Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Şubat '17

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
314
 

Üç, beş kişi biriktirebilmişim

Üç, beş kişi biriktirebilmişim
 

http://www.hurriyet.com.tr/5-yil-alinmayan-borc-silinecek-40092177


Biraz sıkışık olduğum günlerdi. Neye mi sıkışık dediniz, tabii ki paraya. Ben pek kimseden borç istemem. Olağanüstü çaresiz kalmalıyım ki o zaman. Onda da isterken en yakınlarını tercih ederim. İsterken de boğazıma düğümlenir kelimeler. Boğazım on boğum değil yüz boğum olur, kelimelerin aklımdan gelip ağzımdan çıkması en az on dakika sürer. Çoğu zamanda yarısında vaz geçerim.

 

Neyse,  yeni bir işe çok uzun zaman süren bir işsizlik döneminden sonra girmiştim. Daha 4 ayı yeni doldurmuştum. Ve maalesef babamı kaybettim. İş yerinden izin alıp her gün cenaze evine gidiyorum. Gelenler gidenler, zaten fazlasıyla üzgünüm. Bir ara sabah kısmı ev sakinken banka ATM sine gittim. Amaç bir an önce maaşı çekip ev kirasını ödemek ayında otuzu. Param hazır olduğunda ödemelerimi hemen yerine yerleştirmeden çok keyif alırım. Hani ‘’ beni sıcak mı tutacaklar’’ derler ya aynen öyle işte. Yaklaşık bir yüz metrelik yürüyüşle ana kavşakta bulunan ATM ye kartı koydum. Para çekeceğim, demesin mi’’ Hesabınıza bloke koyulmuştur.’’. Tüm borçlarımı ödedim biliyorum. Sadece borç değil de hakkını ödeyemeyeceğim insanlar var. Hemen hesabımın bulunduğu banka şubesine yöneldim. Hem yürüyorum hem kim bloke koydu diye düşünüyor, hem de inşallah bir yanlışlık vardır diye dua ediyorum. Farkında olmadan da yürüyüşüm hızlanıyor adımlarım daha seri atılıyor. Ayakkabıdan yana da hiç şansım olmadığından ayakkabı da ayağıma hafiften vuruyor. Ben ne bileyim bu kadar yürüyeceğimi? Bankaya vardım Allah’tan banka sakindi. Hemen numaratörden sıra numarası alıp beklemeye başladım. Daha ben yeniyim diye bakan gözlerle, çok genç ve tatlı bir hanımefendi ‘’Buyurun’’ dedi. Tabii ki durumu hemen açıkladım. Ve arka tarafta ki bir kıdemli memura oradan da şef diye tanımlayabileceğim daha kıdemli, balkon göbekli bir memura yönlendirildim. Neyse üçüncü defa sorunumu anlattıktan sonra cevaplandım. ‘’Maliye, maliye bloke koymuş hesabınıza vergi borcunuz varmış ‘’dedi. Hemen blokeyle ilgili tarih ve numaraları aldım. Ve koştur koştur vergi dairesine. Hem borcumun devlete olmasından dolayı seviniyorum. Hem de inşallah az çıkar diye dua ediyorum. Saat 11.30 da vergi dairesine yetişebildim. Şaşırtıcı şekilde hiç beklemeden ve birinci ifademle durumumu anlattım. Neee, 8000 TL mı?. ‘’Şimdi hapı yuttum’’, diye düşündüm. Herhalde biraz daha, heyecanlansam  kalp krizi geçirebilirdim. Gerçi sırtımdan şöyle buz gibi bir su dökmüşler gibi ter boşandığını da hissetmedim değil. ‘’Müdürün odası neresi hemen konuşmalıyım’’ dedim. ‘’Hiç umudum yok ama bırak kirayı nasıl geçinirim nasıl ederim. Mahvoldum,22 diye içten içe atıp tutuyorum.

Müdür değil müdüre hanım. Son derece kibar bir müdüre. Durumu anlattım. Çalıştığım iş yerini söyleyince herhalde tipimden de (yaş kemale ermiş görünce) beni bir müdür sanıp ‘’ sizin için şöyle yardımcı olurum. 2.500 TL nakit getirin artanına 12 taksit yapalım. Peşinatı verince de blokeyi kaldıralım’’  dedi. Sevinçle maliyeden çıktım. Sanki 2.500 Tl bulmak çok kolaymış gibi. Hemen telefonla birinci derece yakınlarımı aradım. Maalesef hepsi de çok sıkışıklar. Birden kafamda bir şimşek çaktı. Evet o işsizken devamlı yanına gittiğim utanıp gitmediğim de ısrarla arayıp çağıran, hatta gelip arabayla alıp, kendi ş yerine götürüp yemeğimi çayımı ısmarlayan Cemal Abi’me gitmeliydim. Ve yine uzun bir yürüyüş, artık başparmağımın altı su topladı. Her an patlayabilir ve korkunç bir ağrı yapıyor.

Yaklaşık yarım saatlik tempolu yürüyüşle eski vefalı dostum Cemal Abi’me vardım. Oturdum ama bir türlü olayı anlatamıyorum. En iyi dostlarından bile para istemek o kadar zor geliyor ki. ‘’Senin bir derdin var’’ dedi. Artık terimden mi nefes nefese olmamdan mı bilemedim ama hissetti. Bu sefer bir çırpıda anlattım. Hepsi bu mu dedi. Bende çok sıkışığım ama kredi kartından aldırıp sana vereyim müsait olunca bana faizsiz, masrafsız ödersin dedi. Hemen yardımcını çağırdı. Ve kredi kartını uzattı.

Ve hallettim. Daha geçen gün Cemal Abi’min borcunu ödedim. Tam sekiz ay olmuş. Ve Allah’a her gün yine de şükrediyorum. Ne iyi ki bir Cemal Abim var. Ve da onun kadar değerli üç beş kişiden oluşan dostlarım. Ya olmasalardı…

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Dost kara günde belli olur" derler.İyi ki böyle bir dostunuz varmış,,,,Böyle dosta can kurban,,,,

Abdülkadir Güler 
 13.02.2017 22:04
Cevap :
Teşekkürler yorumunuz için bence dost kara günde belli olmaz. Zaten ben dostum diye kara günde yanımda olana derim. Selamlar, saygılar  14.02.2017 19:01
 

Şİmdiki zamanda borç para verecek , aldığı borcu da ödeyecek birilerinin olması şans..Allah sıkıntı, keder vermesin...

Tülay EKER 
 13.02.2017 11:15
Cevap :
Haklısınız. Bu tip erdemler gittikçe azalıyor. Bende zaten güvenebileceğim 3-5 dostum varken bunu kastetmiştim. Güvenilir dost bulmak o kadar zorlaştı ki günümüzde. Size gerçek dostlarınızın 10 u geçeceği günler dilerim. Saygılar.Selamlar  13.02.2017 18:09
 

Şanslısınız etrafınızda size borç verecek bir kaç kişi varmış ;))) bu devirde büyük nimet..Kendimi düşündüm sıkıştığımda borç para isteyecek birileri var mi diye, aklıma hiç kimse gelmedi;)) selamlar..

Selda Çakmak 
 12.02.2017 18:02
Cevap :
Bence yanılıyorsunuz. Sizin gibi naif bir insanın muhakkak 3-5 tane çok iyi dostu vardır. Daha gerekmemişlerdir. Allah kimseye muhtaç etmesin. Yorumunuz için çok teşekkürler. Selamlar.  12.02.2017 21:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 52
Toplam yorum
: 66
Toplam mesaj
: 30
Ort. okunma sayısı
: 865
Kayıt tarihi
: 08.07.06
 
 

40 Yaşından Sonra Evet, ben yıllarca okudum, okudum. Ne bulursam, elime ne geçerse. Kırkından sonra..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster