Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ağustos '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
316
 

Türkiyede bir şeyler oluyor

TÜRKİYE DE BİRŞEYLER DEĞİŞİYOR! 

Bir ülkede aynı anda bir Genelkurmay Başkanı ve üç Kuvvet Komutanı istifa ediyor, ardından ne hükümet krizi, ne ekonomik ne de siyasi bir kriz yaşanmıyorsa, daha da çarpıcı olanı istifanın açıklandığı gün dolarda yalnızca üç kuruşluk bir artış yaşanıyorsa; Türkiye’ de bazı şeyler olumluya yönelik değişiyor demektir. Şu an iktidarda AK Parti olduğu için, muhalefet yine AK Parti karşıtlığından yola çıkarak, her zaman olduğu gibi, bu olayı da farklı değerlendirmeye, ardında gizli niyetler aramaya çalışacak kuşkusuz. İktidar partisiyle ilgili, kim ne derse desin, nasıl düşünürse düşünsün ama ne olur şunu da göz ardı etmeden düşünsünler. Geçmişte sivil idareye bağlı olması gereken Genel Kurmayın siyasi iktidara terfi listesi dayattığı günleri nasıl unutursunuz. 

Dağlıca’ da, Hantepe’ de, Yüksekova’da, Silvan’ da yaşananlarda hiç mi güvenlik zafiyeti yoktu? Bu ve benzeri olayları sorgulamayı, hesap sormayı bırakın, görüş açıklamaktan bile çekinildiği günlerden gelmiyor muyuz? Ordunun her kademesinde darbe planları, andıçlar, muhtıra hazırlıkları yapılıp dururken, dönemin Genel Kurmay Başkanının zehirlenmekten korktuğu için yemeğini evinden sefertasıyla taşıdığı bir ordudan söz ediyoruz. Kamuda tüm memurların maaşları açıkça ilan edilirken, subayların maaşlarının gizlendiği, askeri harcamaların Sayıştay tarafından denetlenemediği bir ordunun karargahlarında, döşeme altlarında saklanan darbe günlüklerini unutmadık henüz. 

Terörle mücadelede yitirdiğimiz binlerce gencecik askerimizle ilgili gerekli inceleme, araştırma ve soruşturmanın yapılmadığı, ”kol kırılır, yen içinde kalır” anlayışıyla, asli görevi yurt savunmasının dışında her işle iştigal ettiği ortaya çıkan bir orduyu konuşuyoruz. Kendisine emanet edilen ana kuzularına sahip çıkamadığı zaman en küçük bir özrü bile gerekli görmezken, şimdi suç örgütü oluşturmaktan yargılanan paşaların tahliyesi için hükümet yargıya müdahale etmedi diye “ Kurumumuzda birlikte görev yaptığımız kişilerin haklarını koruyabilme ortamı kalmadığı için” gibi bir gerekçeyle toplu istifa edenlerin samimiyetini sorgulama hakkımız olduğunu düşünüyorum. 

Gencecik askerlerin yaşam hakkı, Ergenekon da yargılananların bir üst rütbeye terfi hakkıyla, Oyak ve ordu evinin olanaklarından sınırsızca yararlanma hakkından çok daha önemli ve anlamlıdır. Halkımız devlet kurumlarına elbette saygılıdır ama her kurumun da kendi işini yapması gerektiği gerçeğini kavramıştır. Tüm kurumlar gibi, silahlı kuvvetlerin de kendi alanı içerisinde görevlerini yapan, siyasete karışmayan, sivil iradeye müdahale etmek bir yana, aklından bile geçirmeyen, kendi bünyesindeki asker-subay tüm personele eşit yaklaşan bir kurum olmasını istemektedir. Devletin diğer kurumlarında olduğu gibi, ordu içerisinde de suça karışanların ayıklanması, suçu ispatlananların cezalandırılması, eskiden olduğu gibi toplum nezdinde saygın, onurlu yerini korumasını isteyen halk, o nedenledir ki bu istifalara prim vermedi. 

O yüzden ne şapkasını alıp giden oldu, ne borsalar etkilendi, ne de medyadan beklediği desteği bulabildi! Özetle muhtıra veremeyenler istifalarını verdiler. Her devlet memuru gibi onların da bağlı olduğu kurum da istifalarını kabul etti. Bu ülkede hiçbir kişi ya da kurum siyasi iradenin üzerinde değildir, her kişi ve görevin alternatifi vardır, doğa boşluk kabul etmez. İstifa edenlerin görev ve makamlarına bakarak bu durumdan başka anlamlar ya da durumdan vazife çıkarmak kimseye yarar sağlamaz. 

Fikret Bila’ nın yazısında belirttiğ;, ”Genel Kurmay Başkanı olabilir ama bakalım orduevlerine girebilecek mi?” türünden peşin hükümlü değerlendirmelere ne Necdet Özel’in ne iktidar partisinin ne de vatandaşın itibar etmeyeceğini, orduevlerinin birer kamu alanı olduğunu, kimsenin bu kanaldan kendisine gizli bir güç vehmedemeyeceğini de başta Fikret Bila olmak üzere herkes anlamak zorundadır. Kaldı ki normal süreleri dolan üç kuvvet komutanı zaten emekli olacaklardı, Genel Kurmay Başkanı da gördüğü lüzum üzerine, kendi isteğiyle erken emekli olmuş, bu arada özlük haklarının kaybolmaması için de gerekli itinayı göstermişlerdir. Yeni göreve gelen Genel Kurmay Başkan Vekili ve Kara Kuvvetleri Komutanı Necdet Özel de prosedüre uygun olarak zaten Kara Kuvvetleri Komutanı ve ardından doğal olarak Genel Kurmay Başkanı olacaktı. Devlet kademesindeki çok doğal bir işleyişe farklı anlamlar yüklemek, ucuz bir muhalefet yöntemidir. 

Askeri vesayetin sona erdirilmesi için yapılan her uygulama, verilen her tür mücadele benim açımdan meşrudur. Bunu kimin yaptığı hiç önemli değildir. Önemli olan; atanmışların, seçilmişlere tabi olacağının artık herkes tarafından kabul edilmesidir. Bu güzel ülkede, eşit ve özgür yurttaşlar olarak barış içerisinde, bir arada yaşamanın yolu demokrasiyi egemen kılmak, tüm kurum ve kurallarıyla toplumsal yaşamın bir parçası haline getirmekten geçiyor. Sonuçta dört devlet memuru istifa etmiş ve yasal süreç işletilerek istifaları hükümet tarafından kabul edilmiştir. Olay budur!.................. 

02.Ağustos 2011 Ayhanongun@gmail.com 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 396
Toplam yorum
: 69
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 166
Kayıt tarihi
: 13.01.10
 
 

Barış içinde, birlikte yaşayabilmek adına insan ve emek odaklı paylaşımlardan yanayım.   Öğretmen..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster