Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Temmuz '14

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
321
 

Türkler için uydurulan büyük yalan...

Türk nedir?

Türk’lerin kökeni deyince ilk ön plana çıkan; orta Asya’dan gelen atalarımız olur, öyle değil mi? ‘At sırtında göç eden, savaşçı atalarımız 1071’de Anadolu’nun kapısını açmış.’ Buraya kadar her şey yolunda gibi gözüküyor.

Tarihle ilgili gerçekleri tarih kitaplarının dışında öğrenmemiz mümkün değil. Durum böyle olunca, kitapları yazanların vicdanına mı desek? Bilgisine mi? Yoksa niyetine mi kaldık!

Tarihi yazanlar her zaman son savaşı kazananlardır. Maalesef bizler son savaşı kazanamadık. Daha doğrusu, küllerinden doğan bir Osmanlının torunları olarak yeni bir devlet kurduk. Bu devleti kurarken Çanakkale’yi, Kurtuluş savaşını, İnönü’yü falan kazandık ama aslında kaybedenler tarafındaydık. Savaşı kazanan batıydı. Dolayısıyla tarih kitaplarını da onlar yazdı ve önümüze koydu. Bizde okuduk... Okutturduk…  

Batı, bırakın kendi tarihlerini, dünyanın tarihini bile Helen ve oradan da Roma’ya bağlamak istedi. Türkler için ise, “orta Asya’dan gelen barbarlar,” dedi. Şimdi düz mantığımızı kullanarak tarihe gidelim ve düşünelim; 1071’de Alpaslan gelip Bizanslıları yeniyor. Ardından Selçuklular ve Osmanlılar… Bu arada Anadolu’da yaşayan insanlara ne oluyor? Alpaslan hepsini kılıçtan geçirmiş olabilir mi? Cevap, kesinlikle hayır… Eski zamanlarda, fethedilen topraklarda kazanana, halk boyun eğer ve himayesi altına girerdi. Dünya’da en çok medeniyetin harmanlandığı topraklar olan Anadolu’da bu olay defalarca yaşanmıştır. Yeni güç hakim olduktan sonra, geçen birkaç neslin ardından, orada yaşayanlar yeni gücün altında asimile olarak tarihlerini unutur ve yeni bayraklarıyla mutlu ve huzurlu bir yaşam sürüp gider. Helen uygarlığından 2000-3000 yıl öncesinde var olan Sümerler, Yunan mitolojinin ana altyapısını oluşturmaktadır. Yazıyı ilk bulan ve 250.000 adet tablet yazan bu uygarlığın evlatları ve onlardan sonra yaşayanlar buharlaşıp gitmedi ya!

Bizler Anadolu’nun gerçek sahipleriyiz. Kadim bir medeniyetin unutturulmak istenen tarihine sahip çıkmalıyız. En büyük kanıt dış görünüşümüzdedir. Sadece bizim değil tüm insanlığın dış görünüşü yaşadığı coğrafyaya göre şekillenir. Orta Asyalıya benziyor muyuz? Oysa göç eden bir insan gurubu, yaşadığı bölgenin şartlarına uygun görüntüyü ancak 25000 yılda alabilmektedir. Kuzey Avrupalı, Afrikalı, Arap, Orta Avrupalı, Orta Asyalı, Latin, Slav gibi ırklar kendi coğrafyalarına benzerken biz neye benziyoruz? Genelimize bakınca benzediğimiz insanlar İtalyanlar ve Yunanlılar değil mi? Onlarda Anadolu kökenli.

Sonuç olarak; Bizler binlerce yıldır Anadolu’nun öz ve öz çocuklarıyız. Kürt kardeşlerimiz gibi çok uzun zamandır bu topraklarda iç içe yaşadık. Osmanlının dağılmasıyla birlikte, çekirdeğe geri dönenler oldu. Biz bir mozaik gibiyiz ama ana bileşenimiz Anadolu’dur.

Batı;  insanlık tarihinde medeniyet beşiği olan Anadolu’nun, atalarımız tarafından bize miras olduğunu bilmemizi istememekle beraber, bu topraklarda geçici olduğumuzu aklımıza sokmak amacı ile, kocaman bir Orta Asya yalanı ile bizi iki yüz yıldır uyutmaktadır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 20
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 800
Kayıt tarihi
: 19.04.12
 
 

21.01.1967 Karabük doğumlu. 40 yıldır Kocaeli de yaşıyor. Öğrenimini, en son okuduğu İ.T.Ü Sakary..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster