Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Aralık '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
211
 

Türkiye siyaset ütopyası

Türkiye siyaset ütopyası
 

Ey Türk Gençliği


Türkiye de siyasi kirliliğinin Gerçekleri veya Ütopyası;

Ülkemizin siyasi yapısına tam da sahip çıkılacak bir zaman kuşağı içerisindeyiz. Tüm  halkımızın pozitif ve olumlama yapma zamanıdır. Değerlendirmeleri bir Türk anlayışının kabul edişi içinde karşılamak lazım. Cumhuriyet tarihimiz içinde ki Siyasileri ve dönemlerini şöyle bir hatırlayarak polyanacılık yapalım!

Kahramanlarımız; Karaoğlan, Çoban, Başbuğ, Baba, Ana, Gülenciler ve iktidar.

Bir Kurtuluş savaşı kazanmış, Dünyada tek ve eşsiz kahramanlık destanı yazmış topluma sahip ülkemiz insanları hep ezilerek geldiği hayatında fakirlikler içinde ki yaşamında 1960 darbesini de yaşadıktan sonra Başbuğlu, Karaoğlanlı ve Çobanlı bir dönemi 1980 darbesine kadar süre geçmişti hayatımızdan. Bu kahramanların içinde hepsinin saygın olmasından maada en saygını, dürüstlük abidesi olan Sayın kelimesini Türkiye Millet Meclisine kazandıran basiretsiz ve şansız Karaoğlan dır. Bu dürüstlük abidesinin bile zamanında karalanmasına sebep olan bir Mataracısı vardır. Başbuğ Albayken tırnakları söktürülerek sürülen bir öç ve intikam askeri olarak ülkesine dönmüş ve siyasette ki yerine aldı. Ülküsü o kadar hırslıydı ki Sol-Sağ tek birlik sağda onun çatısı altına toplanmıştı. Sol bir sürü fraksiyon içinde kendi kendine amip bir bölünme zayıflığı içinde kardeş kavgasının akışına sebep olmuşlardı. Çoban değişik bir aktör Diğer aktörler baş roldeyken yokluklar gırtlak boyu olur çoban geldi mi; Sıralar kuyruklar biter, IMF ye olan borçta alır başını giderdi. Bugünümüzün Kredi Kartı harcamalarını gelirine uyduramayan vatandaşımız gibi koca bir ulustuk. 

1980 darbesiyle kırılan bu muhteşem geçmişimizin üzerine 1983 de gelen sivil hükümet Baba sıfatını alan bir siyasi daha girdi hayatımıza Çobanın Sandalyesiz bakanı iken, Amerika da imzaladığı kapitülasyonlar sebebi ile iktidara getirilmiş bir insanken eline geçirdiği bu iktidarın gücü Ülkesine sahip çıkmış ve teknolojik olarak çağ atlatmışken Misaki Milli hudutları korumayı başarabilmiştir. Renkli kapitalist hayatımızın asıl sahibiydi. Ödlümü öldürüldü mü bilinmez ama yerine gelen Ana var ya Ana bu toplumun ağzına burnuna pamuğu tıkadı makatına.

1970 li yılların başlarında Gülen adam şeyhinden aldığı öğreti ile öğrenci evleri ve öğrencilerin hangi bölümlerde okuyacağına kadar detaylı bir çalışmayı gizliden gizliye sürdürüyordu. İlk  grup farz edin hukuk okudular, ikinci grup polis kolejine gitti,üçüncü grup askeriye içinde yerini alırken dönem dönem ve kademe kademe devletin tüm unsurları içinde kadrolarını oluşturdu. Çok sıkı bir kadrolaşma üstteki gitse alttaki de ayni kadronun neferi çekinceleri yok; artık, alt, üst, yedek, tüm kadrolardalar .

Şimdi iktidar Aktöründen şöyle bir bahsedeceğiz. Kendilerini tüm Sanayi ve Ticaret erbapları seviyor. Ekonomiyi ve uluslar arsını iyi değerlendirmişler. Daha detayına girmemek lazım.

Aşağıdaki Hitabetin kimden alıntı yapıldığını yazmayacağım.Sadece bir kere daha okumanızı rica ediyorum.

20 Ekim 1927 de Başımıza gelebilecek her olayı ön görmüş ve bu durumlar için uygulanacak haritayı da çizmiş.

Saygılarımla;

Tamer ÖZYURT

Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Makalenizle, siyasî mazimizi şöyle bir hatırladık... Demek hepsi geçici... "GENÇLİĞE HİTABE" kalıcı... Devlet adamlığıyla siyasetçi arasındaki fark... Tekrar gündeme taşıdığınız için teşekkürler... İnsana moral aşılıyor... Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 20.09.2014 11:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 351
Kayıt tarihi
: 06.04.10
 
 

Sevgi, Ayrı ayrı yüreklerde tektir.   Doğum yeri ve yılı: Ordu - 1965 Mezuniyetler: İlkokul:Avni ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster