Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ocak '10

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
1505
 

Tuvalet

Tuvalet
 

Sıradan bir yer olarak düşünülür tuvalet. Birçok kişi için genişliği ve küçüklüğü önemsiz bir detaydır. Öyle ki ev alırken veya yeni bir eve taşınırken insanlar tuvalete şöyle bir bakıp geçerler. Diğer odaların, salonun ve mutfağın işlevsel olması çok daha önemlidir onlar için. Aslında bu yazıyı ben tuvalette yazmalıydım, siz de tuvalette okumalıydınız. Şu aşamada dizüstü bilgisayarınızla tuvalete gitmeye kalkmayın yine de.

Evimde zaman zaman saklandığım gizli bir sığınak var. Tuvaletin kapısından girdiğim anda farkında olsam da olmasam da bir amaç var. Bayanların makyaj yaparken kafa dinlediği, günlük ihtiyaç karşılanırken şampuan ve deterjan kutularının arkasındaki abuk subuk içerik ve öneri yazılarını okuduğum, mantıksız gelen bilumum hayalleri keyifle kurduğum, gerçek anlamda yalnız kalabildiğim bir yer tuvalet. Sevmediğim bir misafir mi geldi, git tuvalete; eşimle mi tartıştın, git tuvalete; kafa mı dinleyeceksin, beş dakika mola, aynen tuvalete. Bilgisayarın Reset tuşuna benzetiyorum tuvaleti. Gün içinde sistemi sıfırlayıp yeniden başlatıyor. Hem fiziksel hem ruhsal olarak rahata kavuştuğum bir yer. Ne kadar samimi bir paylaşım, değil mi?

İnsan ister istemez kendisiyle yüzleşiyor o mekânda. Psikolojik açıdan bakarsak birçok intihar, özellikle kadın vakalar, tuvalette gerçekleşiyor. Neden? Ne bileyim ben! Kadınların tuvaletle aralarında anlaşılmaz bir ilişki var. Onlar daha duygusal bir boyutta yaklaşıyorlar. Bir erkek için tuvalet drive-through gibi bir şeydir, en azından benim için öyle. İhtiyacını gör, kapıyı çek ve çık istenmiyorsun artık… Kimi evlerin tuvaletlerine bakarak orada yaşayan ev halkıyla ilgili ilginç bilgiler elde ediyorum. “Anne abuk subuk süslere para verir mi?”, “baba ne tür jilet kullanır?”, “otellerden çalınan şampuanları ve muadilleri var mıdır?”, “banyoda istenmeyen tüylerden kurtulmak için deforme hale gelmiş kırk traşlık permatik var mı?”, vb gibi milyon tane gereksiz bilgi gözlerinizin önündedir tuvalette. Deli miyim? Cevap D, hepsi. Bir psikolog olarak genel tuvalet ortamının kişilik değerlendirme testlerine eklenmesini faydalı görüyorum.

Eski devirde tuvaletler evin dışında olurmuş, büyük ihtimalle koku ve hijyenle ilgili bir önlem. Fakat Avrupa’nın etkisi altına girdikten sonra evin içine dâhil edilmiş. Gerçi ondan önce Avrupa’da evlerde tuvalet bile yokmuş. Mesela Fransa’da kovayı altınıza çekip işlemi yaptıktan sonra camı açıp “forrrrr” (okunuşu bu şekilde) diye bağırıp sokağa dökerlermiş. Bu yüzden de bayanlar binalara yakın tarafta, erkekler de layığını bulsun diye kova menzilinde yürürlermiş. Tuvaletin evin içine alma hamlesi iyi mi kötü mü bilmiyorum ama kışın soğuğunda dışarı çıkıp tuvalete gitmek ayrı bir zulümdür.

Eskiden bu kadar platonik bir yer miydi tuvalet merak ediyorum doğrusu. Abdülhamit zamanında Fransız Kralı bilmem kaçıncı Louis için tuvalete altın bir lavabo yaptırılmış. Fakat Kral Louis işini bitirip suya sabuna dokunmadan çıkınca bizimkiler apışıp kalmışlar. “Kralım ellerinizi şöyle hafiften öfeleyiverseydiniz” demişler midir bilmiyorum fakat kral “yok canım, azıcık işedim” diyerek olayı savsaklamıştır büyük ihtimalle. Bizimkiler de olaya Fransız kalmışlar haliyle.

Fransız demişken bir de A la Franga işi var. Yani Frenk usulü tuvalet. Desteklediğim oluşumlardan birisi. Yayıla yayıla, keyif keyif yapıyor Frenk abim tuvaletini. Bizim Türk işi tuvalete de A la Turka olarak anılıyor. A la Turka dediğimizde müthiş bir manzara çıkıyor ortaya. Sağda sevimli görünen turuncu bir ibrik, çeşme, lastik banyo terliği, delik ve cambazlık yaparak işini görmeye çalışan ben! Hijyen, sağlık, vb gibi konularda bizim tuvaletlerin avantajı olabilir fakat bu konuda Frenk arkadaşları destekliyorum ( taharet musluğu şartıyla). Adama bak nelerle uğraşıyor diyebilirsiniz. Ben bilirim sizi, dersiniz. Deyin de zaten. Tuvaletten bahsetmek ayıpmış gibi yaklaşanlar var olaya. Amerika Başkanı Obama, Cristiano Ronaldo, Victoria’s Secret Modelleri (bu mankenlerin gerçekten tuvalete gittiğine inanmayanlar var) ve hatta Noel Baba da tuvalete girenler arasındadır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Son cümlenizden sonra aklıma birkaç şey geldi. Sevdiğimiz insanların ya da çok hoş bayanların hiç tuvalete gitmediğini düşünürüz. Bir paylaşım sitesinde "Güzel kızların k_k_sı pembe olur" diye bir grup kurmuşlar. Çok gülmüştüm. Ama yazınıza gülmedim :) Çünkü kesinlikle katılıyorum, Tuvalet çok önemli bir konu. Üzerine yazılacak yüzlerce konu da var. Malzeme de bol :) Ama bir cafede, tuvalete giderken bile "tuvalet" kelimesini kullanamıyoruz; lavabo, wc, hatta anlamsız bir şekilde bir dolu kelime kullanıyoruz. Düşünün artık ismini bile söylemeye çekindiğimiz bu özel yer hakkında kim çıkıp da tüm gerçekleri anlatacak acaba :) Bu blog başlangıç olsun, arkası gelsin ve "tuvalet" hak ettiği değeri alsın artık hayatımızda :) Emeğinize sağlık... Saygı ve sevgiler

Hezar Yokus 
 06.01.2010 15:12
Cevap :
O kadar yaz yaz,sonra yazınıza gülmedim diye yorum yazılsın. Tuvalete gidiyorum, biraz rahatlamaya ihtiyacım var:=) Elinize sağlık, ciddi bir konu olduğunu düşünmüyorum, sadece insanların yaşamından birşeyler yansıtan parçalardan biri. Mutfak gibi, araba gibi, sevgiler...  06.01.2010 15:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 364
Toplam mesaj
: 134
Ort. okunma sayısı
: 1971
Kayıt tarihi
: 03.10.06
 
 

Gözlerini kapat ve düşün: bir cümle kaç kişide farklı etki yaratır? Birbirimizi anlamanın gittikçe z..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster