Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Eylül '15

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
148
 

Türkiye'yi bölerlerse Demirtaş hayali "Kürt devleti"nin Başkanı mı , Başbakanı mı olur!?

Türkiye'yi bölerlerse Demirtaş hayali "Kürt devleti"nin Başkanı mı , Başbakanı mı olur!?
 

internetten alınmıştır


HDP Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Büyük Millet Mecilisinde 80 vekille üçüncü büyük parti olmuşken hala Cizre'de, Silvan'da şurda burda "Kanton" peşinde koşuyorsa, herhalde bunda iyi niyet aranmaz.

7 Haziran seçim sonuçları Türkiye için bir "zaafiyet" gibi algınanınca PKK terörü yeniden hortlatıldı... Tıpkı zaaf gösteren bir bünyede mikropların baş gösterip hastalık yapması gibi...

Bu süreçte, HDP'nin elindeki belediyeler bir bir "özerklik" ilan etmeye başladılar...Belli ki bunlar daha önceden hesaplanmış, zamanı gelince yürürlüğe konan işlerdi.

Lafın kısası, bugün açığa çıkan gerçek PKK gibi bir terör örgütünün eseri olan HDP'nin "Türkiyelileşmek" gibi bir amacı yok...HDP'nin niyeti Türkiyeden parça koparmak!

Adına barış süreci veya çözüm süreci denilen çabalar neden başarısız oldu?... Çünkü, ortada karşı tarafı temsil eden gerçek bir siyasi irade mevcut değildi.

HDP'nin ipleri PKK'nin elindeydi...PKK gibi 40 yılını dağlarda geçirmiş bir örgütün, gönüllü silah bırakması da ancak "küçük bir umut" ya da "büyük bir hayal" olabilirdi...Türkiye yine de bunu denedi.

Şimdi Sayın Demirtaş'ın orda burda gezerek, "savaş istemiyoruz" edebiyatı yapmasının hiç bir anlamı yok... Zira, Demirtaş'ın veya Eşbaşkanının ya da diğer siyasetçilerinin kendilerine ait iradeleri yok.

Ne yazık ki, Türkiyede, İngiltere gibi İspanya gibi diğer ayrılıkçı sorunu olan ülkelerden farklı olarak, siyasi oluşumun silahlı gücü olmadı; aksine silahlı gücün siyasi oluşumu oldu.

Bu yüzden, devletin legal anlamda görüşmeler yapacağı kişiler, ancak illegal yapıların emriyle hareket ederek devletle muhatap olabiliyor.

İşin aslı şu ki, kırk yıldır dağları mekan tutmuş "eşkiya" bertaraf edilmeden Türkiyede siyasi çözüm mümkün olmayacaktır.

Olmaz inşallah ama eğer olur da PKK Türkiyeden parça koparmayı başarırsa, bugün TBMM çatısı altında, dokunulmazlık zırhıyla "siyaset" yapanların hiç biri o muhayyel devlette yönetici olamayacak.

Yani, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "seni başkan yaptırmayacağız" diye yollara düşen Demirtaş ve ekibi, hayali Kürt devletinde ne Başkan, ne Başbakan ne de Eşbaşkan olabilir!

Dağdaki "terör tanrı"ları dururken bunlara bu mevkiler verilmez... Olsa olsa, Duran Kalkan'ın, Karayılan'ın sekreteri veya danışmanı olurlar.

Zaten Barzani'ni gibi karizmatik bir Kürt liderin olduğu bölgede başka küçük Kürt devletlerinin yaşaması mümkün değil... Yaşasa bile "bağımsız" olacak değil...

Rahmetli Erbakan Hoca'nın bir zamanlar dediği gibi: Amerika'nın, İsrail'in güdümünde olduktan sonra ha Türk Devleti içinde olmuşsun, ha Kürt Devleti olmuşsun ne fark eder!

Bugün Türkiye Cumhuriyeti devleti gerçek bir "bağımsızlık yolunda" mesafeler kat etmeye başladığı için siz dahil başına bunca iş geliyor.

Türkiye'yi durdurmak için terörü ve siyasi uzantısını kullananlar, nasıl olacakta günü gelince onlara "bağımsız devlet" bahşedecek...Adam seni bugün kullanıyor zaten,yarin  ayrı devlet olsan ne yazar!!

Yani olması mümkün değil inşallah ama diyelim ki bir gün Türkiyeden koparılmış bir "Kürt Devleti" olursa, bugün HDP içinde "siyaset adamı" diye gezinenlerin hiç birisi orada yer alamayacak...

Kürt haklarını vermek için Beyaz Türkle amansız mücadele eden, Barış için hayatını ortaya koyan Türkiyenin ilk seçilmiş Cumhurbaşkanı'na "seni başkan yaptırmayacağız" diyen Demirtaş'a derim ki:

Bu millet Tayyip Erdoğan'ı Başkan yapar veya yapmaz... Ama, sen hiç bir zaman ve hiç bir şekilde herhangi bir devlete "Başkan" olamayacaksın...

En iyisi siz, Türkiye Devleti ve halkının size bahşettiği bu "Eşbaşkanlık"ın kıymetini bilin de yoldan çıkmayın... Yoksa, bugünleri gündüz vakti mumla ararsınız!

Demedi demeyin!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Ali Bey, Bilirsiniz, Tarih ve Matematik'i, bir ilim olarak değerlendirerek, onu kendi ihtiyaçlarımıza göre geliştirmedikçe, rekabetçilerimiz kadar "Büyük Devlet" olabilmek ham hayaldir. Tarih, (geçmişte yaşananlardan hareketle) doğru bir gelecek; Matematik doğru bir gelecek için doğru bir mantık kurmayı sağlayacaktır. Konuya gelirsek; Devlet (Düşmanı-işgalcisi-teröristi vb) görüşür mü? Bunu İngiltere-İspanya örneklerinden hareket edersek (istihbarat kurumu üzerinden)elbette görüşür. En azından tanımak-anlamak-çözüm üretmek adına. Ve iç meselesini (Kürt Sorununu) halletmeyen bir devletin büyümesi ham hayaldir. Ve PKK, dünkü hatalarımızın bir sonucudur. Diğer devletlerde, hatalarımızı değerlendirerek, çıkarları için PKK'yı büyüterek-desteklemektedir. Güdümlü kurulacak bir "Kürt Devleti"ne gelirsek, NATO sekreteri'nin ifadesi ile İsrail bile "paralı asker" olduğuna göre, Kurulacak Kürt Devleti, paralı askerlere, Batıya-İsrail'e ancak maraba olacaktır. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 20.09.2015 15:37
Cevap :
Konyu özetleyen kelimeyi bulmuşsunuz Mehmet bey; Maraba!...Elinize sağlık, selamlarımla  21.09.2015 14:34
 

Merhaba Ali Bey...Demirtaş'ın bu ülkeden parça koparmayı bıraksın da "paçasını nasıl kurtaracağını" düşünsün...Selamlar.

cdenizkent 
 20.09.2015 13:32
Cevap :
Bu devlet onlara büyük fırsat verdi...Devletin alicenaplığını zaafiyet olarak algıladılar...Bedelin öderler...Selamlarımla  21.09.2015 14:36
 

HDP 80 milletvekili çıkarınca, sorunların siyasi ortamda çözüleceğini sananlar yanıldılar Ali bey. Peki, barış süreci içerisinde AKP iktidarı kimlerle görüştü? Erdoğan'ın önce inkar edip, sonra kabul ettiği şekilde Oslo'da MİT yetkilileri PKK'nın lider kadrosuyla görüştü. O konuşmaların bant kayıtları da dahil olmak üzere konuşulanları bir blogumda yayınlamıştım. Tabii, şimdi baktığımda o bant kayıtları silinmiş. Başka kimlerle görüştüler? Abdullah Öcalan'la. Barış görüşmelerinde PKK'yı muhatap alırsanız, bu yılanla dans etmeye başlar. Sonuç işte ortada...AKP'nın bu başarısıyla övünebilirsiniz. Selamlar...

Erol Özışık 
 20.09.2015 7:46
Cevap :
Bu HDP'liler ya da başka isimlerle bu Parlementoda yeni değil Erol bey...Bunlar nerdeyse otuz yıldır seçiliyor...Bu süreçte yaptıkları da sadece Terörün emirlerini dinlemek oldu...Bu son gelişleri daha bir umut verici olabilirdi...Ancak, belli ki bunlar Kandilden göbek bağlarını koparamayacaklar...Hükumetin görüşmelerine gelince, aslında bu görüşmelerde HDP'nin gerçek bir "siyasi parti" olamayışından...Eğer, HDP'nin kendi iradesi olsaydı Devlet bunlarla meseleleri hallederdi...Ama görüldü ki irade PKK'nın elinde...Devlet de onlarla görüşerek barışı denedi...Bunu Ayrılıkçı yapılarla başı dertte her ülke yapar...Esas olan bunların içerdeki ihanet odakları tarafından manüpüle edilmiş olmasıdır. AKP görüşme yapmakla hata yaptı diyenlere bakın, şimdi de PKK'nın yanında Devletin karşısındalar...Türkiye'nin sorun şudur Erol bey; Tayyip Erdoğan gibi dindar bir Cumhurbaşkanı hazmedilemiyor..Onun yaptıklarını laik biri yapsaydı şimdiye heykeli dikilmiş olurdu, hem de Atatürk'ün yanına..Selamlar  20.09.2015 12:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1645
Toplam yorum
: 4269
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 797
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster