Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Haziran '09

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
511
 

Türkülerdeki sevdalar

Türkülerdeki sevdalar
 

Dsotum için bu resim...Doğa sevdalısıdır.


Türkülerimizdeki aşk üzerine sevda üzerine ne kadar çok şeyler yazıldığını ve söylendiğini hepimiz biliriz.
Yada tüm türkü sevdalılar bilir.
Bugün size ZAHİDEM adlı türkünün asıl hikayesini ve çıkış yerinden bahsetmek istiyorum.

Neden bu türkü derseniz can yoldaşım :) sırdaşım ve güzel dostum Saadet'e bir gün sorduğumda bu türkünün kendisini çok etkilediğini söyledi. Açıkcası çok fazla dinlediğim bir türkü değildi ama onun sayesinde onuda mp3 listeme aldım.

Bu yazımı yazmama neden olan kişiyi anlatarak devam edeceğim.

Onu size anlatmam gerek çünkü insan olmanın ve dost olmanın anlamını bütünleştirdiğim yeğane insanlardan biri.

İş arkadaşlığımızla başladı asıl tanışmamız sonra sofrasından yemek yedim, evinde misafir oldum bu kişi yani Saadet'i nasıl anlatırım diye epeyi düşündüm. Düşünmemden kasıt kendisini nasıl eksizsiz anlatırım diye.

Kaliteli bir insan
Duyarlı
Sağ duyulu
Dürüst
Soğuk , ama onun arkasına sıgındı sevecenliğini göstermesi çok sürmez.
Dost
Güzel insan
Sırdaş
Sadık karadeniz kızı.
Hani derler ya senin ipinle kuyuya inilmez diye, Saadet arkadaşım için gözüm kapalı inerim bilirim ki o bir şekilde gücüde yetmese dışarı beni çıkartır.

Çevremize baktığımızda insan olmanın asıl erdemlerinden biri olan dürüstlüğü kaybettiğimiz bu dönemde sığındım tek dostum odur...Burdan ona iyiki hayatıma girdin diyorum ve onu sevdiğimide burdan söylesem :) abartmamış olurum demi...

****

Zahidem Türküsü hakkında yaptığım araştırmadan büyük bir aşkın ve kavuşulmamış sevdanın ağlanarak dile gelişini gördüm. Eskiden sevdaları yaşamak daha bir duyarlı ve güzelmiş.

TÜRKÜNÜN HİKAYESİ


Aşık Arap Mustafa 1901 yılında Çiçekdağı`na bağlı “Orta Hacı Ahmetli” köyünde doğmuş. Ailesini çok küçük yaşlarında kaybetmiştir. Mustafa 10 yaşına kadar bir akarabasının yanında, yetim ve öksüz olarak büyümüştür.

Mustafa`nın babası, o zamanlar, o yörede, düğünlerde derneklerde oynanan “Koca Oyunu” adlı oyunda “Arap” rolünü oynarmış. Mustafa`yada babasından ötürü Arap lakabı takılmış çevresinde “Arap Mustafa” adıyla tanınmıştır. Yetim ve öksüz kalan Arap Mustafa 10 yaşında Yukarı Hacı Ahmetli köyünden Hacı Bürozade`lerden Mehmet`in yanında çiftçi olarak yetişmeye başlar. Zamanla çalışkanlığıyla, babayiğitliğiyle ve giyimine kuşamına özen gösteren yakışıklı ve mert bir delikanlı görünümüyle herkesin beğenisini ve taktirini kazanır. Bu sıralarda da Mustafa`yetişir ve askerlik çağlarına yaklaştığında da ağasının kızı olan Zahide`ye gönlünü kaptırır, fakat fakir ve kimsesiz olduğundan bu sevdasını bir türlü dile getiremez, sevdası içten içe hergeçen gün büyür.

Askerlik çağı gelen Arap Mustafa sevdasını söyleyemeden vatani görevini yapmak için askere gider, ama aklı deliler gibi sevdalandığı Zahide`sinde kalmıştır. Köydeki sevdiği dostlarına devamlı mektuplar gönderip Zahide`sinden haber almaya çalışır. En son haberde Zahide`nin başka birisiyle evlendirileceğini ve düğünününde bir hafta sonra olacağının haberini alınca, üzüntüsünden bu türkünün sözlerini şiir olarak söylemiştir.
Kimi yerlerde bu türkünün sözlerini Arap Mustafa`nın “Hektor” adında arkadaşının kaleme döktüğü söylenir.
Sözleri besteleyen Neşet Ertaş`dır.
Arap Mustafa`nın bu büyük sevdasından dolayı, zamanla ismi “Aşık Arap Mustafa” olarak anılmaya başlanmıştır.

Türükünü Orjinal Hali:

Zahide’m kurbanım n’olacak halim
Gene bir laf duydum kırıldı belim
Gelenden gidenden haber sorarım
Zahide`m bu hafta oluyor gelin
Ezeli de deli gönül ezeli
Çiçekdağında döktü m’ola gazeli
Dolaştım alemi gurbet gezeli
Bulamadım Zahide’mden güzeli
Gurbet ellerinde esirim esir
Zahide’m kurbanım hep bende kusur
Eğer anan seni bana vermezse
Nemize yetmiyor el kadar hasır

Daha sonradan okuduğum kadarıyla herkesin hayatında bir Zahide gibi kavulmamış sevdalar olduğundan orjinal türkü sözlerine bazı dörtlükler eklenmiştir.
Bu ilave olan dörtlüklerden de en çok hoşuma giden büyük türkü üstadı Neşet Ertaş'a ait olanı. Bir çok ropörtadında çocukluk aşkını ailesi istetmeye gittiğinde çalgıcısın diye verilmemiş. O zamandan beri anladığım inanılmaz bir sevda yarası olarak kalmış.

Büyük türkü üstadı Neşet Ertaş sesinden türküyü dinlemek isteyenlere.

ttp://www.dinlesene.gen.tr/1845/Neset-ErtasZahidem


Selamlar ve sevgilerini gönderdi Gelincik tüm okuyan dostlara.

GELİNCİĞİN DÜŞLERİ

Türkünün Hkayesi


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 110
Toplam yorum
: 601
Toplam mesaj
: 63
Ort. okunma sayısı
: 2043
Kayıt tarihi
: 18.10.08
 
 

Kendimle ilgili ne yazabilirim diye düşündüm uzunca... Aslen Malatyalıyım.. İstanbulda yaşıyorum ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster