Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Temmuz '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
636
 

Üç fıkra üç ders

Üç fıkra üç ders
 

Değiştirmeden önce değişmeye karar vermek gerekir.


Her gülüşün ardında acı bir tebessüm vardır. Onlardan daha güzel dersi kim verebilir? Dünyanın en zor işlerinden birisi de budur; güldürürken düşündürmek...
Bazen gülmekle ağlamak arasında bir sarkaç oluruz. İşte size üç fıkra üç ders.
Bir anlamda üç acı tebessüm.

Bu bir…
Eşekler köydeki semerciden çok şikâyetçilermiş. Semerci hiç iyi semer yapamıyormuş. Eşeklerin sırtları kanlı yaralarla doluymuş. Eşekler toplanıp yeni bir semercinin gelmesi için dua etmişler. Hikâye bu ya duaları da kabul olunmuş ve gerçekten köye yeni bir semerci gelmiş. Ne var ki bu semerci de eşekleri rahatlatacak semerler yapamıyormuş, yaralar azalacakken artmaya başlamış. Eşekler yine toplanıp, köye yeni bir semerci gelmesi için dua etmişler. Ve gerçekten mevcut semerci köyden ayrılmış, yerine başka bir semerci gelmiş.E şekler her semerci değişikliğinde olduğu gibi yine çok sevinmişler. Ama çok zaman geçmeden yeni semercinin de çok farklı olmadığını, semerlerin gittikçe daha da kalitesizleştiğini, yaralarının ise kötüleştiğini görmüşler.

Semerci gitmiş, semerci gelmiş. Her seferinde eşekler yeni semerci gelmesi için dua etmişler.Bakmışlar ki semerciden şikâyet etmekle bu iş bitmeyecek. Gerçek kurtuluş yolunun semercinin değişmesinde değil, eşeklikten kurtulmada olduğuna karar vermişler. Bundan sonra da toplanıp, eski semerciden kurtulmak için değil de eşeklikten kurtulmak için dua etmeye başlamışlar.

Şikayet toplumu olduk. Hani bir atasözünde derki; Davacının aptalı derdini mübaşire anlatırmış. Şimdi bir kez daha düşünmek gerekir. Derdimizi kime nasıl anlatabiliyoruz. Semerden şikayet etme devri geçmedikçe semerciler değişmeyecektir.

Bu iki…
Karar verilmiş bir kere Hitler üç esir yakalamış, İngiliz, Fransız ve bir Yahudi.
-Size soru soracağım, bilirseniz sizi bırakacağım" demiş.
İngiliz’e sormuş
- "Titanik kaç yılında battı?"
İngiliz hemen cevap vermiş : "1912" diye.
Hitler göndermiş İngiliz’i. Fransız’a sormuş bu kez:
- "Titanik'te kaç kişi öldü?"
Fransız cevap vermiş : "1050".
Tamam, sen de gidebilirsin" diye özgür bırakmış.
Ve Yahudi'ye dönmüş;
- "Say lan isimlerini!"

Tilki tavuğu yemeye karar verdikten sonra şartlar ne olursa olsun yine vazgeçmeyecektir.

Bu da üç…
Katı yürekliliğiyle ünlü sadrazam paşadan söz ediliyordu. Pasa hastalanmış,
o sırada yanlarında bulunan ünlü bir doktor kendisini tedavi etmişti.
İçlerinden biri doktora sordu :
- Simdi nasıl?
- İyileşiyor. Maşallah, kalbi, yirmi yaşında bir gencin kalbi gibi.
Konuşmaları dinleyen Tevfik Fikret kıs kıs güldü :
- Elbette öyle olacak. O kadar az kullanıldı ki...

Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki. Çoğu vicdan ile cüzdan arasına sıkışıp kalmışlar. Sonunda vicdanda cüzdanda gitmiş. Merhametin olmadığı yerde merhametsizlerden ne beklenebilir ki. Kişiler olmayan şeyi nasıl verebilirler. Bugün en az kullanılan şeyler merhamet, yardımseverlik, sevgi, dostluk gibi şeylerdir. Bunların mekanı da kalptir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Üç hikayede çok güzel ve ders alınacak türden.

ezgi sıla 
 14.07.2008 14:15
Cevap :
Teşekkür ederim.  14.07.2008 15:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 573
Toplam yorum
: 543
Toplam mesaj
: 38
Ort. okunma sayısı
: 869
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Samsun Yazarlar Derneği (Kurucu) Başkanı. 12 kitabı neşredildi. Türk Güreşinin Sembol ismi Yaşar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster