Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ekim '11

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
1224
 

Tutsak gerçek / Özgür düş

Tutsak gerçek / Özgür düş
 

Benzer görünüm. Tutsak gerçek (alt taraf) / Özgür düş (üst taraf)


Gerçeğin, sevginin ve barışın

Tutsak düşüp düş gördüğü yer ve zamanlarda

Gitmek isteyip de gidemediğimiz yol

Sanki uçsuz bucaksız, sarp ve karanlık

Üstelik de çıkmaz sokaklara giden gibidir.

 

Söylemek isteyip de söyleyemediğimiz söz

Sanki dilimizin varmadığı

Ve binlercesi arasında

Türküsü, şarkısı ve şiiri henüz yazılmamış

Olan gibidir (*)

Duymak isteyip de duymamış gibi yaptıklarımız da; Sanki lâl şarkıcılar için yazılmış içli birer beste gibidir.

Ve yazmak isteyip de yaz(a)madıklarımız; Sanki içimize atıp orada sakladıkça daha da zenginleştiğimizi sandıklarımız ya da başımıza bir şey gelir diye korktuklarımız gibidir.

Yüzeysel gerçeklerin sabun köpüğü banyosu sonrasında, lunapark çıkışlarında, dönmek isteyip de dönemediğimiz yüzlerse sanki birer yıkık çocuk bahçesi gibidir. 

 

Ya dokunuşlarımız?

Ovuşturmak gibidir çoğu kez bir kumaşı

Değerini sınamak istercesine, o bilinen hareketle

İşaret ve başparmak arası... 

 

Kırmak isteyip de kıramadıklarımız ise

Kumu, kili saf mı saf, ince mi ince

Kristal bardaksılar gibidir.

 

İsteyip de gidemediğimiz yerler, kişiler, söyleyip duyamadıklarımız, yazmak isteyip de yazamadıklarımız, dokunamadıklarımız ve kıramadıklarımız vb. yaşam boyu hiç kapanmayan yaralar olarak kalır bazen belleğimizde... Yerli yersiz her anımsa(n)ma da, benzeşen her olayada ince ince yeniden kanayarak...  Çünkü "aklın erken ya da zamansız öldürdükleri, yürekte amansız dirilir"(**)

 

Oysa düşlerin, sevginin ve barışın

Gerçeği gördüğü, özgür yer ve zamanlarda

Her yol aydınlıktır,

İyi-kötü bir yerlere çıkar.

Her söz amacı belli

Ve binlercesi arasında

Türküsü, şarkısı ve şiiri yazılmış olan gibidir. 

 

Duymak isteyip de duyduğumuza sevindiklerimiz içli yüreğimize ve sımsıcak ruhlarımıza yazılı güzel birer beste gibidir.

Yazmak isteyerek yazdıklarımız dışarıya verdikçe, paylaştıkça zenginleştiklerimiz ve korkularımızdan arındıklarımızdır.

Katı gerçeklerin demir soğukluğunda, zor anlarında yardımına koştuğumuz temiz kalpli sevecen yüzler, teşekkürü borç bilirlerken, onarılıp gönenmiş birer çocuk bahçesi gibidir.

Dokunuşlarımız ise, içten, masum, telâ şsız ve hesapsız kitapsızdır. 

 

Yaşamın ve zamanın debisi bazen sertleşen

Hoyrat akış anlarında kıramadıklarımız ise,

Saf kristal bardaklar değil

Yine de yolu açık olsun umuduyla

Güzellikleri kendi içinde, derinliklerinde saklı olan

Gerçek hayatlardır!

 

Düşlerin, sevginin ve barışın gerçeği gördüğü, özgür yer ve zamanlarda yaralar oluşmaz belleklerde ve bakılmaz pek geriye hayatta, çok da gerekmedikçe!  yara kalmaz belleğimizde,,,    yara  

Ve öyle ya da böyle... Her iki durumda da "hayat su gibi akıp geçer"!

Yatağındaki nemdir kalan.

Bir süre sonra o da buharlaşır gider!

Yine de bir hoş seda kalmalı şu baki gök kubbede...

İ.Ersin KABAOĞLU,

4 Ekim 2011 

Gerence körfezi, Karareis Koyu, Karaburun

(*) "Kaybedeceğini bile bile neden mücadele ediyorsun dedi, öleceğini bile bile yaşadığını unutmuştu o an... Bozmadım..." (Ö.Asaf)

(**) Paul Auster'e ait bir sözdür.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ve okuduğum bu yazı, güzelliklerin gelecekteki habercisi,yüreklerde gizli,söylenmemiş destan gibidir.

Kerim Korkut 
 18.10.2011 20:15
Cevap :
Söylendi ya artık; " Çiçekler gülsün o zaman gökyüzüne / Aldırmasın artık bulutlara hüzünler. / Çoğalsın insanların gözlerinde / Aşk, dostluk ve sevgiler / Ve yüreklerinde umut..." diyelim mi değerli yazarım? İçten teşekkürler ve dostça selamlarımla...   19.10.2011 0:29
 

zincirlense de tutsak veya köle bir beden, düşleri, düşünceleriyle aslında hep mavilere kanat çırpan bir martı gibidir...yüreğine kalemine sağlık sevgili ersin, şiirin de öylesine uçuşuyor bembeyaz özgürce

ilke Veral Coşkuner 
 10.10.2011 3:16
Cevap :
Kırgınlıklar barışa, günler gecelere, tutsaklıklar özgürlüğe hasret biriktirirken, biliriz ki yine de karanlıklar susar aydınlığa! Bazen işte böyle, sesimin sessizliğinde ufuklar kaynadığında kıpkızıl, yazarak ışığa koşuyorum çığlık çığlığa... Bu çığlığa yorumunla eşlik edişine içten teşekkürler sevgili İlke, dostluk ve selam ile...   10.10.2011 10:26
 

''Deneme'' değil ve de olması mümkün değil...bu gözel şiiri büyük bir estetik haz ve hayranlıkla okudum...galiba bir kaç kez daha okuyacağım...saygıyla...dostlukla...eyvallah...

nedim üstün 
 09.10.2011 13:07
Cevap :
Özgün dizelerin usta kalemi, içten teşekkürler...Saygıyla...Dostlukla...  10.10.2011 9:55
 

'Hayatın ve sevincin kederi alt ettiği yer, kavganın ortasıdır. Ki umudun çiçeklenişi... Aşkın yengisidir bu!' Değerli dosta ince ruhuyla aynalı bir hayat diliyorum. Kırılmamanı diliyorum sert esse de rüzgarlarda...

yeşilsoğan 
 06.10.2011 23:32
Cevap :
özgürlüğe kavuşur kalan ömrün, tutsak düşüncelerden azat ettin mi kendini, işte o gün, mutluluğa yelken açtığımız gün olur. Ruhumuz bize döner tüm sıcaklığıyla, yeni bir hayat gibi bir bebek düşer kucağımıza, adını "ay"dan, ruhunu "güneş"ten ödünç arak... Kırılacaksak de birlikte kırılalım, onurluca ve güzel yarınlar adına büyük dost, güzel insan!  07.10.2011 10:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 355
Toplam yorum
: 3313
Toplam mesaj
: 251
Ort. okunma sayısı
: 2351
Kayıt tarihi
: 05.10.07
 
 

Samsun/Ladik doğumluyum. Çocukluğum ve ilk gençlik yıllarım babamın görevi gereği ülkemizin Orta ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster