Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Haziran '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
719
 

Tuzla: bir karabasana dönüşen ekmek kavgası

Tuzla: bir karabasana dönüşen ekmek kavgası
 

HÜSEYİN İBİR - 4 GÜNLÜK İŞ İÇİN CANINDAN OLDU


Tuzla... Eskiden çok sevdiğim, fırsat bulunca gitmek için can attığım güzelim yarımada...

Denize girerdik... Köfte yerdik... Minicik çarşısında gezerdik...

Hele denizden baktığınızda, sahile uyumlu, yeşillikler içinde evlere, çiçekli bahçelere imrenirdi insan..

Sonra tersaneler taşındı…

Denizden incecik bir toprak parçası ile ayrılmış tatlı su gölü kurudu, yeşillikler yok oldu…

Yarımadanın iki rengi vardı artık: eski Tuzla yeşil, tersaneler bölgesi kırmızı idi…

Eskisi kadar gitmez olduk .. Artık denize de girilmiyordu zaten...

Sonra müthiş bir hızla inşaat yapımı başladı… Her yerde müstakil evler, siteler, kooperatifler inşa edilmeye başlandı… Durmadan inşaat yapılıyordu… Yeşil daha da azaldı…. İki kat yetmedi, üç katlı evler yapıldı, 4 katlı evler yapıldı ….

Tesadüf işte.

16 Ağustos 1999 da bir tanıdığın evinin önünden denize girdik, yosun çoktu…

Ardından, aynı gece - takvimsel olarak 17 Ağustos 1999 da - 45 saniye boyunca sallandık…

Yaşam ve ölüm karşı karşıya geldi….

O ana kadar sürdürülen her çeşit faaliyet durdu.. Sadece yaşamı savunmak için çaba gösterildi günlerce.

Tuzla depremde Anadolu Yakası’nda en çok hasar gören yerlerden biri oldu..

Sonra yaşam yavaş yavaş normale döndü..

Artık belediye encümeninde kat ilavesi yapılmasına dair teklifler görüşülmüyordu .....

İnşaatlar durdu.

Deprem sonrası uzun yıllar olduğu gibi bırakılan o kadar çok bina vardı ki Tuzla’ da ..

Stok yapı fazlası en yüksek ilçesi idi İstanbul’ un .

Yapılan konutların çok büyük kısmı 2. konut özelliğinde idi.. Tuzla uzunca bir zaman yarım inşaatları ile, boş binaları ile - hele kışın - kasvetli ve bazı kısımları terk edilmiş izlenimi vererek kaldı …

Son yıllarda Mortgage Kredi sistemi ile her yerde olduğu gibi Tuzla’ da da inşaatlar aldı başını gitti gene…

***

Bu sürede tersaneler bölgesi faaliyette idi, alışmıştık artık oranın kırmızı toprak rengine…

İnsanlar iş buluyor, çalışıyordu ya artık o kadar da olacak ne yapalım deniyordu ..

***

Derken başka bir kırmızı görülmeye başlandı bölgede…

Birer ikişer iş kazaları duyulmaya başlandı ..

Aslında ta 1985’den beri ölümlü iş kazaları oluyormuş…

Ama kamuoyunun bu denli dikkatini çekmemiş giderek daha trajik olaylar sıkça duyulmaya başlandı…

Artık, ne zaman tersaneler bölgesinden geçsem içim daralıyor… Göz göre göre devam ediyor ölümler….

Öleni uğurluyor hala sağ kalanlar, ardından gene işe dönüyorlar …

Ta ki başka bir ölüme kadar..

Maden ocaklarında çalışan emekçiler gibi…

Bu ne zahmetli, ne korkunç, ne insanlık dışı bir süreç ...

Sanki sanayileşmenin ilk başladığı yıllar gibi..

Ölen ölür, kalan sağlar iş başına …

***

En son olay üç gün önce yaşandı..

8 Haziran’ da akşam saat sekiz sıralarında…

Hüseyin İBİR … Genç bir adam, 29 yaşında …

İşe girmek için çok uğraşmış üstelik, yakınları çabalamış, demek ki ya işsizmiş, ya da daha kötü koşullarda çalışıyormuş…

Çelik Tekne Tersanesi’nde işe başlayalı 4 gün olmuş…

Alesta Denizcilik taşeron şirketinde çalışıyormuş..

Vinga isimli kuru yük gemisinin kargo tankı bölümünde boya yapıyorlarmış. Patlama meydan gelmiş..

Boya tabancasından çıkan bir kıvılcımın patlamaya neden olduğu söyleniyor. Ardından da yangın çıkmış.

***

İşçilerden Hüseyin İBİR parçalanarak ölüyor..

Henüz 29 yaşında … 4 gün olmuş işe başlayalı… Genç bir adam..


Diğer işçi kendini bir şekilde dışarı atıyor… Süleyman KARGI ..

Ağır yaralı.. İleri derecede yanık..

Hastanede ölümle pençeleşiyor.. İki çocuk babası … 34 yaşında başka bir genç adam…

Dilerim yaşam kavgasını kazanır…

Çıkan yangına önce tersane itfaiyesi ardından Tuzla ve Kartal itfaiyeleri müdahale ederek alevler geminin tamamına sıçramadan kontrol altına alıyor..

Ambarlarda biriken yoğun duman nedeniyle mahsur kalan Hüseyin İBİR’ e ulaşılamıyor..

Duman tahliyesinden sonra içeri giren itfaiye erleri, genç işçinin parçalanmış cesediyle karşılaşıyor….

Başkaları da var yaralanan, onlar daha ucuz atlatıyorlar faciayı…

***

Sendikacılar açıklıyor: Hüseyin İBİR’ in ölümü 2009 yılının ilk altı ayındaki yedinci iş cinayeti…

Limter -İş Genel Başkanı Cem Dinç;

“ Basın ve kamuoyunun ilgisi, grevler ve artan denetimler sonucunda ölümlerde azalma olmuştu. Ancak bu kez de kriz başladı. Yaklaşık 20 bin kişi işten çıkarıldı. İş güvenliği ve işçi sağlığı uzmanları da işten atıldı. Ölümler de yine başladı. Tersanelerde üretim yoğunken de durgunken de durum değişmiyor. Sorun üretimin yoğunluğu ya da azlığı değil, sistemin kendisi...” diyor basına yaptığı açıklamada..

Tersane İşçileri Birliği Derneği' nin ( TİBDER ) açıklamasında da, geminin balans tankında boyama işlemi yapıldığını, boya işleminin hemen ardından işçilere burada sıcak çalışma yaptırıldığını, patlamanın tanklarda biriken gazın yoğunluğu nedeniyle gerçekleştiğini, boyamadan sonra tanklarda biriken gazın fanlarla tahliye edilmesi gerektiğini, ancak tersane patronunun fan kullanmadığını belirtiyor..

TİBDER diyor ki ;

" Bu tahliye işlemi tersane patronları için hem bir zaman kaybıdır hem de fanlar masraflıdır. Dolayısıyla gerçekleşen açık bir katliamdır"

***

Aynı tersanede geçtiğimiz yıl Haziran ayında Yılmaz ASLAN adlı işçi, elektrik çarpması sonucu yaşamını yitirmişti.

On gün sonra ise Ziyaeddin YARAŞIR adlı işçi, üzerine sac düşmesi sonucu yaralanmıştı.

Yılmaz ASLAN' ın ailesi ve Limter-İş Sendikası, iş cinayetine kurban giden işçinin çalıştığı taşeron firma Ergin Gemi'nin patronu Muhammed BAKAN hakkında dava açmıştı.

Mahkeme, Bakan hakkında “taksirle adam öldürmek” suçundan 3 yıl 10 ay hapis cezası vermiş, para cezasına çevirmişti.

Bilirkişi, mahkemeye sunduğu raporda;

“İşveren denetim yapsa, disiplini sağlasa bu kaza olmazdı” demiş, ana firma patronunun da suçlu olduğunu belirtmişti.

***

Güler yüzlü kapitalizm ( ! ) Tuzla’ da tersane patronlarına gülümserken, acımasız yüzünü işçilere göstermeye, dişlerini onlara geçirmeye devam ediyor…

***

TERSANELER BÖLGESİNDEN NE ZAMAN GEÇSEM BURNUMA KAN KOKULARI GELİYOR !!!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 397
Toplam mesaj
: 55
Ort. okunma sayısı
: 3330
Kayıt tarihi
: 25.12.08
 
 

İnşaat mühendisiyim. İTÜ mezunuyum.   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster