Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mart '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
495
 

Türkler devletsiz varlıklarını sürdürebilir mi?

Türkler devletsiz varlıklarını sürdürebilir mi?
 

Türkler tarih boyunca gerek kendi devletlerinde gerek tabi oldukları devletlerde devir ve şartlar ne olursa olsun sürekli bir şekilde olumsuz aksiyonlara konu edilmiştir. Bu anlamda sürekli kullanılıp hiç bir değer atfedilmeyen türk etnisitesi kendi aydınlanmasına doğru giderken bu şartların getirdiği bilinç altı durumları onu, kendisinin olduğundan daha oteriter bir kimlikle anılmasına neden olmuştur. Oluşan bu durum ise Türklerin ERMENİ, EGE, KIBRIS, KÜRT sorunu gibi meselerde çözüm üretilmesinde şüpheciliğe, tutukluğa ve oldukça yüksek bir alınganlığa sevk etmiştir.

"Türk hassasiyetinin temel niteliğini anlayabilmek"

Avrupada devletsiz Türklerin durumu

Avrupa Türk göçmen topluluğu ile ilgili olarak alınan enformasyon her daim Türklerin ne büyük başarılara imza attıkları ile ilgili olumluluk içeren haberlerden ibaret. Halbuki yansıtılmaktan kaçınılan genel durum azınlıkların maruz kaldığı klasik etnik ayrımcılığın doğal sonucu olarak yapılması en angarya görülen işlerde çalışmak ve ülkenin hırsızlık, uyuşturucu, fuhuş gibi ahlaksızık yükünü omuzlamaktan ibarettir. Yanlız göçmen Türkler değil Bulgaristan, Makedonya gibi ülkelerdeki yerleşik türkler de bulundukları toplumun en geri kesimini oluşturmaktadır. Burada yaşayan türklerle ilgili dikkat çeken bir diğer önemli husus ta ne asimile edilip toplumla kaynaşmalarına izin veriliyor olması ne de kimliklerine saygı gösteriliyor olması. Bu tutum aslında her zaman ezilecek sömürelecek bir kesimin el altında bulunması anlayışının getirdiği bir tutumun karşılama ihtiyacından başka bir şey değildir.

Türkler insan değildir

Çanakkale savaşı sırasında, ingilizlerin tarihi şahsiyet olarak payelendirdikleri ünlü devlet adamı Winston Churchill ülkesinde yaptığı bir konuşmada, Türklere karşı kimyasal gaz kullanılması önersini dile getirmiş, üst düzey askeri yetkililerden bunun etik* olmayacağını savını işitince de, şu tepkiyi göstermiştir "Türkler insan değildirler insanlığın ve medeniyetin düşmanı barbar kimselerdir." Bu suretle her türlü imhayı hak etmektedirler. Chorchill'in bu tavrı ne yazık ki bir histeri krizinin ifadesi değildir. Malesef batının dimağında antik romadan beri bir barbar ve barbar olmayan ayrımı mevcudiyetini koruyagelmiştir. Fakat burada önemli olanın yapılan ayrımın vahşi bir sömürgeciliğin ulvi bir amaç kisvesiyle motive ediliyor oluşunun kavranabiliyor olmasıdır. Bunu ifade edebilmekte ayrıma verilecek en iyi cevabın başlangıcını oluşturacaktır.

Devletin bölünmez bütünlüğü

Türkiye devletinin idare geleneği de yaşanan tarihsel tecrübelerin ışığında hareket ettiklerinden belki de dünyada en çok devlet vurgusuna sahip çıkıyor oluşunun paradigmasının bir nedeni olsa gerek. Bu gün için devletin demokratikleşme karşısındaki tutumunu eleştirirken olaya buradaki hassasiyeti dikkate alarak bakmak bazı kısır kavgaların oluşmasını başından engellemiş olacaktır.

*buradaki etik anlayış Türklerden ziyade aynı silahlara sahip almanlara karşı dile getirilmiştir. aksi durum vuku bulsa idi almanlar da kimyasal silahlarını kullanabirdi düşüncesi ingiliz güçlerince değerlendirilmiştir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tarih okuyanlar bilir; 1095'de başlayıp 1270 Tarihinde (görünürde) sonlanan haçlı seferlerinin temelinde, Kilise vardır. Bugün Ortadoğu kaynamaktadır, temelinde (yanlış yorumlanan) din faktörü vardır. 1’nci Dünya savaşında üzerimize çullananlar kendilerine dini referans almışlardır. Yine bu anlamda 1919'da kurtuluş savaşımızdaki başarımızın temelinde İslam dini vardır. (Meraklısı, İlk meclisin açılışını araştırabilir ) Türkler, aklıselim sahibi, tarafsız tüm Hıristiyan ve Musevi ilim adamlarınca en asil millet olarak tasvir edilmektedir. Gerek haçlı seferlerinde, gerek kurtuluş savaşında, düşmanlarına dahi daima mertçe davranmıştır. Bu konuda özellikle yabancıların yazdıkları kitaplar okunmalıdır. Bu millet 1000 kez yıkılsa da, her zaman kendine Emperyal (emperyalist değil) devlet sistemi kurabilir. Gençlerimiz, tarihini okumamakta, tanımadığı için de benimseyememektedir. (Türkleri yenmek için ellerinden Kuran alınmalıdır, İng.Dış Bk.Lord curzon) Konu güzel, ifade güzel, teşekkürler.

Canmehmet 
 25.03.2007 20:36
Cevap :
ilgili yorumunuz için teşekkür ederim  26.03.2007 2:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 23
Toplam yorum
: 32
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 1557
Kayıt tarihi
: 04.03.07
 
 

1981 İstanbul doğumluyum. İstanbul Üniversitesi Tarih bölümü mezunuyum...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster