Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ağustos '07

 
Kategori
Halkla İlişkiler
Okunma Sayısı
584
 

Tut ki benim için sen bir çatlak testisin

Tut ki benim için sen bir çatlak testisin
 

Çatlak testi ya da kova öyküsünü bilir misiniz?

İsterseniz önce bir okuyalım. Sonra ne konuşacaksak konuşuruz..

***

“Çin'de bir adam, her gün boynuna dayadığı kalın sopanın iki ucuna astığı testilerle dereden su taşırmış evine.. Bu testilerden birinin yan kısmında çatlak varmış... Diğeri ise hiç kusursuz ve çatlaksızmış; ve her seferinde bu kusursuz testi adamın doldurduğu suyun tümünü taşır, ulaştırırmış eve..Ama her zaman boynunda taşıdığı testilerden çatlak olanı eve yarım; diğeri dolu olarak varırmış iki
sene her gün bu şekilde geçmiş. Adam her iki testiyi suyla doldururmuş ama evine vardığında sadece 1, 5 testi su kalırmış... Tabi ki kusursuz, çatlaksız testi vazifesini
mükemmel yaptığı için çok gururlanıyormuş. Fakat zavallı çatlak olan kusurlu testi, çok utanıyormuş. Doldurulan suyun sadece yarısını eve ulaştırabildiği için de çok üzülüyormuş. İki yılın sonunda bir gün, görevini yapamadığını düşünen çatlak
testi, ırmak kenarında adama şöyle demiş:

"Kendimden utanıyorum. Şu yanımdaki çatlak nedeniyle, sular eve gidene
kadar akıp gidiyor.." Adam gülümseyerek dönmüş testiye; "Göremedin
mi? Yolun senin tarafında olan kısmı çiçeklerle dolu.

Fakat kusursuz testinin tarafında hiç yok. Çünkü ben başından beri senin kusurunu, çatlaklığını biliyordum.. Senin tarafına çiçek tohumları ektim.. Ve her gün o yolda ben su taşırken, sen onları suladın.. 2 senedir o güzel çiçekleri
toplayıp, masamı süslüyorum. Sen kusursuz olsaydın, o çatlağın
olmasaydı evime böyle güzellik ve zarafet veremeyecektim" diye cevap vermiş.

Aslında hepimiz birer çatlak testiyiz Her birimizin kendine has kusurları vardır.

Fakat sahip olduğumuz bu kusurlar ve çatlaklardır hayatlarımızı ilginç yapan, mükafatlandıran, renklendiren..

Etrafımızdaki her kişiyi, oldukları gibi kabullenin.. Onlardaki kusurları değil, içlerindeki güzellikleri görün.”

***

Eğriler olmasa doğruları nasıl anlayacaktık.

Sular olmasa köprünün kıymetini mesela.

Mesela çatlak kovanın yetiştirdiği gülleri bir düşünün.

Şimdi tutup depoya mı atmalı?

Hayır, ne gerek var.

Benim için en güzel yanın suyolunda olman.

Kırılırsan da orda kırılıp kalmandır.

Hâlbuki sen şimdi suyu sızdırıyorsun.

Keşke daha da sağlam olabilseydin ya.

Olsun böylede iyisin.

Hiç olmazsa geçtiğin yerdeki çiçekler senden yararlanıyor.

Gül yetişiyor güller yetişiyor.

Önemli olan senin gibi kırık bir testiye tahammül edip atmamak.

Ondan yararlanıp güllerin yetişmesini sağlamaktır.

Tut ki sen benim için bir kırık testisin.

Seninle daha çoook gül yetiştireceğiz.

Yetişmiş güllere su taşıyacağız.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Demek öyküler var sitelerde. Bundan sonra daha dikkatli olmalıyım. Bu anonim öyküyü de sahiplenmedim, aynı konuyu işlemiştim. Sadece benim işleyiş tarzımı beğenmediğiniz için mi bir de siz işlediniz, diye merak ettim. Ama cevabınız pek tatmin edici olmuş. Artık merak etmiyorum. Ferdi Tayfur'u dinleseydim ''MERAK ETME SEN'' şarkısını, bu kadar merak etmemem gerektiğini bilirdim. Neyse kusura bakmayın artık.

Mustafa Mumcu 
 28.08.2007 12:40
Cevap :
Mustafa Bey inanın yorumlarım da zaman zaman arkadaşlara karşı mahçup duruma düşüyorum. İki satır yazıyla o birikimli dolu yürekleri anlamak çok güç. Anlatabilmek de öyle. Bu durumda yazan arkadaşlarımın yüksek anlayışları imdadıma yetişiyor. Eksiklerim olursa düzeltiyorlar diye de mutluyum. Bazen aynı tarzda aynı duyguları içeren yazılar çakışabiliyorlar. Bu anlamda sizi kırmışsam üzgünüm. Kusura bakmayın. Teşekkür ederim.  28.08.2007 20:10
 

Benim 1 ay önce yazdığım konuyu tekrarlamanız, sizin sadece yazdığınız ama bu sitede yazılanları okumak için zaman ayırmadığınızı mı gösteriyor? Yoksa yazılanları beğenmediğiniz için siz mi daha iyisini yazmayı deniyorsunuz? Bu yazınızı okuyunca biraz da şaşırdım. http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=54697

Mustafa Mumcu 
 28.08.2007 10:38
Cevap :
Bir defa çatlak kova öyküsü meşhur bir öyküdür. Onlarca insan alıp konu edinmiştir. Sizin tek başınıza sahiplenmenize anlam vermek çok güç. Böyle öyküler anonim haline gelmiştir. Sitelerde istediğiniz kadar öykü vardır. O halde sizin bunlardan haberiniz yok anlamı çıkıyor. Siz alıp yazdınız diye size mal edilebilir mi?Yazılarınızı takip ediyorum. Yorumuz için teşekkürler...  28.08.2007 11:56
 

bu hikayeyi biliyordum. Ama yine okudum çünkü en sevdiğim hikayelerdendir. Kaleminize sağlık.

Tülay TERZİOĞLU 
 27.08.2007 17:02
Cevap :
Her çatlak olan, eski olan atılmaz yararlanır demek için yazdım. Ya da birbirimizin hatalarından yararlanmalıyız demek istedim. Çok teşekkür ederim....  27.08.2007 17:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 574
Toplam yorum
: 543
Toplam mesaj
: 38
Ort. okunma sayısı
: 883
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Samsun Yazarlar Derneği (Kurucu) Başkanı. 12 kitabı neşredildi. Türk Güreşinin Sembol ismi Yaşar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster