Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ocak '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
500
 

TÜSİAD'la Halk Arasındaki Yaman Çelişki

TÜSİAD'la Halk Arasındaki Yaman Çelişki
 

...


Bugün, güzel bir soğuk vardı ve dışarıdaydım. Günlerdir lodos olan hava, herkesi sersemletti... Caddede hala bitmemiş ve ne zaman biteceği belli olmayan metro şantiyesi… İnsanlar caddenin ortasındaki şantiyenin yanından kendilerine yol bulmaya çalışarak, acele ile bir yerlere koşturuyorlar.Yüzlerine dikkatle baktığımda sanki hepsi mutsuz gibi. Yüz ifadeleri aşağıya doğru sarkmış. Mevsim, nergis zamanı. Mis gibi nefis kokularını salıyorlar. Simitçi fırınlarından buram buram simit kokuları, kuruyemişçilerdense leblebi ve kahve kokuları geliyor. Bunlar bizi mutlu etmeye yetmiyor, yetemez de artık. Neden bu kadar mutsuz duruyor, bu insanlar? Gerçeği bildikleri için mi, yoksa gerçeği bilemedikleri için mi?

Nedir gerçek?

Gerçeği olduğu gibi biliyor muyuz?

Ya da gerçeği olduğu gibi algılayabiliyor muyuz?

Gerçekle bağlantımız hangi noktadan sonra kopuyor da, kendimizi sisler bulvarının ortasında, bir adım ötemizi göremiyecek halde buluyoruz?

Duygular mı gerçeği kaybetmemize yol açıyor?

Duygular akla egemen olduğunda, mantık tamamen devreden çıkıyor…

Mantık devreden çıkınca da, kendimizi kaybedip, şartlanmış hallerde dolaşıyoruz.

Pavlov’un köpeğini bilirsiniz: Daire şekli gösterildikten sonra ödüllendirilen köpek, iki daire şekli gösterildiğinde cezalandırılmaktadır. Şekillere göre neler olabileceğini öğrenen köpek için sorun yoktur, ta ki iki daire yavaş yavaş birbirine yaklaştırılarak elips biçimine dönüştürülünceye kadar. Elips gören köpek önce huysuzlanır, sonra saldırganlaşır ve tüm bilgisini yitirdiğinde de her şeye tepkisiz kalarak, içe kapanır. Öğrendiklerini unutur. Artık berraklığın yerini bulanıklık almıştır. Bizim de gerçekle ilişkimiz biraz buna benziyor. Hangi tavır geleceğe ilişkin düş ve hazırlıklarımızın bir anda yok olup gitmesine yol açacağını bilememezlik, durumu zorlaştırmakta.

Kan ve intikam ortamında, gerçeği aramak da buna benziyor, işte.

Bir zamanlar vicdanı, vicdansızlıklar gördüğünde harekete geçmeyi becerebilen toplum, bulanıklık içinde gerçeği bildiğini sanarak, vicdanı körebiliyor.

Tuhaf olan şu ki; başka vicdan sahibi sivil toplum kuruluşları kalmamış gibi; TÜSİAD ölümleri durdurun diyor. Ortam berraklaşmalı, aydınlanmalı. Sadece basit bir vicdan sorunu ile yapılmalı.

Artık ağlamamak için yapılmalı. Ağlamamak için silahlar susmalı, diyor. Hiçbir zaman “öteki”leştirilmemiş olan, o, diyor. Bunu vicdanı olan herkesin görebilmesi ve diyebilmesi gerekir. Hem de gerçek en çok onlara dokunduğu halde…

Bu acıyı derinden hisseden ve ağlayan toplum neden istemiyor? Bu sizce de garip bir paradoks değil mi?

Yok olan insanlar ve uçan milyar dolarlar… Neden kalkınmamız için harcanmasın? O yok olan milyar dolarların ülkeme harcandığını ve nasıl kalkınacağını düşündükçe, kahroluyorum.

Neden farklılıklara bu kadar tahammülümüz yok, karşısındakinin farklı olduğunu bilmek bizi korkutuyor mu? Tam tersine herkes farklılığını sonuna kadar yaşayabilmeli ki, birbirimize bir şeyler katabilelim. Onların farklılıkları, örneğin en basitinden, mutfağını ne kadar sevdik; kebaplarını, lahmacunlarını, çiğ köftelerini.. Bize zenginlik sundular…

Bu kadar basit olan bir istek ve gerçek nasıl oluyor da sisler bulvarının ortasında kalıyor?

Neden hiç kimse bu sorunu çözmek istemiyor, kişisel çıkarlar için mi?

Ya toplum, nasıl körleşebiliyor?

Bizim hep ağlamamız mı gerekiyor? Ne zaman gülen bir toplum olacağız? Bizi temsil eden ağlayan çocuk portresi mi olacak hala?

Kan ve intikam neyi çözdü ki, bunca yıl, hala bundan çözüm bekliyoruz.

Anlayamıyorum ….

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kan nedensiz yere akmıyor.Tüsiad ülkemiz insanlarının %90'ında var olan bir anlayışı sergiliyor."Karnınız aç olsun ama siz yine de gülümseyin" Kürt sorununda üçlü bir tablo var.Bir tarafta Ankaraya kadar Kürdistan hayali kuranlar(güneş batıdan doğarsa böyle birşey mümkündür)Diğer tarafta Kürtlere asla hiç bir hak vermeyecek olan yalancı "etle tırnak gibiciler" var.Ve bunların dışında sadece yapmayın etmeyin nolur diyen "70 milyon dilek tutan tavşan" var. Bu üçlü tablo aslında oyun.Siz birbirinizi yiyin biz de malı götürelim anlayışı var.Halk uyanıp kendi düzenini kurmadığı sürece bu kanlı oyun sürecektir.Bugün PKK yarın başka birşey.

Kerim Korkut 
 17.01.2010 14:35
Cevap :
Merhaba, bu ülkede ne zaman oyun-lar bitti ki? Hep oyun vardı. PKK'da artık yolun sonuna gelindi diye düşünüyorum. Onlar da bittiler, nihayet işin kanla temizlenemeyeceğini anladılar. Herşey demokratik yolla olmalı. Kimsenin bu ülkeyi parçalamaya gücü yetemez. Teşekkürler katkınız için, selamlarımla...  20.01.2010 11:16
 

KORKU,KORKU YALNIZLIĞA DÜŞTÜ.DUYGULAR HAYALLER DONDU,YAŞAM NEYDİ?GÜLMEK NASIL BİR ŞEY?YARIM DOYDUK,YARIM GÜLDÜK ŞİMDİ O DA KALMADI.AĞLAMAK KİME YAKIŞIR Kİ,HELE ÇOCUĞA... CANIM YÜREĞİNE KALEMİNE SAĞLIK

zirve özden özpınar 
 06.01.2010 8:44
Cevap :
Canım arkadaşım bu yorumun ne kadar güzel, şiir gibi, güzel ve hakkaniyetli ruhunu yorumuna yansıtmışsın. Korku cumhuriyeti olduk Özden'cim. Sağol katılımın için, sevgilerimle:)  06.01.2010 10:59
 

Ne güzel anlatmışsın, Sevgili Nilüfer. Herkesin bu konu üzerinde düşünmesi gereken zaman çoktaaan geldi, değil mi? Sevgilerimle...:))

sufi-su /Emel Yeşilkayalı 
 05.01.2010 20:20
Cevap :
Evet arkadaşım hem de çoktaaan geldi, sağduyu ile duyguların esiri olmadan düşünmek gerekiyor. Hepimizin iyiliği için. Katılımın için çok teşekkür ediyorum:) Sevgilerimle:)  06.01.2010 10:56
 

Güzel bir soğuk vardı... Sözün iyice güldürdü beni.Bugünde burada muhteşem soğuk vardı sabah. Yataktan kalkmadım işe gitme vakti gelene kadar:)

yekruseha 
 05.01.2010 8:36
Cevap :
Sen de beni çok güldürüyorsun:))) Yorumun:)) Kaç haftadan beri berbat bir lodos vardı, hiç sevmiyorum o havayı. Dün dışarı çıkınca ayaz öyle iyi geldi ki. Sizinki kadar "muhteşem" olmasa da güzeldi işte:))  05.01.2010 13:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 246
Toplam yorum
: 1381
Toplam mesaj
: 276
Ort. okunma sayısı
: 1002
Kayıt tarihi
: 15.02.08
 
 

..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster