Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Mayıs '09

 
Kategori
Çevre Bilinci
Okunma Sayısı
1047
 

Türkiye ve arıtma tesisleri

Türkiye ve arıtma tesisleri
 

Sanırım 30 yaşını aşmış herkesin çocukken tertemiz bir ırmak kenarında piknik yaptığı bir hatırası vardır. Ama daha sonra aynı yere gittiğinde kapkara akan bir nehir ve kirli bir çevre bulmuştur. Hakikaten kısa bir süre önce tertemiz akan nehirlerimiz artık kirli ve temizlenmesi için fedakarlıklar gerekiyor. Türkiye bu konuda ilk adımları atıyor ancak sadece devletin değil vatandaşlarında bu konuda duyarlı olmaları gerekiyor.

Türkiye son 10 senede çevre bilinci konusunda inanılmaz bir yol aldı. Yıllar önce Avrupa birliğine dahil olmak için çalışmaya ama gerçekten çalışmaya başlayan Türkiyenin önündeki en önemli sorun ne ekonomisiydi ne de diğer engeller, aslında Türkiye'nin önündeki en önemli engel Çevre Konusuydu.

Sanayileşmesini on yıllar önce tamamlayan A.B. (Avrupa Birliği) bir çıkmazla karşı karşıya kaldı. Ya sanayileşmeye devam ederek çevreyi yok sayacaktı ya da çevreye önem vererek sanayileşmeyi yavaşlatacaktı bu sorunun çözümünü çevreyi kirleten sanayi kollarını, gelişmekte olan ve A.B. ye yakın olan ülkelere aktararak çözdüler. Böylece kendileri arge (araştırma-geliştirme) yaparak ve ucuza yaptırdıkları malları etiketleyip pazarlayarak para kazanacaklar ve kendi çevrelerini kirletmeyeceklerdi. Bu sistem uzun yıllar sürdü. Bunun sonucu olarak Türkiye sanayileşmesini tamamlarken bir yandan da çevreye onarılması çok güç hasarlar verdi. 2000 li yılların başında Türkiye'nin Avrupa Birliğine girmesi kaçınılmaz hal almaya başladığında bizde aynı problemi yaşamaya başladık. Ya sanayi sektörünü yavaşlatacaktık yada çevreye boş verecektik ancak Avrupa Birliğine üye olmak için çevre olmazsa olmaz koşul olduğundan mecburen yasal düzenlemeler oluşmaya başladı. Organize Sanayi Bölgeleri(OSB) ve Belediyelere arıtma tesisi yapma zorunluluğu getiren kanunlar yayımlandı. Bu bağlamda sanayinin çalışmasının yavaşlaması pahasına çevreye önem vermeye karar verildi.

Şimdi kafanızda oluşması için söylüyorum Türkiye'de 253 adet OSB ve binlerce belediye bulunmakta, herbir arıtma tesisinin maliyeti ortalama 10.000.000 Euro ve Bakanlığın 10 senede yapmayı düşündüğü toplam yatırım ise 100.000.000.000 Euro dur yani yazı ile yüz milyar euro. Bu yatırımlar çok hızlı başladı ve aklınıza gelebilecek her il ve ilçede arıtma tesisleri yapımı sürüyor haberlerde yer almasada yatırımlar inanılmaz boyutlarda. Bu arıtma tesislerinin en yoğun yapıldığı dönemde AKP yönetiminin yaptığı en akıllıca hareket ise Sn. Veysel Eroğlu'nu Çevre Bakanlığına getirmek oldu Türkiye'de referans olarak tüm üniversitelerde kitapları okutulan Veysel Bey bu konudaki Türkiye'deki en bilgili kişilerdendir. Arıtma tesislerinin doğru yapılmasını sağlamak için işin başına ondan iyisini getirmek hakikaten zor bir iştir.

Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde ilk meyvelerini vermesi beklenen bu yatırımlar önemli yatırımlar ancak ne kadar arıtma tesisi yapılırsa yapılsın akarsularımızın ve denizlerimizin eski haline dönmesi için on yıllar geçmesi gerekiyor. 1970 lerden itibaren doğayı o kadar hor kullandık ki sistemin kısa vade de düzelmesi çok zor. Özellikle sanayi atıkları tamamen denetimsiz olarak yıllarca derelere ve denizlere döküldü. Bu ağır kirliliğin etkilerinin silinmesi ve ekosistemin tekrar eski haline dönmesi için epey zaman geçmesi gerekiyor.

Bu noktada vatandaşların bilmediği aslında kanunlarla belirtilmiş olan bazı noktalar var. Yapılan arıtma tesislerine bazı maddelerin kesinlikle gitmemesi gerekiyor. Dikkat edilmesi gereken bu hususlar evde sizin de yapabileceğiniz şeyler. Öncelikle arıtma tesislerine kızartma yağlarının yada makina yağlarının gitmesi zararlı aslında çevre kanununa da aykırı, yakalanması halinde cezası var. Bu yağları toplayıp satabiliriniz, alan yerler mevcut ve bu şekilde ekonomik olarak da bir getiri elde etmeniz mümkün. İçinde ağır metaller veya solventler içeren atıklarında kanalizasyon atılması arıtma tesislerine zararlı aynı zamanda kanuna da aykırı. Bu gibi ufak ayrıntılara dikkat edilmesi sizin için ufak ama doğaya büyük boyutlarda fayda sağlayabilir. Unutmayın siz tertemiz ırmakların kenarında piknik yaptınız ama çocuğunuzun böyle bir şansının olması yaptığınız ufak fedakarlıklarda yatıyor. Hepimizin tekrar aynı ırmaklarda piknik yapması dileklerimle.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 23
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1342
Kayıt tarihi
: 23.11.08
 
 

1979 Bursa doğumluyum. Kocaeli Makine Mühendisliğinden mezun oldum.Çevre Müh. Yüksek Lisansımı ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster