Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mart '17

 
Kategori
Çalışma Yaşamı
Okunma Sayısı
75
 

Türkiye'nin yeni Yüzyıl Projeleri: Kanal İstanbul, iş sağlığı ve güvenliği risklerinin belirlenmesi

Türkiye, son 10 yıllardaki sürdürülebilir büyümesini büyük oranda inşaat sektörü üzerine kurgulamış ve belirli düzeyde ilerleme sağlamıştır. Her yıl onbinlerce konut, ulaşım (otoyol, demiryolu, köprü, tünel gibi), enerji (hidroelektrik santralleri gibi) küçük ve orta ölçekli inşaat projeleri başlamakta ya da devam etmekte ayrıca  boru hattı, nükleer santral gibi büyük projelere imza atmaktadır. Bu tür projelerin önemi salt yatırım anlamındaki büyüklüğü ve katkı sağladığı diğer sektörler açısından değil aynı zamanda uluslarası alanda ülkelerin gelişmişliklerine ve tanıtımlarına da katkısı vardır. Özetle bu tür projeler ülkeler açısından kaabiliyet ve imkanlar dahilinde İtibar meselesidir.

İtibari anlamda önemli değeri olan projelerin ön değerlendirme, fizibilite, uygulama ve işletme aşamalarında  finansman, işgücü, kalite gibi konularda ve genel anlamda sosyo-iktisadi ve politik anlamda çeşitli riskleri bulunmaktadır. Bu risklerden biri de projenin finansman ve itibarı ile doğrudan ilgili olan iş sağlığı ve güvenliği riskleridir. Kamu otoriteleri ve sivil toplum kuruluşları da bu risklerin önceden belirlenmesinde hükümetlerin politikaları doğrultusunda ön çalışmalar yapmalı ve heran hazırlıklı olmalıdır.

Örneğin 2022 yılında Katar'ın ev sahipliğini yapacağı dünya kupası için inşaa edilen stadyum gibi yapılar ve ilgili diğer yapıların inşaa sürecinde 4000 civarında göçmen işçinin iş kazaları nedeniyle hayatını kaybedeceğine dair tahmin analizleri yapılmaktadır. Bu ise düzenlenecek olan dünya kupası finallerine gölge düşürebilecek bir risktir.

Geçmiş yüzyıldan itibaren büyük kanal projelerinin inşaası sırasında birçok nedenlerle iş kazaları meydana gelmiş ve bu kazalarda binlerce insan hayatını kaybetmiştir.

1880 yılında inşaası başlayan Panama Kanalı yapı işinde, 25 000 civarında işçinin sarı humma ve sıtma nedeniyle, 5 609 kadar işçi de iş kazaları sonucu hayatını kaybetmiştir.

1931-1933 yılları arasında Kuzey Rusya Barents denizi ile Baltık denizi arasında inşaa edilen 141 mil uzunluğundaki kanal yapımında ağırlıklı olarak mahkum statüsünde işçiler kullanılmış, 12 000 civarında mahkum statüsünde işçi hayatını kaybetmiştir. 

21nci yüzyılda gelişmiş yeni inşaa yöntemleri ile geçen yüzyıl arasında büyük farklılıklar olduğu kesindir ve bu nedenle de bu derecede büyük çaplı kanal inşaatlarında geçen yüzyıla oranla çok daha az ölümlü iş kazası olacaktır. Ancak bir başka gerçek de bugün bir kişinin ölümü dahi bu tarz projelerin farklı gündemlerle itibar kaybına yol açmasına neden olabilecek ve işin gecikmesi yahut büyük yapı kayıpları gibi ağır mali sorunlar da getirebilecektir. KANAL İSTANBUL gibi ülkemiz için uluslarası anlamda önemli bir projenin inşaa sürecinde uygulama aşamasına geçmeden çok daha önce planlama aşamasında bu riskler belirlenmeli, değerlendirilmeli ve bertaraf edilmelidir. 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 67
Kayıt tarihi
: 27.01.17
 
 

1981 Ankara doğumlu, evli ve bir çocuk babasıdır. Gazi Üniversitesi Mühendislik ve İşletme fakült..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster