Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ağustos '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
286
 

Türkiyelilik

Türkiyelilik
 

Türkiyede üst kimlik Türklüktür, Türkiyelilik değil.


Geçenlerde tesadüfen televizyona bakıyorum, ekranda Avrupa’dan bir ülkeden TRT’nin bir kanalı yayın yapıyor ve spiker ısrarla Türkiyeli diyip duruyor ve bunu öyle çok ısrarla yapıyor ki doğrusu şaşırdım. Anladım ki gerçekten Türkiyelilik söylemi bir resmi ideoloji söylemi haline getirilmek isteniyor.

Peki özellikle son yıllarda Ülkemizde üst kimliğin Türk yerine Türkiyeli olarak değiştirilmesini, Türklüğün, diğer etnik kimlikler gibi alt kimlik gibi tanımlanmasını öngören talepler ve söylemler, Türkiye’yi başlangıçta etnik kimlik temelinde bölmeyi amaçlayan iç ve dış odakların Ülkemiz gündemine amaçlı getirdikleri yapay bir tartışma konusu değilse nedir?

Türkiye’de üst kimliğin Türk yerine Türkiyeli olarak tanımlanması, her şeyden önce, Türk ulusuna çok haksızca yakıştırılan karışık millet zihniyetini, amaçlı mozaik dayatmasını pekiştirir, Ulusal kimlik bilincini zedeler, ulusal direnci zaafa uğratır ve bu ülkeye azimle, gayretle, şevkle hizmet etme gayreti içinde olanları kayıtsızlığa iter. Kaldı ki Türkiye’de etnik nüfus oranı %8-9 civarındadır, bu rakam mozaik tanımı için gereken % 35’lik etnik nüfus diliminin çok altındadır. Ancak, bütün bunlardan çok daha önemli olarak, böyle bir tanım (Türkiyelilik), zaman içinde, adım adım, aşama aşama, ülkenin bölünmesine kadar götürecek taleplere, zemin teşkil edecek, istismarı yaratacak bir önkoşul olur.

“Türk” kelimesinin etnik ayrımcılık ifade ettiği nedeninden dolayı ortaya atılan “Türkiyeli” tanımı, aynı gerekçeye dayalı olarak; Anayasadaki Türk Devleti tanımının da “Türkiye Devleti” olarak değiştirilmesini gerektirir ve kaçınılmaz kılar. Anayasada ve ilgili yasalarda “ulus tanımının” etnik unsurlar temelinde yeniden tanımlanmasını zorlar ve gündeme getirir. Aşama aşama asli unsurlar, kurucu unsurlar, resmi diller, yeni azınlıklar tartışmalarına ve bu konularda şimdiden çokça “ısıtılan” bölücü taleplere gerekçe oluşturur.

Kaldı ki Anayasamızda “Türklük” , çok açık bir biçimde hiçbir etnik anlam ifade etmeyen, bütünü ile “vatandaşlığı” esas alan temelde tanımlanmıştır.Anayasanın 66.maddesi bu konuda oldukça açık ve nettir.  “66.Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı herkes Türk’tür.” Bu tanımda devletin Türk olarak tanımlanmasının nedeni ise Avrupa’da ve bütün dünyada pek çok örneği görüldüğü gibi, devletinkurucu ve çoğunluk unsurunun Türkler olmasıdır. Bugün Fransa devleti, bu ismi, Fransa’yı kuran unsurun Franklar olmasından almaktadır. (5. Yüzyıl) Ki Franklar o tarihte Galya olarak bilinen bölgedeki “etnik gruplar” karşısında azınlıktaydılar.

Prof. Dr. İlber Ortaylı da aynı türden şeyler söylemişti, Bugün gelişmiş ileri ülkelere örnek teşkil eden İngiltere halkının ulusal kimliği İngiltereli, Fransa halkının Fransalı, Almanya halkının Almanyalı, Rus halkının, Rusyalı değil, bu ülkelerin egemen unsurlarının kimlikleri ile İngiliz, Fransız, Alman, Rus olarak tanımlanmaktadır.

Ortaylı attığı twitterda; Türkiyeliyim demek ne demek? Bir kavramın tutması için önce birkaç lisana çevireceksiniz. Çeviremezseniz olmaz, çürür. Türkiyeli bidon bir kavramdır. Çeviremezsiniz, bundan bir üst kimlik de yaratamazsınız. Sağa sola bakarak bu tür kavramlar kullanamazsınız. 

Bütün bunlara rağmen ülkemizde yapılan sosyal araştırmalarda bile Türklük dışında kendilerini “farklı” bir kökene mensup olduklarını beyan edenlerin oranı % 14,4 tür. Nüfusun % 85,6’sı kendilerini Türk olarak hissettiklerini ve kendilerini Türk olarak tanımlamışlardır. (Kürt kökenlilerin % 72’si, Arap kökenlilerin % 91’i, Çerkez kökenlilerin %92’si, Laz ve Balkan kökenlilerin ise tamamına yakını)

Özetlersek eğer “Türkiyeli” tanımını ortaya atanların hiçbir “meşru”, “sosyal” ve “tarihi” dayanağı yoktur. Bence, bölünme sürecine yönelik olarak kullanılan bu absürt ifade sosyal psikolojinin bir alt çalışmasıdır.

Son tahlilde; başka bir deyişle “Türkiyelilik” kavramının gündeme taşınması ve dillendirilmesi, Türkiye’yi aşama aşama bölmeyi amaçlayan maksatlı bir stratejinin bir ön adımıdır.

Bu stratejinin arkasında ise, ulus devletleri etniklik temelinde bölerek dünyayı kendi çıkarları doğrultusunda sömürge haline getirmek isteyen Batılı, emperyalist çok uluslu sermaye mevcuttur.

Bunu anlamak için, biraz tarih, bir miktar sosyoloji okumak, bir miktar akıl ve duyarlılık yeterlidir.

Nizamettin BİBER

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben genelde bu tür konularla ilgilenmem çünkü her insanın kendi kimliğini istediği gibi, hissettiği gibi belirleme hakkı olduğuna inanırım. Bence devlet kimseye kimlik dayatamaz ve dayatmamalıdır. Ancak şu Türkiyeli kelimesi bana "dil" açısından komik geliyor. Ben ölsem Türkiyeliyim demem, çünkü soru sen nesin? sorusudur, sen nerelisin? sorusu değildir. Kaldı ki Kürt de ben Kürdistanlıyım veya Ermeni ben Ermenistanlıyım demez. Kürdüm der, Ermeniyim der. Ama diğer taraftan da cumhuriyetimizin adı Türk cumhuriyeti değil, Türkiye cumhuriyetidir. Yani, diyeceğim bu tür sorunlar, abartılmadan, akıl ve mantık yoluyla halledilmelidir. Bence asıl sorun "en üst kimlik" sorunudur. Başkalarını bilmem ama benim en üst kimliğim de "insan" dır, gerisi de bana göre teferruattır. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 06.08.2013 20:09
Cevap :
Hayır Mustafa bey, ilgilenmiyorum diyorsunuz ama pekala ilgileniyorsunuz bakın duyarlılığınız ve ilginizi size bu notları yazdırdı. Evet insanın hissettiği kimlik önemli ama kendini etimolojik olarak tanımlama aracıdır esas olan ise ulus vatandaşı olarak sizin nasıl tanımlanacağınızdır. Ben yazıda ifade ettim üst kimlik Türklüktür. Ve bu Cumhuriyete vatandaşlık bağı ile bağlı herkes T.C. vatandaşı ve Türktür. İnsanlar bundan neden yüksünür anlamıyorum. Abartı yok dayatma var bu konuda dışardan yapılan sosyal psikoloji projelerinin baskıları var. İnsan olgusu çok önemli ve bu konu ayrı kulvarda değerlendirilmelidir. Teşekkür eder, iyi bayramlar dilerim. esen kalın  08.08.2013 23:43
 

Nizamettin Kardeşim...Herhangi bir nedenle yurtdışına çıktığınızda, bir yabancı size "nerelisiniz?" diye sorduğunda nasıl bir yanıt vereceksiniz? Bence bu sorunun en doğru yanıtı; "Türkiyeliyim" değil midir? Ayrıca, "Türkiyeliyim" demek bizi etnik kökenlerimizden soyutlamaz...Aksine, farklı etnik kökenli insanlarımızı kucaklayan bir deyiştir...Kurtuluş Savaşı da bu şekilde kazanıldı. Kurtuluş Savaşı öncesinde BMM'nin, M.Kemal Atatürk'ün onayı ile kabul ettiği 1921 Anayasası da bu düşünce ile yazılmış ve etnik kökeni farklı insanlarımız, düşmana karşı tek bir cephede toplanmıştır. Ve bu anayasayı okursanız, bu anayasada "Türk" dahil hiçbir etnik kökene vurgu yapılmamıştır...Selamlar.

cdenizkent 
 06.08.2013 8:24
Cevap :
Merhaba, Sizin Türkiyeliliği yurt dışında çıkpta nereliyim sorusuna cevap olarak verilen bir cevap olarak algılanması düşünceniz oldukça ilginç, benim söylediğim şeyin aynısını tekrarlıyorsunuz ama fark etmiyorsunuz bile. "Türküm demekte bizi etnik kökenlerimizden soyutlamaz" bunda sorun yok mesele vatandaşlık bağı ile tanımlanan esas kurucu soyun tanımıyla isimlendirmesidir. Bunu yazımda da net ifade etmiştim. Kuruluş anayasasının koşullarını iki de bir ıslatarak burada ifade etmeniz sadece düşünsel anlamda dayanaklardan yoksunluğunuza bağlıyorum. selamlar   06.08.2013 16:14
 

selam dostum, yakin tarihte texas eyaleti self determination hakkini kullanarak birlikten ayrilabilcegini uzeri kapali yada yari acik ifade etti."Uluslar arasi yasa boylesi ozerk,eyaler yari devletciklere bu hakki taniyor."Kongre de hadi sikiysa yap savas ilanida bizim hakkimiz dedi.Aslinda ic politikaya donuk hareket dirayetli bir yonetimce baslamadan bitirildi. Gunumuze gel, ozerk bolge , eyelet iste dostum resim tamamlaniyor!Ha kaninda Turkluk olmiyanlara oteden beri Turk demem ben ne hal ise o olsun.

Newyorker 
 05.08.2013 20:22
Cevap :
Merhaba Sevgili Newyorker sade vatandaş, sayfama hoş geldiniz, ilginize, blog yazıma yorumunuzla verdiğiniz katkıya çok teşekkür ederim. Türkiyelilik bir parçalama polarize etme çalışmalarının sloganından başka bir şey değildir. selam ve saygılar.  06.08.2013 8:23
 

Çeşitli yazı ve yorumlarımda ve özellikle "Doğru düşünmeli..!" başlıklı yazımın sonlarında benim de belirttiğim gibi, aynen katılıyorum dediklerinize. Bunun aksi yöndeki fikir veya yaklaşımlar ise, henüz Türk, ulus, Türklük, vatandaşlık, Türkiye ve Türkiyelilik kavramlarını çözememiş, henüz bilgi, akıl ve doğru düşünebilme bazında o düzeye erişememiş olanlar ve de Türkiye'ye cidden zarar veren ve vermek isteyenlerdir sadece. Selam ve sevgiler...

Filiz Alev 
 05.08.2013 16:37
Cevap :
Merhaba Filiz Hanım, çok geniş perspektifli açıklayıcı, kapsayan yorumunuzla blog yazıma verdiğiniz katkı ve desteğe teşekkür etmeliyim. Sizinde ifade ettiğiniz gibi, gerçekten kurucu ulusa o ulusun vatandşlık kimliğine yönelik hasmane tutumlar kötü amaçlar beslemektedir. selam ve sevgi ile esen kalın.  06.08.2013 8:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 834
Toplam yorum
: 3633
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 2574
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster