Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Aralık '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
713
 

Türkiye yakılıyor!...

Aylardır yazdık, söyledik, bugün de yazıyoruz:

Elinde silah olan bir terör örgütü ile, silah bırakmadığı sürece pazarlık yapılamaz.

Yapılırsa, bu onu daha çok cesaretlendirmekten onları şımartmaktan başka bir işe yaramaz.

Ve herkes bilir ki, bir terör örgütü ancak iki durumda silah bırakır:

Ya buna mecbur edilir ya da o örgüt amacına ulaşır..

Şimdi, o “açılım”ın edebiyatını yapan, daha açılımın ne olduğunu bile anlamadan, hangi sakıncaları doğurabileceğini düşünmeden destek yazıları yazan, satılık kalemler; gerçekçi ve samimi uyarılarda bulunanları, yazanları haşin ifadelerle suçlayan iktidarın uşakları…

Sokakların ateşe verilmesini, öğretmen evindeki linç girişimini, kızımızın otobüslerde molotof kokteyli ile yakılmasını gördükten sonra oturup vicdanınızla baş başa kalın.

Görün artık, iş gelmiş, Öcalan’ın serbest bırakılması,

Anayasa’nın değiştirilmesi, özerklik, federasyon, bağımsızlık taleplerinin dile getirilmesine kadar dayanmıştır.

Bu taleplerin, dış koruma altındaki eli silahlı bir örgütün varlığından cesaretle yapıldığı Türk insanının onuru ile oynandığını açıkça ortada.

Anadolu insanı buna isyan eder durumdadır..

Şehit yakınları da onlar arasındadır.

Habur’dan gelen terör örgütü mensuplarının törenlerle, krallar gibi karşılanmasından sonra kamuoyundaki tepkiler üzerine hükümet frene basmış, hatta “sıfırdan başlarız” uyarısında da bulunmuştu.

Yurt dışından gelişler de durdurulmuştu.

Ama bugün, hükümet ve iktidardakiler o tutumuyla çelişen bir görünüm içinde olduğu anlaşılıyor.

Terör örgütü kaynaklı sokak eylemleri yayılırken, hemen her gün kentlerde şiddet gösterileri sahnelenirken, hükümetin altını çize çize, üstüne basa basa “her şeye rağmen açılıma devam” anlamındaki açıklamaları ne kadar gerçekçidir?

Çünkü hâlâ karşıda eli silahlı bir örgüt var.

O örgüt ve siyasal sözcülerinin sözlüğünde de bugün anlaşılıyor ki, açılım değil, her ne pahasına ve her ne biçimde olursa olsun belirledikleri siyasal hedeflere ulaşma amacı var.

Son zamanlarda Amerika ve Avrupa’dan gelen “her şeye rağmen açılıma devam” tavsiyelerini de bu açıdan değerlendirmek gerek...

Hazmettireceğiz diyorlar,

bizim midemiz bu kadar pisliği kaldırmaz.

Acıyı oradakiler değil, buradakiler çekiyor.

ozcanvural1933@hotmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sizinle benzer görüşleri paylaşıyoruz. Milyonlarca vatansever gibi. Bu defa çok kötü oyuna geldik. AKP ye dini sebeplerle oy veren, kemikleşmiş kitlelerin oyları ve biz liberaller, ılımlı sağ ve solcuların rehaveti sebebiyle meydan bu ümmetçi insanlara kaldı. Onlar da gizli pazarlıklar açılım senaryolarıyla bizi bilmediğimiz zor tuzakların içine çektiler. Bu pasifliğimiz sürdükçe bu konu en istemediğimiz şekilde sonlanacak, ülke bölünecek korkarım. Elimiz kolumuz bağlı resmen. İyi akşamlar.

beyazışık 
 27.12.2009 1:15
 

Etnik sorunlarda elini verdinmi kolunu kurtaramassın. Her aldığını kar olarak görür ondan sonra gerçekleştirilecek hedef için çabalamaya başlar.

yadaosman 
 12.12.2009 14:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 437
Toplam yorum
: 217
Toplam mesaj
: 30
Ort. okunma sayısı
: 1043
Kayıt tarihi
: 24.07.06
 
 

1933 Kayseri'de doğdum. Kayseri Lisesi Ankara Veteriner Fakültesi, İstanbul Üniversitesi Diş Heki..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster