Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Haziran '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
446
 

Türkü söyleyesim var bu gece…

Türkü söyleyesim var bu gece…
 

Bulaşmadığım pek bir aktivite kalmamıştır, bungy jumping gibi sonradan pıtırdayanları katmıyorum tabii ki işin içine…

Ama yine de, yetiştiğim yıllarda kız çocuklarına göre pek de aktif ve cesaretliymişim yani…

Çok iyi bisiklet sürerdim, saç tokamı toparlayacağım görüntüsü altında elsiz bisiklet sürebildiğimi gösterirdim ki bu arada hakikaten de saçları derler ve de toplardım, terazi burcu kadınıyım sonuçta, anlayan anlar!...

Sokağın sonunda bir meyil vardı, toprak bir yola çıkıyordu, dimdikti!... Cesur erkek çocukları o yamaç benzeri topak topak topraklı rampadan bisiklet ile aşağıya inerlerdi, çığlık çığlığa…

Aralarında bir tek kız vardı, bal köpüğü rengi uzun saçlı, mavi gözlü, çıtı pıtı bir kız, kendine epey büyük gelen kırmızı Bisan bisikletiyle rampadan inen…

Ayyy ne keyifti, içi boşalıyordu insanın, adrenalin denilen de bu sanırım!...

Mandolin çaldım, akordiyona merak saldım…

Çok güzel resim yaparım, heykel de çalıştım!

İzci de oldum…

Voleybolcu da, bu kısa boyuma inat!...

Ama işin özü, laf aramızda hiç birini sonuna kadar devam ettirmedim.

Sıkıldım mı, yelpazem mi genişti, yoksa istediğim her şeyi yapabilirim düşüncesinde miydim, ya da hiperaktiviteden mi kaynaklanıyordu tüm bunlar, inanın hali hazırda tek bir yanıtım yok bu konuda!

Çözemedim yani ben beni bu mevzuda…

Folklor da oynadım tabii ki, bunca aktivite arasında, ilkokul, lise ve hatta da üniversitede…

O davul sesi vardır ya gümbür gümbür, yüreğine vurur sanki insanın!

Folklor oynamışlığımdan mı severim davulu, zurnayı ve de türküleri, içimde mi vardır yakın bir şeyler, bunu da bilemiyorum ama “If you go away”, “Alta Gracia”, “Seasons in the sun” ile büyüyüp de, türküleri sevmek pek de açıklanamayan bir durumdu o dönemlerde…

Ya da seviyorlardı da, ifade mi etmiyorlardı?

Neyse…

Sanat müziğini pek de sevmem, hoş, rakı eşliğinde pek de güzel gider Müzeyyen Senar, Münir Nurettin Selçuk!..

Aaa, bir dakika, aile meclislerimizde Münir Nurettin Selçuk’un seslendirdiği çokça şarkı seslendirilirdi, sevgili rahmetli babam Güngör Bey, sevgili rahmetli dayım Yahya Bey ve sevgili diğer akrabalar tarafından, sesleri güzeldi, yorumları güzel…Yemek sonrası hanımlar ve çocuklar masadan koltuklarına taşınırdı, bir çocuk masada kalırdı, bilmese de şarkıların tamamını, seslere göre ayarlardı: Kalamıştannnnnnnnn….

Sarhoş mezesi yemek sevaptır diyerek az yemedim masadaki mezeleri, meyveleri dayım tarafından uzatılan çataldan…

Ne güzeldi o masada oturmak, ne keyifti…

Ama, demek ki alışık olmak değildir salt sevme nedeni, öyle olsaydı, sanat müziğini daha çok sevmem gerekirdi!

Özlemişim türküleri, ne zamandır gidemedim Türkü Bara, bir baktım ki mırıldanmaya başlamışım bu akşam mutfakta, “Ah bir ataş ver cigaramı yakayım…”…

Gaybana geceler… Yarım yamalak biliyorum, google’dan arayıp tamamını öğreneyim diyorum, çünkü çok seviyorum…

“Kız nereden geçeyim, hep tutmuşlar yolları”…

“Oyna, yansın cepkenin, yansın güneşten tenin”…

“Dağlarına bahar gelmiş memleketimin, görüşmecim yeşil soğan göndermiş, karanfil kokuyor cigaram”…

“Kaydır gubbak Cemile’m nasıl nasıl edelim de biz bu işi, nikahımızı kıysın ünlen gelip hoca Memiş de”…

Hoppa…

“Elma attım karşıya yuvarlandı çarşıya, şu Yozgat’ın kızları birer tabak turşuya… Narinarinam… Narenni…(Es) Dön dön dönelim, sırtı sırta verelim”…

Her birini yazsam sıkılır artık okuyan, yazmasam gücenir mi acaba türküler?

Bitlis’in beş minaresi gocunur mu, Sarıkamış türküsü?

Odam kireç tutmuyor alınır mı?

Hastane önünde incir ağacı ağlar mı, mavilim mavişelim gönül koyar mı?

Küsmez ki türküler, çoğu anonimdir çünkü, küsse küsse bireyler küser, türküler öyle içten, öyle naiflerdir ki, yakışmaz zaten onlara küsmeler…


Gülgün Karaoğlu
Haziran,25/08

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Mesela '' Değdi saçlarıma bahaaaaar gülleri...Nazende sevgilim yadıma düştüm ''. Mis gibi nihavend bir şarkı. Ben bu şarkıda hep ağlarım... Yok illaki türkü dersen '' Gesi Bağları ''....Sevgilerimle.

Meftun DİNÇEL 
 25.06.2008 18:47
Cevap :
Anlaştık, gesi bağlarını söyleyelim o zaman... Ağlamana kıyamam!... Sevgilerimle Meftun'cuğum...  25.06.2008 20:12
 

en güzel dakika ve zamanlarında yaşadığım ve birlikte olduğum tüm kızlar benden çok ufak boylu idiler...onlar ve ben hep mutlu olduk..

Sami Murat 
 25.06.2008 16:14
Cevap :
:)) Ne mutlu!... Sevgilerimle...  25.06.2008 19:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1319
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster