Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Aralık '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
511
 

Türkiye ve Akp hükümetinin şansı yaver gidince…

Türkiye ve Akp hükümetinin şansı yaver gidince…
 

Kim ne nerde desin. Akp ve Başbakan Erdoğan çok şanslı. Her ne kadar, herkes kendi şansını kendi yaratır derler ama, şans ilahları biraz da yardım ediyor sanırım. Neden diyeceksiniz. Kendimce anlatayım..

Erdoğan’ın Davos’ta ki İsrail devlet adamına karı “one minute” çıkışından sonra ipler bir hayli gerilmişti. Herkes, İsrail’in Türkiye’ye karşı alacağı tavırları ve Türkiye’nin dışarıda, Erdoğan’ın ve AKP’nin de içeride yalnızlaşacağını düşünüyordu, hatta iddia ediyordu ki, tam olarak öyle olmadı. Başbakan Erdoğan Davos’ta 1daha bir daha gelmem” dedikten sonra, dönüşünde bir savaş muzafferi gibi karşılandı. İsrail önce bizim Büyükelçimizi alçak koltukta oturttular, ardından onlarca hakaretler ettiler ve birbiri ardına diplomatik eylem yapmaya başladılar. Hatta Türkiye’de, eğitim veren, yer istasyonlarını kuran insansız hava araçları Heron ekibini geri çektiler. Teslim edilmesi gereken Heron’ları teslim etmeyeceklerini ifade ettiler. Türkiye diplomatik ataklarını ve temaslarını yaparken, iki ülke arasındaki ipleri iyice incelten ve kopma noktasına getiren malum “Mavi Marmara” olayı patlak verdi. Ve İsrail’in her türlü küstahlığına alışıkken, Erdoğan’ın Davos’ta ki, beğenmediğim ve eleştirdiğim “siz ancak öldürmeyi bilirsiniz” çıkışını doğrular derecede, İsrail Mavi Marmara’ya denizden ve havadan baskın yapmış ve İsrail’in belki de alkollü komandoları, özellikle olduğu görüldüğü üzere Türk gönüllüleri öldürerek, kan döktüler. Çok barışçıl yoldan halledilebilecek Mavi Marmara ziyareti – ki alt tarafı insani yardım götürüyorlardı- insanların ölümü ve kan dökülmesi ile daha içinden çıkılmaz bir hal almıştı ve bu olay hem Türkiye’nin, hem de Erdoğan’ın dışarıda elini güçlendirmişti. Başbakan Erdoğan’ın dediği çıkmıştı. Onlar yalnız öldürmeyi biliyorlardı. Gidilen her ülkede, her diplomatik temasta bu durum elbette ki Türkiye’nin haklılığını ortaya koyuyordu.. Kaçarı yok, İsrail diplomatik olarak ‘özür’ dileyecek ve4 ölen insanlara ‘tazminat’ ödeyecekti..

İsrail asla bu durumu kabul etmeyeceğini ifade ederek, bunu bir de devlet politikası haline getirerek, duruşundan taviz vermedi. Özellikle BAD yönetimini de yanına çekmeyi başaran İsrail (ne de olsa ABD’nin ön bahçesi ve küçük ABD değil miydi İsrail), yurt dışındaki, özellikle ABD’de ki Yahudi lobilerini Türkiye aleyhine kullanmaya başladı. Nitekim ABD siyasetinde ve beyaz saray yönetiminde, ülke ekonomisinde çok etkili olan Amerikan Yahudi Lobisi Türkiye hakkında siyasi tavır takınılmasını sağladı. Amerika’da Yahudi lobisi çok etkilidir. Öyle ki, senatodan çıkan hemen hemen birçok kararda, özellikle askeri ve ekonomik kararda çok ciddi bir etkisi olan bu lobinin, malum Ermeni yasa tasarısını senatoya kabul ettirebileceği ifade ediliyordu. Bu Türkiye için içinden çıkılmaz bir durum olacaktı ve bu durum çok olası görünüyordu..

Ta ki, Wikileaks denen medya organının ABD’nin kirli çarşaflarını ifşa etmesine kadar. Şimdi ne alakası var diyeceksiniz. Şöyle alakası var. Birincisi, ortalıkta bu evrakları İsrail’in sızdırdığı iddia ediliyordu. Çünkü İsrail ile ilgili pek dişe dokunur bir haber yoktu. İkincisi, özelikle ABD’li elçilerin Türk diplomat ve siyasetçileri hakkında söyledikleri, yaptıkları siyasi dedikodular, Amerikan dışişlerini ve bayan Clinton’ı zor durumda bırakmıştı. Türk siyasetçileri bir anlamda aşağılayan bu elçiler Amerika’yı zor durumda bırakırken ve ‘kral çıplak’ dedirtirken, bu durumda, ABD’deki İsrail lobisinin Türkiye aleyhtarlığının bir etkisi olamazdı. En azından, ortamın eskisi gibi karşılıklı güven içinde olmasına kadar..

Durum bu merkezde iken belki de hiç kimsenin tasavvur bile edemeyeceği ve komplo teorisyenleri bile şaşırtan o olay gerçekleşti. İsrail Hayfa’da meydana gelen ve belirtildiği üzere 43 kişinin ölümüne sebep olan orman yangınına, Türkiye’nin müdahil olmak istediği, diplomasi vasıtası ile İsrail’e bildirildi ve yangını söndüremeyeceğini ifade eden İsrail neredeyse düşman ilan ettiği Türkiye’den yardımı kabul etti ve Başbakan’ın talimatı ile yangın söndürme uçaklarımız yaklaşık 3-3,5 saatlik bir uçuştan sonra Hayfa’ya ulaştı ve bugüne kadar 350’nin üzerinde sorti yaparak (bu 3000 tonun üzerinde su demektir) yangının etkisiz hale gelmesini sağladılar ve bugün itibari ile 50 bin dönümden fazlası yanan yangın kontrol altına alındı.

Bu yangının birkaç ilginç durumu var. Birincisi yukarıda da anlatmaya çalıştığım gibi neredeyse düşman ilan edilen ve ilişkilerin kopma noktasına geldiği Türkiye’nin gönüllü olarak ve hiç düşünmeden müdahil olması ve Netayha’nun bizzat Türk ekibe ‘teşekkürlerini’ bildirmesi ve resmi olarak da Türk hükümetie teşekkür etmesi, ikincisi yıllardır abluka altında tuttuğu Filistin’in bile yangına müdahil olması ve en önemlisi, uluslar arası politika’da Türkiye’nin artı puan alması. Bu durumda Amerika’daki Yahudi lobisi herhalde, Türkiye karşıtı politika üretmeye en azından şimdilik ara verecektir. Ama en önemlisi, Erdoğan ve hükümetin Mavi Marmara baskını sonrası izlediği politikadan sapmayacağı ve siyasi özür ve tazminat’ta direteceği sinyallerini vermiş olması.

Anlaşılan o ki, ilişkiler biraz yumuşayacak olsa da, hemen eskisi gibi olmayacak. Ama bence İsrail şimdi daha yumuşak karakterli bir diplomasi izleyecektir. Bana kalırsa, İsrail durumu bir kez daha değerlendirecektir ve Türkiye istediğini alacaktır. Bu da Erdoğan ve Akp’nin iç politikada da elini güçlendirecektir. Arap ülkelerinden aldığı puan, içeride de leyhine dönecek mi bunu göreceğiz.

Son söz : Türkiye’nin sınırlarımız dışındaki İsrail’deki yangına müdahil olması insani açıdan çok önemliydi. Bunu destekliyor ve taktir ediyorum. Ancak. Binlerce kilometre öteye yangın söndürme uçağı gönderirken, yanı başımızdaki Haydarpaşa garı yangınını seyretmek ve uçaktan vazgeçtim, söndürme helikopteri bile gönderilmemiş olması ve göz göre göre, tarihi binanın çatısının, güzelim işlemeli tavanının yok olmasına göz yumuldu. İhmaller diz boyu. Keşke ona da keskin ve dirayetli bir duruş sergilenebilseydi. Ama maalesef, bu konuda Büyükşehir Belediye’si sınıfta kalmıştır..

../..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2458
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster