Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ekim '11

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
225
 

TV dizileri ve yozlaşan hayatlarımız.

Son bir kaç yıldır öylesine artış gösterdi ki Türk dizi filmleri akıl almaz boyutlara ulaştı bu artış. Hatırlıyorum da Türk dizisi denince '' Kaynanalar, Bizimkiler, Mahallenin Muhtarları, Çiçek Taksi '' akla gelirdi ilk etapta eskiden. Ama şimdi öyle mi? Her akşama iki dizi ortalaması var vatandaşımızın izlediği. Öyle bir geçiyor ki zaman anlamıyoruz bile yaprakların döküldüğünü son baharın geldiğini ve bırakın avrupa yakasından bakınca Türkiye' nin neresinden bakarsak bakalım muhteşem bir yüzyılın içinde olduğumuzu dahi farkedemiyoruz. Hatta Fatmagül'ün suçunun ne olduğunu büyük bir merakla birlikte irdelerken çay saatlerinde, komşumuzun ölümünden dahi bihaber oluyoruz hepimiz.Türk Malı'nı izlerken elimizde avrupa menşeili içecekler ve yiyecekler kuşatıyor bedenimizi. Aşk- Memnu'yu hiç okumayanlar televizyondan izliyorlar ama ne izleme Halit Ziya'nın kemiklerini sızlatırcasına!

Aile bağları kopmaya başladı bu diziler yüzünden. Komşuluklar hatta dostluklar, arkadaşlıklar sekteye uğrar oldu diziler yüzünden ve belki bana geri kafalı gözüyle bakabilirsiniz ama bir busenin bir öpücüğün ve hatta bana göre mahrem sayılan dudağın dahi bir önemi bir değeri kalmadı dizilerimiz sayesinde. Öyle yadırgar oldum ki artık inanasım gelmiyor '' bunlar gerçekten Türk mü? '' diyorum kendi kendime. İzliyorum desem yalan olur hiç birini izlemiyorum neredeyse ama ne kadar meraklıymışız meğer tecavüze, şiddete, öldürmeye-ölmeye demiyorum çünkü o yürek ister- ve birbirimizin arkasından işler çevirmeye.

Ne zaman biter bu dizi furyası bilmiyorum ama bildiğim bir şey var ki o da bu dizi furyası bitene kadar bizim örf ve adetlerimiz oldukça değişecek ve birbirimizi tanıyamayacak hale geleceğiz.

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba... Yozlaşma korkunç... Lâkin bunların dile getirilmesi bile umut verici... Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 11.10.2011 19:18
 

Haklı olarak bence de "toplumun kanayan" bir yarasına "parmak" basmışsınız. Maalesef ve maatesüf biz okumayı sevmeyen ve "seyretmeyi" seven bir toplum olduk.TV ekranlarının nasıl esiri olmasın bu toplum, çevremizde oluşan en ufak bir olayda dahi saatlerce seyretmesini seviyoruz. (yangın,kavga vb.)

Sonsuzluk (Osman Özeker) 
 07.10.2011 14:36
 

Bu rezalet dizi aştı...Boğazımıza geldi...Toplum uyarıcıları,eğitim yuvaları,STK'lar,RTÜK vb.. yozlaşmadan payını aldı...Milli Eğitimden habersiz eğitimci olmayan inasanlar yıllardır...Milli Eğtim bakanlığını işgal ediyorlar...Cahilleştirilmiş halk çoğunlukta...bunu fırsat bilen duygu sömürgenleri,iyi para kazanıyorlar..İZLEMEYELİM:::İZLEYENLERİ UYARALIM...Mahallenizde kütüphane açılması için dilekçe verdiniz mi?..Saygılar...

Mesut Selek 
 06.10.2011 16:02
Cevap :
Kütüphane için dilekçe vermedim ama maddî durumum çerçevesinde mümkün mertebe kitap dağıtıyorum çevreme hattâ otobüste,minibüste ve sokakta tanımadıklarıma dahi veriyorum bu kitaplardan...  06.10.2011 17:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 106
Toplam yorum
: 67
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 1373
Kayıt tarihi
: 13.02.08
 
 

1976 Adana doğumluyum. Cumhuriyet Üniversitesi İşletmecilik bölümü mezunuyum. Evliyim. Adem Hamza..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster