Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ekim '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
302
 

Türkiye solu

Türkiye solu
 

Solda Partileşme arayışı içinde olan 10 Aralık Hareketi'nin logosu


Türkiye Solu

Son yıllarda Türkiye bir değişimin sancılarını yaşıyor. Statükoyu elinde bulunduranlar doğal olarak ellerindeki gücü kaybetmeye pek niyetli değiller. Düzeni değiştirmeye niyetli olanlar ise demokrasi mücadelesi adı altında anti demokratik yollara başvurarak kendi ideolojilerini dikte etmeye çalışıyorlar.

Hal böyle olunca ortaya kirli çamaşırlar çıkmaya ve çevreye pis kokular yayılmaya başlıyor. Bu pis kokulardan herkesin rahatsız olması gerekmez mi? Ama öyle değil. Bizim insanlarımızın bir kısmı kokunun bir tarafından, bir kısmı da diğer tarafından rahatsız. Hiç kimse kendi çıkardığı kokunun farkında değil. Burunları karşıdan gelecek kokulara kodlanmış.

Gelelim sola. Solcular yukarıda bahsi geçen kokuların farkındalar. Büyük çoğunluğu kendilerine -halka- olan güven eksikliğinden dolayı cepheleşmede taraf olmayı tercih etmekteler. Ortaya yayılan “şeriat” (*) korkusuyla daha önce kendilerini yok etmeye çalışan, üzerlerinden silindir gibi geçen güçlerle iş birliği içine girmişlerdir. Hem de Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’nı kazanmasına neden olan, o günleri en güzel tarif eden sözün arkasına sığınarak: “Söz konusu vatansa gerisi teferruattır.” Ölüm ve kalımın dışında günümüzde sorunların çözümü için o kadar çok seçenek varken nedense bu seçenekler teferruat olarak sunuluyor ve kafa karıştırılıyor.

Peki demokrasi denen o güzel kadına ne oluyor? O pis kokuyu çıkarılanlar tarafından tecavüz ediliyor.

Solcular, bu gün; demokrasiden yana, halktan yana, değişimden yana olan yönlerini halka anlatmalılar. Halkın solculara olan güvensizliğini gidermeleri gerekmektedir. Bunu yaparken de onları küçük görmemeliler. Onlara hep yanlarında olduklarını hissettirmeliler. Çünkü elitlik solun baş düşmanıdır.

Bu arada CHP siyaset yelpazesinde yerinin adını belirleyip kavram kargaşasından vazgeçmeli. Kendini sol ve sosyal demokrat olarak görenler -Sayın Baykal’ın son Kurultayda söylediği gibi- kendilerine CHP dışında yer arayarak Türkiye’de demokrasi mücadelesine gerekli katkıyı sağlamalılar.

Çözüm çağdaş sosyal demokrat bir partinin yapılaşmasıyla sağlanabilir. Bu gün solda böyle bir yapılaşma çabaları vardır. Bu yapılaşmayı solculardan çok Türkiye şartları zorlamaktadır. Sosyal demokratlar merkez sağa da seslenerek geniş yelpazeli güçlü bir partiyle Türkiye’nin geleceğine damgasını vurabilir.

Hakkı UYSAL

(*) 12 Eylül öncesi de yurdumuzda “ komünizm bu kış gelebilir” denmiş. Buna hem solcuları hem de sağ kesimi inandırmışlardı. Sonuç malum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 59
Toplam yorum
: 124
Toplam mesaj
: 58
Ort. okunma sayısı
: 892
Kayıt tarihi
: 02.10.08
 
 

1955 Milas doğumluyum. Nüfüs kaydım orada ama "doğduğun yer değil, doyduğun yer" memleketin olurmuş ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster