Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ocak '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
4371
 

Türkiye ve demokrasi

Türkiye ve demokrasi
 

Türkiye'miz ve Türkiye demokrasisi üzerine bir yazı...


<ı>

''Demokrasiyi Bilmek'' isimli yazı dizimin son bölümünde<ı> ''Türkiye ve demokrasi'' konusunu işlemek istiyorum. Demokrasi başlığı altında incelediğimiz konular; demokrasiye tarihsel bakış, demokrasinin gerçek anlamı ve günümüzdeki demokrasi anlayışı idi. Türkiye'deki demokrasiyi daha iyi anlatmak için emekli askeri personel Yrd. Doç. Dr. Mehmet Kılıç'ın fikirlerini de alarak bir yazı hazırlamanın uygun olacağını düşündüm.

Demokrasi anlayışını öncelikle iki tanıma ayırdık: Birincisi; James Madison'ın fikir babalığını yaptığı ve ''birinci lig takımları'' olarak adlandırdığımız ABD, Fransa, İngiltere gibi ülkelerin kısmen uyguladıkları; İsveç, Norveç, Finlandiya gibi İskandinav ülkelerinin kesinlikle uyguladıkları ''liberal demokrasi'' anlayışı. İkincisi ise -genellikle medyadan duyduğumuz ''demokrasi anlayışı''- günümüzde dünya sisteminin dayattığı, Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri'nin dünya çapında uygulamak istediği ''demokrasi'' anlayışı. Türkiye'de uygulanan demokrasi nedir? Türkiye'de liberal demokrasiye çok uzak bir demokrasi anlayışının var olduğunu görüyoruz. Parlamentosunda tarihin en kanlı terör örgütlerinden birine ''siyasi kuruluş'' diyebilen bir siyasi partiyi barındıran bir ülke demokrat mıdır? Evet, uluslararası sistemin öngördüğü demokrasi anlayışı bu ülkede vardır ama parlamento üyelerinin çoğunluğunun el kaldırma işlemi gördüğü, üst düzey yöneticilerinin halka hesap vermediği, halkın da demokrasiyi ''oy vermekten'' ibaret gördüğü bir ülkede istenilen demokrasi düzeyi yakalanmıştır diyemeyiz.

Türkiye demokrasisini genel hatlarıyla tanımlamak istersek bu ifadeyi kullanabiliriz. Peki, Türkiye'de uygulanmasını istediğimizi demokras nedir? İstediğimiz sistemin tam olarak ''liberal demokrasi'' olduğunu söyleyemeyiz. Türkiye'nin istediği demokrasi; ''sosyal devlet'' anlayışının tamamen egemen olduğu, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda uygulanan ''Halkçılık'' ilkesinin kesinlikle uygulandığı bir demokrasidir. Toplumun ekonomik katmanlarla birbirinden ayrılmadığı, toplum içi dayanışmanın en fazla olduğu bir demokrasiye ihtiyacımız vardır. Sözünü ettiğimiz demokrasiye sahip olmamız halinde onu ''araç'' olarak kullanabiliriz.

Türkiye'de demokrasinin gelişmesinin önünde bulunan iki büyük engelden bahsedebiliriz: Birincisi; -her konuda önümüze çıkan- eğitim sorunu. İnsanların yeterli ''demokrasi eğitimi''ne sahip olmadığı bir ülkede demokrasi anlayışının gelişmesini beklemek bir hayal olur. İnsanların demokrasiye katılımının sadece oy vermekle sınırlı olduğu, insanların içine kapandığı bir ülkede demokrasi istenilen düzeye çıkarılamaz. İkinci büyük sorunumuz ise Türkiye'deki yoksulluk ve ekonomik durumdur. Demokrasinin aydın insanların sistemi olduğu unutulmamalıdır. Yüksek Öğretim Kurulu Başkanı'nın<ı> ''Eğitim paralı olsun.'' dediği bir ülkede yoksulluk da demokrasinin gelişmesinin önündeki en büyük engellerden birisidir.

Türkiye'nin demokrasiye en çok ihtiyaç duyduğu konulardan birisinin de ''terör sorunu'' olduğu tartışmasızdır. Terör sorununu konuşurken ''Sorunu demokratik açılımlarla çözeceğiz.'' sözlerini sık sık duyuyoruz. Bu ''demokratik açılım''lardan kasıt nedir? Demokrasinin baş şartının ''eşitlik'' olduğu unutulmamalıdır. İnsanlara karşı eşit muameleyi sağlayamayan bir sistem demokratik değildir; bölgelere ekonomik dağılımda dengeyi sağlayamayan bir ülke de çeşitli sorunlarla karşı karşıya kalır. Türkiye'nin bahsettiği ''demokratik açılımlar'' da bu olmalıdır. Sorun yaşanan bölgede sosyal ve ekonomik adaletin sağlanması, eşitliğin yerleşmesi halinde terör sorununun ortadan kalkacağını öngörmek de çok gerçekçi bir yaklaşımdır.

Türkiye demokrasisinin gelişmesinin önündeki en büyük engellerden birisi de demokrasinin kimi kavramlarla çelişir gibi gösterilmesi ve bu durumun anti-demokrat bir tavır geliştirmesi. Demokrasinin en çok çelişir gibi gösterildiği kavramlardan birisi ''Cumhuriyet''tir. Cumhuriyet sisteminin demokratik olup olmaması ülkenin kendi dinamikleri içinde ele alınmalıdır. Nitekim, İran İslam Cumhuriyeti'nin sadece sözde bir cumhuriyet olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye Cumhuriyeti'nin sistemi ise demokratik bir sistemi amaçlamaktadır. Türkiye'nin cumhuriyeti rejimi ifade eder, sistemimiz ise demokratiktir.

Demokrasiyle çelişir gibi gösterilen bir diğer ifade ise ''laiklik''tir. Laiklik ilkesinin demokrasinin baş şartı olduğunu söylersek abartı olmaz, sanırım. Laiklik, bir sistemin ''demokrasi'' olarak tanımlanmasının güvencesidir. Türkiye'de laikliğin karşısına koyabileceğimiz ifade ''İslamcılık''tır. İslamcılık'ın devlet politikası olarak uygulanması halinde; bu sistemin demokrasiden çıkıp faşizanlığa sürüklenmesi kuvvetle muhtemeldir. Bu nedenle, demokrayi geliştirmek isteyen bir ülkenin laiklikten vazgeçmesi söz konusu bile olamaz.

''Demokrasi'' başlıklı yazı dizimizi tamamlarken; son bir hatırlatma yapalım: Türkiye'de demokrasinin gelişmesi için en çok ihtiyaç duyduğumuz eğitimdir, bilinçlenmedir. Türkiye; demokrasiye sahip olabilmek için aydınlanmak zorundadır, aydınlanmadan vazgeçilemez.

<ı>Not: Katkılarından dolayı Yrd. Doç. Dr. Mehmet Kılıç'a teşekkür ederim...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Olmus. Lutfen bu yazini Basbakanlik ve Cumhurbaskanligi sitelerine de yolla ki sistem ve rejim farkini bir kez daha farketsinler. Evet demokrasiye sahip olmak icin aydinlanmak lazim ama burada aydinlanma araci olarak lamba!! kullanamayacagimizi da anlamak lazim galiba.

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 12.01.2008 14:52
Cevap :
Teşekkürler, gerçekten de ülkemizde demokrasinin gerçekten anlaşılması için üst makamalrın bunu anlaması lazım. Bunun için de kitlesel bir hareket olması gerektiğini söylememe gerek yok sanırım...  12.01.2008 18:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 641
Toplam yorum
: 139
Toplam mesaj
: 39
Ort. okunma sayısı
: 307
Kayıt tarihi
: 16.12.07
 
 

Bir uluslararası ilişkiler öğrencisinin gözünden dünya ve bonusu olarak da futbol... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster