Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mayıs '11

 
Kategori
Kültürler
Okunma Sayısı
2254
 

Türklük Kültürel anlamda nedir ?

Türklük Kültürel anlamda nedir ?
 

‘Türkiye Cumhuriyeti'ni Kuran Halka Türk Denir’ M.Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti'nin Kuruluş Felsefesini çok iyi açıklamaktadır. İnsanların Etnik kökenine bakılmaksızın herkes anayasal ve kültürel anlamda Türk’tür. Laiklik ile de hangi dini inanca sahip olunursa olunsun herkesin eşit vatandaşlık bileşkesi Türk olmaktır. 

Türk olmak bir ırmağın kolları gibidir. Bu ırmağın ana kolu Türk olanlardan, ikinci önemli kol Kürt olanlardan oluşmaktadır. Diğer kollar Arap, Çerkez, Zaza, Gürcü, Abaza, Çeçen, Romen, Boşnak, Arnavut, Laz, Rum, Ermeni, Pomak, Yahudi, Süryani olanlardan oluşmaktadır. Her kolun ayrı renkleri olsa da ırmağın ana kolu olan Türk kolunda birleşerek hepsinin bileşkesi ortak karışımı olan renge bürünerek akmaya devam eder; işte biz buna Türkiye’ de yaşayan tüm halkın ortak rengine kültürel anlamda Türkiye Cumhuriyet’i halkına Türk diyoruz. 

Bu aynı zamanda anayasal anlamda Türkiye’de yaşayan herkesin hukuksal anlamda Türk olarak adlandırılması ve kanun önünde eşit olmasını sağlayan bir toplum mühendisliğini anlatmaktadır. Yani ırmağın ana koluna Kızıl Irmak ( Türk) dersek, yan kolları da diğerleri olarak görürsek ana kolla birleşen diğer kollar kendi adları ile değil, ana kol olan Türk adıyla anılacaktır. Türkiye’de oluşturduğumuz binlerce yıllık birlikteliğimizin ürünü olan yaşama, yeme, giyim kuşam, müzik, mimari, batıl inançlar topluluğu bizi bir birimize benzer kıldığı gibi , bir birimizle kurduğumuz hısımlıklarda bizi irsiyet anlamında büyük bir aile kılar. Aramızda dini, milli, etniksiye, örf adet konusunda farklılıklarımız olsa da, benzerliklerimiz farklılıklarımızdan daha fazla olduğunu rahatlıkla görürüz. O zaman farklılıklarımızı değil benzerliklerimizi ön plana çıkarmalıyız. Farklılıklar noktasından bir birimize bakarsak ayrışır, benzerlikler noktasından bakarsak kaynaşırız. 

Osmanlı Coğrafyasında ve Dünya coğrafyasında kimin başı sıkışmışsa bu ortak kültürel değerlerimiz olan Türk rengine rahatlıkla sığınır. Diyarbakır’lı Ziya Gökalp Türkleşmek ve Muasırlaşmak üzerine adlı yapıtında kültürel anlamda Türkçülüğü çok açık olarak anlatmaktadır. 

Ruslardan kaçan Çerkezler, Abazalar, Çeçenler, Don Kazakları (Rus asıllı) , Polonyalılar, Macarlar, Kırım Tatar Türkleri, Çin zulmünden kaçan Uygur Türkleri, Afganistan Türkleri, İran’dan kaçan Fars ve Türk grupları, Bulgaristan’da etnik ayrımcılığa uğrayan Bulgaristan Türkleri ve Pomaklar, Sıpların zulmünden kaçan Boşnaklar, Saddam’ın zulmünden kaçan Kürt ve Türkmenler, Ruslardan kaçan Gürcüler, Fatih döneminde İspanya’dan kaçan Eşkinazi Yahudileri, Hitlerin Zulmünden kaçan Avrupalı Yahudiler, yoksulluktan ve savaştan kaçan Afrikalı Zenciler, ülkemizde ırkçı ayrımcılığa uğramadan rahatlıkla ortak kültürel Türk oluşumunun içine sığınabilmişlerdir. Osmanlı Döneminde de devşirme ve hısımlık kurma nedeniyle çok sayıda gayri Müslim Rum, Ermeni, Sırp, Bulgar, Macar bu oluşumun içine katıldığı gibi, bir çok Türkmen aşireti Kürtleşmiş, aynı zamanda bir çok Kürt’te Türkleşmiştir. 

Avrupa’da Osmanlı döneminde bir kişi Müslüman olursa Türk oldu denirdi. Yine Osmanlı coğrafyasından Amerika kıtasına göç edenlere aslına bakılmaksızın kültürel benzerlikten dolayı El Türko denmiştir. 

Türk kültürünün izlerini tüm dünya coğrafyasında bulmak olasıdır. Dünyada bulunan yaklaşık 10 bin yıllık kaya yazıtlarının Avrupa ( Ertürks, Finlandıya, Macaristan, Belçika, İngiltere) , Anadolu ( Amasya ), Asya ( Kaya yazıtları ve Orhun yazıtları) ve Ortadoğu (Sümercenin) ve Amerika kıtasındakilerin, Türkçe olarak olarak okunduğunu başta Çin'ce olmak üzere 11 dil bilen Kazım Mirşan ( you Tube bakınız) iddia etmektedir. Dünya üzerindeki halı ve kilimlerin üzerindeki motif ve sembollerin çoğunlukla Türk sembolü olduğu söylenmektedir. Doğu Türkistan (Çin) de bulunan Mısır piramitlerinden eski davası piramitlerin Türklere ait olduğu söylenmektedir. Kazım Mirşan Türk Kültürünün dünyada kurucu kültür olduğunu anlatmaktadır. Yine ABD’li bir bilim adamı dünyadaki genetik( Asya, Avrupa, Afrika, Amerika)kodların Türkler üzerinde bulunması yanında, Türk kültürel yaygınlıktan da yola çıkarak ‘ilk insan Adem şayet bir dil konuşuyorsa Türkçe konuşurdu ‘demektir. 

Sonuç olarak Türk olmak etnik tarafı bulunsa dahi, etniksiyeden daha çok kültürel anlam ifade ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Atatürk'ün deyişiyle ' Ne Mutlu Türküm Diyene ' diyorum... 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aytekin bey,Pomaklar bir halktır,biraz aratırırsanız Pomak halkının slav etnik kökeninden geldiğini,konuştuğu dilin slav dil gurubunda olduğunu göreceksiniz.Pomaklar başlı başına bir halktır ve buna herkez saygı göstermek zorundadır.

Pomak 
 21.02.2012 15:08
 

yanılıyorsam lütfen düzeltin ama kimlik tanımlamalarında boşnaklar ve pomaklarıda rum ermeni, zaza çerkez süryani gibi alt kimlik grupları içinde belirtmişsiniz. Ben şahsen boşnak ve pomakların bir alt kimlik oluşturduğuna inanmıyorum. bizler Osmanlının çocuklarıyız ve Türküz bizi alt kimlikler arasında saymanzsanız memnun oluruz. Bir rum ve ermeniyle aynı satırda yer almak bile üzdü beni

aytekin yel 
 07.06.2011 9:52
Cevap :
Ben alt kimlik olarak söylemedim.. Kimse alt kimlik değil. Burada ortaya konan bir hısımlık akrabalık beraberlik sonucu oluşturmuş olduğumuz Türk Kültürel birliği ve Türk Milleti olmaktan bahsediyorum. .. Kimse öteki değil eşit olarak katılımın bir parçasıdır. Oluşturulmuş olan kimlik Kazak , Kırgız, Özbek Türkmen , Çeçen, Boşnak , Çerkez, Kürt vs. tüm unsurların ortak bileşkesi.. Amariaka'yı ve Amarikan olamayı nasıl , İngiliz, Fansız, İspanyol, Afrikadan gelenler ve Kızılderililerin beraberce oluşturduğu gibi...  07.06.2011 11:55
 

Kürt'e Arab'a Çerkez'e... sen nasıl TÜRK dersin, Türk kabul edersin, bu ucube fikirleri nereden çıkarıyorsun, tarih ve ulusallaşma üzerine hiç mi ciddi bir eser okumadın, seni kınıyorum, ayıptır yaptığın...

bayram kaya 
 03.06.2011 14:27
Cevap :
sayın Bayram bey anladığım kadarıyla siz etnisiye üzerinden bir bakış açısına sahipsiniz. Tarihe iyi bakın Andolu'da bir sürü millet kaybolmuş , acaba onlar nereye gittiler. Böyle düşündüğünüz anlamda zaman ,hiç bir oluşuma fırsat tanımıyor. Zaman yeni milletler oluşturuyor. Oluşmuş olanları yok ediyor. Örnek mi Bulgarlar : Traklarla ve Bulgar Türklerinin bileşiminden bu günkü Bulgar Milleti , Türklerle Slavların karışımı Macarlar oluşuyor.. Demek ki bir kaç ulusun bir araya şu ve bu nedenle gelişmelerin sonucu yeni oluşumlar ve milletler ortaya çıkabiliyor. Türki ünsurların başka ırklarla karışarak yeni bir oluşum olduğu gibi başka unsurlarında Türklerle karışarak yeni oluşumlar ortaya çıkarması tarihin her sayfasında görürüz. Türkiyede yaşayan hangi etnisiyeden olursa olsun kültürel ırksal anlamda oluşturulmuş olan birlikteliğin bileşkesi Türk olmaktır. Tanımlama hangi Kültür dairesi içinde bulunursanız zaman sizi o yapar. Beni kınamanıza da gerek yok .  07.06.2011 12:50
 

Hayata bağlı, insan gibi yaşama dört elle sarılan ve insanı insan olarak görebilene ne mutlu. Ben şuyum, ben buyum diyerek, üretmeden tüketenler, bir gün bunun cezasını çekecekler. Selamlar...

Mesut KARİP 
 28.05.2011 17:25
Cevap :
Atatürk'ün 'üretmeden tüketenler başkalarının kölesi olur.. diyor. Esasında Türklük Kültürel anlamda sürekli üretilmesi ve aktarılması gereken bir çaba olmalıdır.  30.05.2011 1:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 68
Toplam yorum
: 98
Toplam mesaj
: 38
Ort. okunma sayısı
: 2728
Kayıt tarihi
: 31.01.09
 
 

Emekli uzman öğretmenim. Ege Üniversitesi Beden Eğitimi Bölümü ve A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster