Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Kasım '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
4183
 

Türkiye Suriye-Irak batağından nasıl çıkacak?

Türkiye Suriye-Irak batağından nasıl çıkacak?
 

bursaport.com


Bu sorunun esprili cevabı : “Herhalde ıslanmış olarak çıkacak,” tır. Ama asıl üzerinde durmak istediğimiz şey bu değil. Çünkü görüyoruz ki, ordumuz Suriye’nin iç kısımlarına girdikçe sorun daha da büyüyor, umulmayacak belalar kapımızda bekliyor. Niye?
 
Çünkü savaşa girmişsin.. Savaş yapıyorsun.. Savaş durumunu kabul etmişsin.. Elalemin eli de armut toplamıyor. Ve karşıdaki her zaman kalleşçe vuruşmayı seviyor. Bunun için Canlı Bombalarını gönderiyor; sağı solu bombalıyor; kalleşçe ölümüne dalışlar yapıp, insanları kütleler halinde öldürmeyi seçiyor.. Ve envai türlü kötülüğü düşünüp uyguluyor. Sen savaş yapıyorsun ya; o da savaş yapıyor. Ama onun savaşı kalleşçe ve kendine göre..
 
Bu devirde , orduların karşı karşı gelerek, kılıçla, kalkanla “merdane” savaş yapması diye bir şey yok.. Sen uzun mesafeli toplarınla dövüyorsun; füzeler atıyorsun. O da içine kadar girip, çoluk çocuk demeden toptan insan kıyımlarını seçiyor, uyguluyor. Merdane savaş yok , “Merdane Savaş”ın karşıtı nedir “Kalleş Savaş”… Savaşın da merdi, kalleşi olur mu, demeyin; demek ki oluyormuş…
 
Aptallar savaş yaparlar. Akıllı insanlar otururlar, konuşurlar, aralarındaki nizayı konuşup anlaşarak çözmeyi seçerler. Eh konuşup anlaşamazsanız, bir taraf “Ak” deyip, öteki taraf “Kara” derse, sonu işte böyle uzar gider ve çağımız anlaşmazlıkları öyle kolay kolay çözülemiyor. Sonuç böyle bombalı, mitralyözlü, silahlı oluyor.
 
Belki de uygarlık, kafa kafaya verip konuşup, uyuşup sonunda anlaşmaktır. Ne o ilk fırsatta silahları çekip, takır takır karşıdakinin canını almaya çalışmak.
 
Anadolu’da bir silah özlemi sürüp gider. Her babayiğitin belinde en aşağısından bir parabellum yatar. Öyle düğünlerde, alaylarda çatır çatır havaya sıkarlar da; Kafaları bozulunca da birbirlerine sıkarlar… Ondan sonra al sana kan davası; bazen bu davalar yıllarca sürüp gider. Birbirlerinin sülalesini kuruturlar. Öç, kin, kan davası.. Anadolu’yu insanlıktan çıkaran kötü adetlerdendir.
 
Şimdi bu KAN DAVASI, Suriye’de Nusayri (Şii) asıllı olan Esad ailesi ile,  hep muhalefette kalan Sünni aşiretler arasında sürüp gidiyor. Beşar Esad’ın ailesi bu Sünni toplumunu yıllarca ezdi. Adamların polis devleti içinde yaşamak artık canlarına yetti. İsyan etmek için bir fırsat aradılar ve sonunda buldular. Arap Baharı… Arap Baharı ese gele Suriye’yi de buldu. Ve kabak Beşar Esad’ın kafasında patladı. Nedir Arap Baharı?
 
“Arap halklarının demokrasi, özgürlük ve insan hakları taleplerinden ortaya çıkmış; bölgesel, toplumsal bir siyasi-silahlı harekettir. Protestolar, mitingler, gösteriler ve iç çatışmalar yaşanmıştır. Halklar, özgürlük mücadelesi adı altında birçok Arap diktatörünü resmen devirmiştir.” (wikipedia)
 
Bir çok yerde kısa süren Arap Baharı niçin Suriye’de bu kadar çok uzun sürdü. Çünkü bu bölgenin “Horoz”u çok .. Petrol olduğundan, bölge bir türlü Büyük Ülkeler ve Çevre ülkeleri arasında doğal yoldan paylaşılamadığı için, kavga sürüp gidiyor. Bilindiği gibi Osmanlı Devleti yıkıldıktan sonra, Lozan’dan sonra bu ülkelerin sınırları hep masa üzerinde cetvelle çizilmiştir. Suriye, Irak, Lübnan, Ürdün, ve ötesi hep  Osmanlı topraklarıydı. Ama İngilizler, en Emperyalist halleriyle oraya da girdiler ve orayı da alt üst ettiler. Çünkü İngilizlerin dünya hakimiyet planları hiçbir devirde sonlanmamıştır ama yerine yenilerde Amerikan İmparatorluğu kaim olmuştur.
 
Türkiye ne zaman bu batağa girdi.
 
Eh biraz büyük devletlerin itmeleriyle : “Sen aslansın, sen kaplansın, Orta-Doğu’nun en yaman devletisin. Burayı düzeltirsen sen düzeltirsin..” yamultmasıyla kendimizi ateşin içinde bulduk. Hala ateşin içindeyiz. Kolay kolay da o ateşin içinden çıkabileceğimizi sanmıyorum. 
 
Sen kiminle savaşıyorsun?
 
Suriye Başkanı Beşar Esad’la mı?
 
Buradaki terörist çetelerle mi?
 
Başı boş kalmış, elinde Kalaşnikov bulunan Kürt çetecileri ile mi?
 
Irak Başbakanı İbadi ile mi?
 
Ne için?
 
Kimlerle dostuz, kimlere yardım ediyoruz? Rusya’ya mı, Amerika’ya mı, Avrupalı dostlarımıza mı?
 
Biliyoruz ki onların asıl dostları PYD, YPG, PKK.. Onlarla alış veriş yapıyorlar.. Onlara en son silahları veriyorlar. Sana da “Seninle de dostuz..” diyorlar.. “Ama biz bu savaşı Kürtlerle birlikte sürdüreceğiz,” diyorlar..
 
Diyeceksiniz ki, “Bu ne biçim hikaye böyle?” Valla böyle.. İster yeyin, ister yemeyin… Çünkü bu savaş aslında , buralarda bulunan mafyaların.. Silah, esrar, eroin mafyalarının savaşları.. Bunu herkes biliyor da, açık açık söyleyemiyor. Diğer yandan hikayenin içinde Petrol var, Yahudi hesapları var.. Araplar, Müslümanlar ne kadar birbirini kırsa, öteki yanda Yahudi Devleti vaziyetten memnun, göbek atıyor. Bu durumda hangi Arap Devleti, Yahudilere kafa tutabilir ki..?  Şimdiye kadar kafa tutmuşlar da, ne olmuş sanki.. Araplarda silah var, Yahudilerde akıl. Silahın akılı yendiği nerede görülmüş ki..?
 
İşte böyle sıkıntılı zamanlar. 
 
“Sonunda, ya biz yeneriz, ya onlar…”  Denilecek bir durum yok.. Bir batak… Bizim  dediğimiz Musul’u, Kerkük’ü, Erbil’i alıp, bayrağımızın ucuna takıp getirecek halimiz de yok. Baksana, İbadi her gün sana savaş ilan edip duruyor. 
 
Tabii, belli ki sonuç ABD ile Rusya’nun iki dudaklarının arasında. “Bitsin.” dedikleri an biter, sen de gelir, zararlarının hesabını yaparsın… Milyonlar mı, milyarlar mı… 
 
Dökülen şehit kanları mı ..?  Ağlarsa, gerçekten analar ağlar. Gerisi…
 
Şahin ÖZŞAHİN, Ayşegül HAYVAR bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kalleşler bir değil iki değil.Adam diyorki hedefe ulaşmak için herşey mubahtır.

Ali Şefik YILDIRIM 
 12.12.2016 15:56
Cevap :
Farkında değiliz ama her yerde savaşıyoruz.. İçerde ve dışarda.. Allah gayret kuvvet versin. Saygılar.  13.12.2016 15:39
 

Erdal Beycim, sen bataktan bahsediyorsun, oysa yapılan girişimler o kadar doğalmış gibi anlatılıyor ki, sanki safariye eğlenmeye gidiyorlarmış havası estiriliyor. Esen kalınız.

Şahin ÖZŞAHİN 
 04.11.2016 22:43
Cevap :
Türkler öyledir. Elde yalın kılıç, dalarlarmış düşmanın içine. Eskiden de böyleydi, şimdi de öyle. Saygılar Değerli İnsan.  04.11.2016 23:38
 

Kıymetli Erdal Ceyhan: Büyük şeytan ABD bizi yarı yolda bıraktı.Suriye ve Irak toprakları üstü kapalı derin bataklık.Sınırlarımızı korumak öncelikli görevimiz. Suriye bataklığından çıkmamız ise hayli zor.Allah Ülkemize ve ülke insanlarımıza yardımcı olsun.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 04.11.2016 20:17
Cevap :
ABD'nin ne yaptığı belli değil. Şimdi Başkan yok gibi. yarın bir Bayan Başkanları olacak.. Yani dünyanın gidişatı pek de parlak ve hayırlı gözükmüyor. Allah herkese acısın.. Biz .. Tanklarımızın gidebildiği yere kadar gideriz. Sonra döner geliriz. Ne var bunda..! Saygılarımı sunuyorum Sayın Burakgazi.  04.11.2016 23:42
 

Merhaba Erdal Bey...Yıllardır, bölgedeki petrol kuyularından sızan petrolün toprakla karışımından oluşan yağlı çamuru bize "bataklık" olarak tanıttılar; daha doğrusu yutturdular...Biz de, bana dokunmayan yılan bin yaşasın" siyaseti ile bölgeye hep uzak durduk...Çıkan fırsatları elimizin tersiyle iterek reddettik...Bugün bölgede yaşanan siyasi ve askeri olayların bir nedeni de biziz...Çektiğimiz sıkıntı, yığınakta yaptığımız hatadan kaynaklanmaktadır. Askerlerin kullandığı bir tabir vardır; "yığınakta yapılan hata muharebe sırasında düzeltilemez" şeklinde...Şimdi Türkiye bu hatanın ceremesini çekmektedir...Biraz da, ABD,İngiltere, Fransa, Rusya ve petrolden pay almak için sıraya girmiş diğer devletler için "sizin burada ne işiniz var?" diye sormak lazım...Selamlar.

cdenizkent 
 04.11.2016 15:59
Cevap :
Sizin, ordularımızla Suriye, Irak'a girip ; Lozan'dan geriye ne kaldıysa alıp getirmek gibi bir arzunuzun olduğunu görüyorum. Bu istekte olanlar çoktur. Bu iş olur mu, olmaz mı? B.Ecevit, Kıbrıs'ın yarısını alıp getirmişti.. Erdoğan da (ve onun gibi düşünenler..) Musul'u, Kerkük'ü, Erbil'i tanklarımızın kuyruğuna takıp getirebilirse; her halde tarihte seçkin bir yere sahip olurlar. Ama başımız da beladan kurtulmaz..! Bence en iyisi : "Yurtta sulh, cihanda sulh.." Bundan böyle silahlı güçlerin yeni yerleri fethedebileceklerine inancım yoktur. Onun yerine şu köylerimizi bir kalkındıralım. Bakın neler oluyor.. Saygılarımla.  04.11.2016 17:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 792
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster