Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mart '20

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
24
 

Tüsiad Tarım Raporu: ARGE?

Aslında başlık “Tüsiad’ın Tarım ve Gıda 2020 raporunda (Rapor) ARGE sınırlı ele alınmış” olmalıydı. Raporda konu edilen “1: Piyasa Yapısı-Örgütlenme, 2: Katma Değerin Artırılması, İnovasyon ve Dijital Tarım, 3. İklim Değişikliği, 4: Lojistik ve 5: Destekler “başlıklarında… 2. “Katma Değerin Artırılması, İnovasyon ve Dijital Tarım” dosyası ARGE açısından irdelendiğinde, bazı konulara değinmenin yararlı olacağı beklenebilir.

Tüsiad’ın önceki raporlarının Türk tarımındaki yönlendirici strateji-politika önerilerinin benimsenmesindeki yüksek oran olgusu çerçevesinde, şu anda tarımımızda acil olarak el atılması gerekli, ARGE sorunlarını birlikte irdelemekte yarar olsa gerek.

Artan dünya nüfusu, artmakta olan kişi başına düşen günlük kalori gereksinimi, küresel ısınma gibi olgular, tarımda sürdürülebilir bir arayışı gerektirmektedir. Bu durumda Raporda da değinildiği gibi “  …ülkeleri geleneksel tarım politikalarını gözden geçirmeye ve tarım teknolojileri, dijitalleşme, araştırma-geliştirme faaliyetleri, dış ticaret ve verimlilik/katma değer odaklı yeni tarım politikası araçları geliştirmeye yöneltmektedir”. .. temel çıkış noktası olan üretim sürecinde yaşanan sorunların çözümüne yönelik olarak kamu-özel sektör-üniversite işbirlikleri somut projeler üretebilecektir.

Raporun yazım aşamasında, tarımın uygulama alanı Tarım ve Orman Bakanlığından 3. Tarım Şurası sonuç bildirisi[2] (Bildiri) yayınlandı. Bitkisel üretimden hayvan sağlığına, desteklemeden gıda güvenliği ve güvencesine, orman hukukundan balıkçılık ürünlerine, tarımda teknolojik dönüşüme kadar çok geniş bir yelpazede kısa, orta ve uzun vadeli stratejilerin belirlendiği bu bildiri, tabiiki tarım stratejileri ve politikaları için çok değerli bir kaynak oluşturur.  

Raporda “Küresel olarak ekilen arazilerin artmadığı, hatta kimi ülkelerde azaldığı bir dünyada, öngörülen %15’lik üretim artışı kuvvetli şekilde verim artışı ile sağlanmak durumundadır”denilmektedir. O nedenle bu yazıda yalnız verim artışını ele alarak Rapor ve Bildiride verim artışında en etken öge ARGE konusunun nasıl ele alındığına bir göz atalım.

Önce bu konuda bir durum saptaması yapalım. Bitkisel üretimde verim, tohum başta olmak üzere, gübre ilaç gibi girdilerle yönlendirilir. Peki bu tohumun Türkiye’de ki durumu ne[3]?

Türkiye yaklaşık bir milyar dolarlık tohumluk varlığı ile dünya sıralamasında 11. sırada yer almaktadır. Tohum ithalatçıları sıralamasında da yine 11. sıradadır. İhracatta ise maalesef ilk 20 ülke arasında yer alamamaktadır. Bunun ana nedeni, yurtdışında da kullanılacak yeni çeşitlerin henüz ıslah edilememiş olmasıdır. Şu anda çiftçimizin ektiği tarla bitkileri çeşitlerinin %25’i, sebzede çeşitlerinin %4’i, meyvelerde çeşitlerinin %49’i yerlidir.  Yurtdışı kaynaklı tohumlar koruma altında olduğundan yüksek miktarlarda royalite-ıslahçı hakkı ödenmektedir. Koruma* altına alınan 1067 çeşidin %42’si yerli, geri kalan %58’i yabancı uyrukludur. Maalesef söz konusu çeşitlerden %0,8’i üç üniversiteye aittir.

Tagem’in 2019 yayını “TOHUMCULUK SEKTÖR POLİTİKA BELGESİ 2018-2022” de “Türkiye’ye yurtdışından çok sayıda çeşit girmesinin önünü kesmek istiyoruz. Çünkü yerli firmalar mevcut az sayıdaki tescilli çeşitlerde kendi istedikleri piyasa payını alamadıkları için, kendilerine ait çeşitleri olması adına, yurtdışında çok fazla çeşit getiriyor” denilmektedir (tabiiki yüzbinlerce dolar ıslahçı hakkı-royalite ödeyerek!). Devamla “yeni çeşitlerin ıslahı için ihtiyaç duyduğumuz model, batıda olduğu gibi üniversite, özel sektör ve kamu araştırma enstitülerinin iş birliğidir” denilmektedir. Yani tohumculuğumuzda, yeni çeşit geliştirme konusu başta olmak üzere, acil bir araştırma stratejisi geliştirilmesi ve uygulaması gereksinimine değinilmektedir.

Var olan sorunlar çerçevesinde, tarım ve gıda sistemleri kaçınılmaz olarak değişmek ve dönüşmek zorundadır. Raporda “söz konusu iyileştirmelerin yapılabilmesi için özel sektör, kamu sektörü ve bilim dünyasının iş birliği de önem kazanmaktadır” denilmektedir.

Bu ifade, tarımsal araştırma alt yapısı için bir strateji önerisi beklentisini çağrıştırıyor. Ancak raporda “Birleşik Krallık’ta sekiz araştırma üniversitesinin bir araya gelerek oluşturduğu N8 Araştırma Ortaklığı projesi” örnek olarak veriliyor. Halbuki siz, dünyada imrenilerek izlenen bir özel sektör, kamu ve üniversite iş birliği ile sağlanan araştırmalar sonucu tarımsal ihracatını ikiye-üçe katlayan bir Brezilya[4] örneği ya da benzeri bir strateji beklentisi içerisindesiniz. Bu ülke tarımsal ürün ihracatçı ülkeler sıralamasında 2000 yılında %3 payla 5. sırada iken, 2016 yılında %6 payla 3.lüğe yükselmiştir. Peki, bu nasıl gerçekleştiriliyor? Karşımıza, diğer ülkelerin genetik kaynaklarını da akıllıca kullanarak, Brezilya’yı tarımsal ürün pazarında liderler arasına sokan bir birimi, EMBRAPA (Brasileira de Pesquisa Agropecuaria - Brezilya Tarımsal Araştırma Organizasyonu) çıkıyor. İşte biz, Tüsiad Raporundan tarımsal araştırmalarımıza yön verecek bu tip veya benzeri somut strateji önerileri beklerdik.

İlginçtir, 3. Tarım Şurası sonuç bildirgesinde aynı konunun ele alındığını görüyoruz: 28. madde “Ar-Ge ve inovasyonda kaynakların daha etkin kullanılması için kamu, özel sektör ve üniversiteleri de kapsayacak yeni bir kurumsal altyapının oluşturulması”.

Ne var ki “kamu, özel sektör ve üniversiteleri de kapsayacak yeni bir kurumsal altyapının” oluşturulması, farklı bakanlık, kurumun birlikte çalışmasını gerektiriyor. O nedenle pek kolay görülmüyor. Brezilya’nın EMPRAPA’sını askeri yönetim döneminde kurmuştu!  

Nazimi Açıkgöz



[1]https://tusiad.org/tr/yayinlar/raporlar/item/10544-tarim-ve-gida-2020-surdurulebilir-buyume-baglaminda-tarim-ve-gida-sektorunun-analizi

[2]https://www.tarimorman.gov.tr/Haber/4207/3-Tarim-Orman-Surasi-Sonuc-Bildirgesi

[3]https://nazimiacikgoz.wordpress.com/2019/11/27/tohumculugumuzun-ana-sorununa-nihayet-el-atiliyor/

[4]http://blog.milliyet.com.tr/brezilya-tariminin-sirri-arge/Blog/?BlogNo=605287

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 112
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 508
Kayıt tarihi
: 04.01.12
 
 

1964 yılında Ankara Üniversitesini bitiren Nazimi Açıkgöz, doktorasını 1972 yılında Münih Teknik ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster