Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mart '13

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
797
 

Türkiye ve Dünyada ilk DMD Belgeseli

Türkiye ve Dünyada ilk DMD Belgeseli
 

 

“Hayaller, serbest bırakıldıkları ölçüde özgürdürler…”
 
DMD hastalığıyla ilgili hasta erkek çocukları ve kadınların yaşam öykülerine ilişkin Türkiye’de ve dünyada bir ilk olan ''Düşümdeki Uçurtma'' belgesel filminin galası 25 Şubat Pazartesi günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleşti. Düşümdeki Uçurtma filmi bize, hayallerimizi serbest bırakabildiğimiz ölçüde özgür olabileceğimizi hatırlatan bir umut filmi.
 
DMD (Duchenne Muscular Distrofi) hastalığı, anneden sadece erkek çocuğuna geçen genetik ve ilerleyici bir kas hastalık. Anne ve kız çocukları sadece taşıyıcılar. Hasta erkek çocuklar 10-12 yaşlarına geldiğinde yürüme yetisini kaybediyor ve yaşamlarının geri kalan kısmını tekerlekli sandalyede sürdürmek zorunda kalıyor. Ne yazık ki bu çocuklarımızın, eğer zamanında ve iyi bir bakım yapılmazsa ülkemizdeki ömürleri kısa oluyor. Buna karşılık bu hastalar, iyi bakım yapılan bir çok Avrupa ülkesinde 35-40 yaşlarına kadar yaşamlarını sürdürebiliyorlar. Hastalığın anne tarafından erkek çocuğa gen yolu ile taşınması öncelikle anne ve aile üzerinde ağır psiko-sosyal sorunlar oluşturuyor. Bazı ailelerde birden fazla DMD tanılı hasta erkek çocuğu bulunması, böylesi ağır bir durumla iç içe yaşamak durumunda kalan ailede, gerek hasta, gerekse de diğer aile bireyleri açısından travmalarla dolu bir yaşamın kapısını aralıyor.
 
Türkiye Kas Hastalıkları Derneği’nin de desteklediği film araştırma süreçleri ile birlikte toplam iki buçuk yılda tamamlandı. Nöroloji Uzmanı Prof.Dr. Coşkun Özdemir öncülüğünde 1978 yılında kurulan kısa ismiyle KASDER, ülkemizdeki yaklaşık 100 bin kas hastasının yaşadıklarını bir kaç örnek üzerinde bir belgesel film ile halkımızın dikkatine sunuyor. Şişli Belediyesi’nin ana sponsorluğunda gerçekleşen filmin çekimleri Diyarbakır, Batman ve Van illerini kapsayan yolculukta çekildi. Yönetmenliğini Gülsün Sarıoğlu’nun yaptığı film, yönetmen yardımcısı Serdar Aydoğdi, kameraman Emre Karadaş’la birlikte, Yusuf Nazım’ın proje koordinatörlüğünde gerçekleştirildi.
 
Film bir anlamda “hastalıklı” erkek çocuk doğuran kadınların hayat hikâyelerini, gündelik hayatlarını, geleneklerin ve törenin hasta annesi kadınlar üzerindeki etkilerini, cinsiyet ayrımcılığını, kadın olarak iki kat ezilmişliğini ve erkek egemen aile yapısı içindeki yaşayışlarını konu edinmeyi de hedefliyor. Bakım ve tedavi seçeneklerine ulaşmakta sorun yaşayan, kültürel olarak toplum baskısının daha yoğun yaşandığı Diyarbakır, Batman, Van gibi doğu-güneydoğu illerimizde çekilen film, 100'ün üzerindeki farklı kas hastalığı içerisinden en çok bilinen Duchenne Musküler Distrofi hastalarının teşhis ve yaşam öykülerinden kesitler sunuyor. Filmin esas amacı bu genetik ve tedavisi olmayan hastalığa bakışa bir alternatif ortaya koyabilmek.
 
DÜŞÜMDEKİ UÇURTMA BELGESELİ HAKKINDA: (Ekibin ağzından)
 
“Büyük aşklar yolculuklarla başlar…”
 
Bizim aşkımız da bir yolculukla başladı. Duchenne Muscular Dystrophy (DMD) hastalığıyla ilgili olarak Diyarbakır, Batman ve Van illerini kapsayan seyahat, aslında hasta hayatların görünmeyen dünyasına yapılan bir yolculuk...
 
Tedavisi mümkün olmayan bir hastalık tarafından bedenleri kuşatılmış, köylerin, kentlerin ve kasabaların ücra köşelerine hapsolarak unutulan insanlar... Distrofin üretemeyen kaslarının mücadelede yenik düştüğü; yaşamları, kendi iradeleri dışında, doğanın haksız adaletinin bir tecellisi olarak kısaltılan, hayatın dokunmayı unuttuğu çocuklar... Ve onların “hastalık taşıyıcısı” olarak suçlanan ve bunu kader bilerek sineye çekmiş, yüreği burkuk, boynu bükük anneleri. Birer hastalık taşıyıcısı adayı olan genç kızların aşka ve sevdaya dair hayalleri…
 
İşte bu hayallerin izini sürerken, adına “hasta” denilerek yok sayılmış, varlıkları unutulmuş bu insanların, zaman zaman dramdan trajediye dönüşen yaşamlarına dokunmaya çalışmak… Bu dokunuşla birlikte, içinde yaşadıklarını unuttukları kentlerin tarihine onlarla birlikte yolculuklar yapmak...
 
Diyarbakır'da Amida’nın surlara tırmanarak Hevsel Bahçelerini izlemek, Batman'da Hasankeyf'e bir saygı tırmanışı yapmak ve Van'da Akdamar Adası'nın zirvesinde uçurtma uçurmayı hayal etmek… Ve sonuçta düşümüzdeki uçurtmayı gerçeğe dönüştürmek… Düşümdeki Uçurtma filmi bize, hayallerimizi serbest bırakabildiğimiz ölçüde özgür olabileceğimizi hatırlatan bir umut filmi.
 
“Hayaller, serbest bırakıldıkları ölçüde özgürdürler…”
 
Filmin künyesi
 
Yönetmen                     : Gülsün Sarıoğlu
 
Genel Koordinatör        : Yusuf Nazım
 
Yardımcı yönetmen      : Serdar Aydoğdi
 
Görüntü Yönetmen       : Emre Karadaş
 
Kurgu                             : Adil Yanık
 
Yürütücü Yapımcı          : Eray İlkinönü & Gülsün Sarıoğlu
 
Asistanlar                      : Tarhan Aydın, Diyar Güngörmez
 
Sponsorlar
 
- Şişli Belediyesi                                                         
 
- Diyarbakır Belediyesi                                               
 
- Batman Belediyesi
 
- Van Belediyesi
 
- Flare Işık
 
Destekleyenler
 
- Türkiye Kas Hastalıkları Derneği
 
- Kasder-Hasta Gönüllü Ağı (Hasgap)
 
- Sunay Akın
 
Danışmanlar
 
- Prof.Dr.Coşkun Özdemir
 
- Prof.Dr.Piraye Oflazer
 
- Prof.Dr.Nebahat Taşdemir
 
- Psikolog Yunus Emre Ayna
 
Belgeselin Facebook sayfası için aşağıdaki bağlantıdan erişim sağlayabilirsiniz
 
Düşümdeki Uçurtma
 
Bu belgeselin yakın bir tanığı olarak; o süreç içinde bana çekim öncesi ve sonrasında arka planda destek verip beklemek düşmüştü ama benim cephemde bu önemli belgesel bitimine kadar olan süreçte oldukça heyecan dolu olmuştu...
 
Oradaki sessiz çığlıklara aracı olup bizlere duyuran, böylesine önemli bir konu üzerinde durularak bu belgeselin yaşama geçmesini sağlayan emeği geçen herkese teşekkür ediyorum..Umut ederim ki, DMD konusunda farkındalık yaratılmaya çalışılanbu belgesel, izleyenler üzerinde bir nebzede olsa iz bırakarak farkındalık kazanılmasında önemli rol oynar...
 
''Düşlerdeki uçurtmalar tellere takılmasın, uçsun uçurtmalar mavilerde süzülsün, gökte güneş gibi gülsün'' diyorum...
 
 
Çiğdem Demirezen

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 6158
Kayıt tarihi
: 20.10.11
 
 

1972 yılında Almanya'da doğdum. Kendimi yenilemeyi seven biriyim. Ege Üniversitesi Elektronik Paz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster