Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ekim '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
636
 

Tv'deki sessiz gemi

Tv'deki sessiz gemi
 

Dizi filmlerden gına geldi diyenlerimiz çoktur. Bende buna katılıyorum. Ama öyle bir sezon başladı ki hakikaten çok kaliteli oyuncu kadrosu, güzel senaryolar ve başarılı yönetmenlerle gayet gerçekçi diziler çekiliyor. Ne mutluluk ki üniversiteden çoğu arkadaşıma da ekranlarda rastlıyor ve memnun oluyorum. Ertelenmiş Hayatlar, Elveda Derken, Bıçak Sırtı, Kuzey Rüzgârı ve daha ismini hatırlamadığım birçok dizi var. Lakin bu gece yeni bölümüyle tanıştığım “Sessiz Gemiler” isimli dizi film beni ve ailemi çok etkiledi. Ağlamak kelime mi hepimiz ihtiyarlığımızı düşündük. Başımıza gelebilecek kötü olaylar üzerine tahminlerde bulunduk. Aşk, aile bağları, sonsuz sevgi ve ölüm gibi konularla neredeyse depresyona giriyordum maazallah.

Bu kadar etkilenmeden sonra aklıma bir soru takılıyor hemen benim. Televizyon kadar yaşamımıza yerleşmiş, nerdeyse aile bireylerden daha çok kulak kabarttığımız bu aracın içine doldurulan hayat sahneleri içimize nüfuz edecek kadar gerçek olmalı mı? Peki, daha pozitif ve huzur verici belgeseller tercih edilse, eğlenceli ama cıvımamış renkli programlar yapılsa daha güzel olmaz mı? Birebir yaşanmışlıklarla dolu görüntülerle işten yorguna argın gelen insanları, hayatını, ekmek parasını kazanma gayesiyle koşturup duran birazcık olsun şenlenmek babında ekrana bakan insanları üzmemek gerekiyor bence. Zaten haber kanallarıyla tüm çıplaklığıyla her şeyden nasibimizi alıyoruz. Bu kaliteli yapımları sinemalarda görmek tiyatrolarda izlemek daha uygundur kanımca. Çünkü hangi kanala geçersek geçelim illaki bir dizi film ile karşılaşıyor ve kendimizi izlemekten alıkoyamıyoruz.

Bu “eğlence kutusu” adıyla evimizde özellikle akşamları kilitlenerek dikkat kesildiğimiz makineden ağamla sesleri, hüzün, kan kokuları ve ölüm sahneleri uzaklaşsın artık diyorum.

*****

Hafızamdan gitmeyen; bahsettiğim dizideki – izleyenler bilirler- ihtiyar kadının sevgisini ve eşinin tam da ona çiçeklerle yaptığı sürprizin üzerine karşılaştığı ölüm anı etkisi ile bir şey hatırlatmak istiyorum. Zaman hakikaten su gibi akıp geçiyor, sevgimizi ertelemeden söyleyelim, yarına bırakmadan yakınlarımızın boynuna sarılalım. Ayrıca kaçınılmaz sonu ve vaktimizin sınırlı olduğunu vurgulayan bu muhteşem “sessiz gemi” şiirini de bir de benim aracılığımla okuyun derim.

SESSİZ GEMİ

Artık demir alma günü gelmişse zamandan,

Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;

Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,

Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli,

Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!

Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu!

Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;

Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.

Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,

Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.

Yahya Kemal Beyatlı

Sevgilerimle,

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Selam Sarışelale , gerçekten televizyon hayatımıza çok fazla girdi. Tüm kanallarda günde iki-üç dizi var. Bunlardan birkaç güzel ,diğerleri ya birbirinin yada yabancı dizilerin aynısı. Herkes ayrı bir odada bir dizi seyrediyor .Televizyonu hatta bilgisayarı(evde de sürekli bilgisayar karşısında oturanlar için) hayatımızdaki etkisini azaltmalıyız. Sessiz Gemi’de de söylediği gibi,zaten vaktimiz kısıtlı.Bu zamanı sevdiğimiz insanlara ayırarak,onlara geç olmadan sevdiğimizi belirterek geçirelim.Hayatı dolu dolu yaşayalım.Televizyon karşısında vakit harcamayalım. Seninde söylediğin gibi Hakkını verelim yaşamın, tabiî ki varsa aşkın…. Hatırlattığın için teşekkürler.

M.O.D 
 04.10.2007 10:26
 

En azından şimdilik. Sanırım ben bilgisayarın başında daha fazla zaman harcıyorum. Ancak siz tespitlerinizde son derece haklısınız. Televizyon etkileşimi en yüksek yayın aracı. Doğru kullanılmadığında da felaket de olabiliyor. Bu arada ben şu günlerde yaşlılığımı değil de çocukluğumu düşünmeyi tercih ediyorum. :) Hem yarını yaşayacak kadar ömrümüz var mı bakalım? Kim bilir?

A y s a n c a 
 03.10.2007 12:31
 

valla benim tüylerim diken diken oldu setrederken.hele oğlı muratın öldüğünü bilmeden gelmesini beklemesi beni mahvetti.KIsaca süper bir dizi.fakat çocuklarının vefasızca babamız kimde kalacak kavgası etmeleri beni gıcık etti. sevgilerimle...

superBoy 
 03.10.2007 12:31
 

Valla zaten ben sulugözlüyümdür bu dizi beni mahvetti.Baktım eşimin gözleri de dolu hiç sesi çıkmıyor.Savaş Dinçel muhteşemdi.Bu kadar mı iyi oynanır?Diğer dizilere henüz başlamadım ama bu dizinin ışığı çok parlak. Sevgiyle.

tijence 
 03.10.2007 12:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 93
Toplam yorum
: 218
Toplam mesaj
: 38
Ort. okunma sayısı
: 1461
Kayıt tarihi
: 02.02.07
 
 

Elektrik mühendisiyim. Eğitimci bir ailenin kızıyım. Kelimeler ve rakamlarla geçen serüven dolu b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster