Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mart '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
112
 

Üç farklı düşünceye sahip liderler

Saat sabah 08.00.

Hafta içi.

Boğaz Köprüsü'nün en yoğun olduğu saatler.

Trafik zaten adım adım ilerliyor.

Sonra birdenbire trafik tamamen duruyor.

Hiç ilerleme yok.

Kontak kapatanlar, arabadan inip 'ne oluyor' diye bakanlar, umudunu kesip

Kahvaltı sofrasını yanındaki koltuğa kuranlar var.

Peki, niye duruyor

Boğaz Köprüsü trafiği?

Kaza mı var?

Hayır yok.

Köprüye intihar için çıkmış birisi mi var?

Hayır.

Kendi parasıyla yaptırdığı köprüden üste para vererek geçen halkımız,

birden bire bilinçlenip kontak mı kapattı köprü üstünde?

O da değil.

Peki o zaman niye duruyor köprü trafiği haftada bir iki kez bu saatlerde?

Çünkü tam o saatlerde Başbakan Tayyip Erdoğan, Üsküdar'daki evinden

Dolmabahçe'deki ofisine gitmek üzere yola çıkıyor.

Sayın Başbakanımız evinde çıktığında tüm yollar  trafiğe  kapatılıyor.

Tüm kavşaklar durduruluyor. Trafik ışıklarına ve kurallarına riayet eden  zaten yok. Neden?

Çünkü Başbakan geçiyor.

10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet SEZER  7 yıl görev yapmıştır. Aksu-Antalya arasındaki ana yol.

Anamur'dan aldığı muzları kamyonuyla Kemer tarafına götüren Rıfat Dayı, kırmızı ışıkta duruyor. Birden yanında tepesinde lambaları yanan arabaların durduğunu görüyor ve irkiliyor.

-"Yanlış bir şey mi yaptım acaba?" diye düşünürken.

Tepesi lambalı arabalar biraz ilerleyince, tam yanına siyah kocaman bir

Mercedes geliyor ve duruyor.

Söyle camdan eğilip bir bakıyor ve gözlerine inanamıyor.

Mercedes'in camından kendisine gülümseyerek bakan adam,

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer.

Kamyoncu Rıfat Dayı ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Havaalanı- Antalya yolunda kırmızı ışıkta birlikte duruyorlar. O gün düzenlenen Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları 8. Doruk Toplantısı'na katılmak üzere Antalya'ya gelmiş Sezer.

Havaalanından Talya Oteli'ne gidene kadar, tam 8 kırmızı ışığa takılıyor ve hepsinde de duruyor.

İstanbul Valisi Sirkeci'den arabalı vapura binecek diye vapura binmiş arabaların indirildiği bir ülkede, Ahmet Necdet Sezer bu yüzden en sevilen devlet adamı. yazık ki politikaya girmek istemiyor.

Hintli bir yaslı usta, çırağının sürekli her şeyden şikayet etmesinden bıkmıştır. Bir gün çırağını tuz almaya gönderdir.

Hayatındaki her şeyden mutsuz olan çırak döndüğünde, yaslı usta ona, bir avuç tuzu, bir bardak suya atıp içmesini söyler.

Çırak, yaslı adamın söylediğini yapar ama içer içmez ağzındakileri tükürmeye baslar.

"Tadı nasıl?" diye soran yaslı adama öfkeyle "acı" diye cevap verir.

Usta kıkırdayarak çırağını kolundan tutar ve dışarı çıkarır. Sessizce az ilerdeki golün kıyısına gotürür ve çırağına bu kez de bir avuç tuzu göle atıp, gölden su içmesini söyler. Söyleneni yapan çırak, ağzının kenarlarından akan suyu koluyla silerken ayni soruyu sorar: "Tadı nasıl?" "Ferahlatıcı" diye cevap verir genç çırak.

"Tuzun tadını aldın mi?" diye sorar yaslı adam, " hayır" diye cevaplar çırağı. 

Bunun üzerine yaslı adam, suyun yanına diz çökmüş olan çırağının yanına oturur ve söyle der:

"Yasamdaki acılar tuz gibidir, ne azdır, ne de çok. Acının miktarı hep aynidir. Ancak bu acının şiddeti, neyin içine konulduğuna bağlıdır. Acın olduğunda yapman gereken tek şey acı veren şeyle ilgili hislerini genişletmektir. Onun için sen de artik bardak olmayı bırak, göl olmaya çalış."

Toplumsal olarak bizlerde ayrılaştırılmadan bütünleşmeliyiz.

Abbas Oğuz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 67
Toplam yorum
: 31
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 1002
Kayıt tarihi
: 13.09.08
 
 

Anadolu üviversitesi menzunuyum. Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olarak  İzmirde faliyetime devam..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster