Türkiye siyasetinde aktif rol oynamanın iki önemli kuralı var.

Bunlardan birisi, iyi ve tanınmış bir simanız olacağı, diğeri de sizi destekleyen büyük mali güç…

Bakınız, 1950 lerin şaşalı, iktidarının uzantısı olduklarını iddia eden, Demokrat Parti bile seçimlerde hazin bir sonuç ile karşımızdadır.

Kim kurtaracak bu partiyi, yıllardır Demirel’in avukatlığını yapan, sonra şemsiye altındaki partiyi kuran, adı emanetçi diye bilinen Sayın Hüsamettin Cindoruk’ mu…?

Merkez sağın sesi olarak seçime giren Demokrat Parti, seçim barajına yaklaşamayan oy oranı ile büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştır.

Şimdi de, Demokrat Parti, Doğruyol ve Anavatan Partisinin eski defterlerde kayıtlı tüm isimleri, yeni yüzler olan, ANAP’da Erkan Mumcu’yu, Demokrat çizgide de, Süleyman Soylu’yu e-karte edebilmeyi başarmışlardır.

Nedir bu başarı sandıkları olgunun ardındaki gerçek, eski siyasi geçmişlilerin yeni siyasi liderleri kabullenmemeleridir.

SOL İSE YILLARDIR UCUBE BİR PARTİLEŞME SÜRECİNİ AŞAMAMIŞTIR.

Her şeyden önce, yıllardır sağdaki partilerin, komünizm ve dinsizlikle örtüştürüldüğü solculuk söylemine karşı, merkez ve diğer sol hiçbir olumlu tepki vermemiştir.

Yani; soldakiler, sağdaki insanları inandırıcılıklarda bulunmamışlardır.

Türk toplumu, dini ve imanı ile ilgilenen ve destek verenleri arkadan vurmamıştır.

Yıllardır liderlik sultası süren partilerin başında gelen ve yine bilindiği üzere, merkez solun tek partisi olarak seçime giren CHP ise % 20`lik oy oranı ile sözde aydın seçmenlerini şaşkına düşürmüştür.

Oysa, kendini sağ ya da sol olarak nitelendirmeyen ve kısa bir siyasal geçmişi bulunan AKP, seçmenin yaklaşık yarısının oyunu alarak siyaset bilimcilere yeni bir araştırma alanı açmıştır.

ALTERNATİF VAR MIDIR, YOK MUDUR..?

Türk siyasetinde yaşanan bu gelişmeyi, dünyadaki siyasal gelişmelerden soyutlayarak değerlendirmenin doğru olmayacağı açıktır.

21. yüzyılda güncel siyasetin temel ölçüt değerleri büyük ölçüde değişmeye ve siyasi partiler arasındaki temel ayrım noktaları başkalaşmaya başlamıştır.

Bu ülkenin eski siyasi yüzlerine yeni nesil tepkilidir..

1950-2009 YILLARI ARASINDAKİ GEÇEN YARIM ASIRLIK SÜREÇTE SAĞ CENAHTAN, TEMEL OLARAK SOLA YÖNELTİLEN KARALAMALAR AYNIDIR.

Din elden gidiyor….

Oysa gerçekten din elden mi gitmektedir..?

Yoksa dini girişim ve gelişmeler had seviyelere yükselerek ülke bir din devleti olmaya mı sürüklenmektedir..?

SEVİMLİ BİR PALYAÇO İSENİZ SİZİ SEVERLER

Bireyin karşısına korku ve endişe vererek çıkmayı denerseniz başaramazsınız.

Bu tıpkı bir sirkteki insanların, sevimli güleç palyaçoları severek ve eğlenerek izledikleri, lunaparklardaki karanlık ve korku dolu tünellerde ise korktukları ve tedirgin oldukları gibidir.

Temel felsefeleri çoğunlukla birbirlerinden alıntı bir sağ ve sol siyasi parti tüzüklerinin model alındığı ve adlarının başkalaştırıldığı, kurucu ve müteşebbis heyetlerindeki isimlerin ise bir çoğunun eski bilinen zevatların olduğu bir siyasi partileşme sürecinin zirvesinde bulunduğumuzu da düşünürsek;

Bugüne kadar sağ ve sol biçimde ayrılan siyasal kimlikler ile tutucu ya da devrimci dönüşümü destekleyen siyasal partilerde, temel ayrım noktalarının bile, hep aynı rotada olduğunu göreceğiz.

Daha açık ifade etmek gerekirse, siyasetin sağ ya da solunda şiddetli bir değişim ve farklılaşma acilen gereklidir.

AKP BUNDAN ÖNCEKİ SEÇİMLERDE VE BUGÜN BU ÇİZGİYİ ÖNE ALMAKTADIR.

Aynı merkezinde bulunan siyasi partilerinde sözde önemli konularda farklılaşmaları bulunmasına karşın, farklı noktalarda olan CHP ve MHP ve diğer partilerin temel yaklaşımlarında ve politikalarında çok önemli benzeşİmeler yaşanmaktadır.

21. yüzyıl siyasetinde yeni bir siyasal farklılaşma unsuru ortaya çıkmıştır.

Günümüz siyasetinde yeni rol alanlarının başarılı görünür olmasının altında ise; Ulus-devletin yanında saf tutan devletçi yeni muhafazakarlık ile batı ile odaklanmaktan yanalığı destekleyen “sağ veya sol liberal` siyasal yaklaşımlar yatmaktadır.

MUHAFAZAKAR BİR SİYASAL GEÇMİŞTEN KOPMADAN SABIRLA

Bu sabırlı hareketin önderlerinin, öncülüğünde oluşacak olan yeni siyasallaşmalarda, mutlaka, Ulus-Devlet modeli içerisindeki dil-din-ortak tarih geçmişleri saygı duyulmanın olmazsa olmazları olarak yer almalıdır.

Milli ve kültürel tarihteki acılardan içeride ve dışarıda soyutlanarak, bu kazanımlardan somutlu bir rota izlenmesinden yana tavırları ile önceliklerini belirleyenler, eski siyasi yüzlerden de uzaklaşarak Türk Milletinde yeni bir güven kapısı aralayabilirler.

Geçmişte sağ ya da sol siyasal hareket olarak farklı kamplarda birbirlerine karşı şiddetli biçimde muhalefet eden siyasal güçler, bugün aynı idealler etrafında bütünleşerek birlikte siyasal mücadele yürütme pratikleri yapmaktadırlar. Durum, bugünün CHP ve MHP sinin yeniyol yaklaşımları gibidir.

Sağcı ve solcu kimlikler, aynı düşünceler çevresinde bütünleşirlerken; ulus devlete karşı küreselleşmeci liberalizmi savunan siyasal ittifak arasında, liberaller yanında, sosyalistler, aşırı olmayan milliyetçiler, özgürlükçü söylemlerde bulunan renksiz gruplar ve dindar kesimler bulunduğu da unutulmamalıdır.

ESKİ SAĞCI VE SOLCULAR YOLCU OLMALIDIRLAR

21. yüzyıl siyasetinde değişen yeni siyasal parametreler değerlendirilerek, gelişen ve gençleşen Türkiye’nin siyasi olarak önünün açılması gerekmektedir.

FAZLASIYLA SİYASİ PARTİ İLE DEĞİL….

Yeni yüzlü, Yenilikçi, İnançlı ve inandırıcı, Dinsel motivasyonu dengeleyici,

Ayırımcılıktan uzak, Atatürk’ü heykel olarak tanıtan zihniyetlerden kopmuş, onun deha-i görüş ve direktiflerini, Türk sosyal kimliği ile buluşturabilen, devlete ait işlerin olmazsa olmaz devlet, tarafından icrasında kararlı, ancak, özelleştirmeleri de, Türkiye’yi başka ülkelerin boyunduruğu altına itelemeden yapabilmeyi hedefleyebilecek bir siyasi yön bulunmalıdır.

TBMM’de toplumun her meslek ve kesiminden onaylı bir şekilde iktidar olabilmeyi yeğleyen bir siyasi model olunmalıdır.

Bir siyasi kriterden aslında çok da uzak olunmamasına rağmen, bu ülküler etrafında bulunmamızı engelleyen dikenli tellerin acıttığı ayaklar ile daha nereye kadar yürünüleceği yada koşulacağını belirlemek ise, işte bu vicdanı ve irfanı ile hür toplum arasından çıkartabileceğimiz yeni yüzlerle olasıdır.

Dünyada olduğu gibi Türkiye`de de Sağ ve Sol siyaset yeniden şekillenmekte ve 21. yüzyıla damgasını vuracak yeni siyasal farklılaşma biçimi ortaya çıkmakta olduğunu farz ederek, bugünün yeni siyasetçilerinin, 21. yüzyıl siyasetindeki temel farklılaşmanın; ulus devletin desteklenmesine dayanan ulusalcı ve muhafazakar bir politikanın yanında saf tutanlar ile küreselleşmeyi destekleyen liberal ve özgürlükçü bir siyasetin destekçileri arasında şekillenmekte olacağının bilinciyle hareket etmeleri de şarttır.

Türkiye`deki yarın yapılacak yeni bir seçimin galibi ise, şartlar değişmedikçe ve değiştirilmedikçe, istemeyerek de yazıyor olsak da, kendini reformize etmese bile reformize etmiş gibi gösterebilmeyi çoook iyi becerebilmekte olan, AKP Adalet ve Kalkınma Partisi’dir.

· Sonuç olarak; Ya bu bileği bükeceksiniz yada bu kaderimizmiş demeyeceksiniz.

· 70 milyon insan arasında 10 milyonun desteğini alamadıktan sonra, ne bir parti kurunuz, nede zamanımızı çalınız,

Saygıdeğer parti mütebbisleri muhteremler, …

Öyle değil mi, sevgili dostlar..?

ÖNER SAMANLI

"TÜKORDER" tüketiciyi Koruma ve Bilinçlendirme Dernekleri

Genel Başkanı

E-İletişim: onersamanli@hotmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 295
Toplam yorum
: 69
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 2888
Kayıt tarihi
: 22.08.08
 
 

Prof.Dr. Öner Samanlı, yıllarını eğitim ve öğretim faaliyetlerine adamış, birçok bilimsel makalen..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster