Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Şubat '08

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
517
 

Üç küçükler

Üç küçükler
 

Sahile verilen halatın çımasına kasa yapmak. İzbarco Bağıwww.dho.edu.tr/EGT-PROG/gemicilik/gemicibag


Yelkeni camadana vurmakta kullanılan bir bağlama çeşidi vardır. Gemici Bağı ya da halk arasında gemici düğümü diye tabir edilen.

Gemici düğümü, yelkenci düğümü, denizci düğümü de denir.

Bir de üç küçükler var boylarından büyük işlere karışan,

Bir toplu iğne

Bir çatal iğne

Bir de kör düğüm

Bu arada düğüm çeşitlerini de bilmek lazım altından, ucundan, yahut sıkma tabir ettikleri kendini boğacak kadar sıkılan bağlama çeşitleri;

Var da var canın sıkıldıkça otur, uğraş dur bunu nasıl bağladılar diye.

Tesettür, Türban, Başörtüsü bu saydıklarım sadece birkaçı.......

Görev ve türleri bakımından o kadar çeşitlilik gösteriyorlar ki konuştuğunuz kişilerin başörtüsüne bakıp ona göre, en yakın temsil etttiği yada mensup olduğu A partisi, B grubu, C tarikatı hangisi olduğunuda çözmek size kalmış hata yaparsanız tepki almaktan korkmayın bu arada.

Domuz bağı varki Allah korusun!!! küçük küçük atılan düğümler en sonunda, adını bile ikinci kez tekrarlamaktan utanç duyduğum insanlık dışı ve gözünü karalar bağlamış canilerin bağlama metodu haline dönüşmüş adeta....!!

İranlı gazeteci Bahman Niruband’ın yazılarında yaşadıklarını ve gördüklerini anlatırken bana hiçde yabancı gelmeyen bir süreç içinde olduğumuzu gösterdi bir kez daha.Bunu biliyoruz ama yetmiyor yetmemeli.Sinsice ilerleyen ince bir duman gibi sızım sızım yayılıyor, ya alevlenirse işte o zaman kötü.

Pöttering in hoşgörülü yaklaşım, kıyafetin amacını kapatır gibi bir laf etmeside çok gülünç, bence oyunu AB ile USA oynamıyor başlatıp kenara çekiliyorlar, attıkları zarlar da Pötte ve Godzilla Rice oluyor en iri prinç tanesi gibi oldu Godzilla Rice.:)

Ya ders almayı bilmiyoruz ya da cehalet denilen o canavarın pençesinden kurtulmak için uğraşmak yerine bizler birbirimizle uğraşıyoruz. Yaklaşmakta olan o tehlike çanları yakınlaşmadan geçmişte yapılan hatalardan da ders alarak bir an önce bağlanan basiretlerimizden kurtulmanın zamanı geldi de geçiyor bile.....

Uyurken depreme yakalanmak istemiyorsak eğer.

Son olarak bağlamanın bir çeşidi daha var hani teline her dokunuşta biraz daha deli çıkar sesi, acıyı anlatması için söze gerek kalmaz, neşeyi anlatırken de tempo tutmana hiç mahal bırakmaz.

Zaman gelip bağlamanın sesi yükseldiğinde AB & USA oyuna kalkan ilk çift olarak şeref tribününde yerlerini alacaklar.

NERİSSA

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Söylediklerinize denilenlerden sonra ahvalin ne halde olduğunu benden daha iyi anladığınıza inanıyorum. Aklınız ve yüreğiniz hep gülsün, yazınıza teşekkür ederim. Sevgi ve saygılarımla. Cesaretin Evi.

cesaretin evi 
 25.02.2008 22:21
Cevap :
Merhaba,Cesaretin Evi, Uzun bir zaman oldu, bu sabah yaptığım gibi sayfam açıldığında yine heyecanlanmadım diyemem,saklanan yada kaçılan gerçekler,açıklamakta zorlandığımız ne varsa en kolay dile getirimeyi başardığımız yer, burası benim dünyam ve o kadar büyük bir o kadar da sonsuz.Bu uçsuz bucaksız sonsuzlukta sizi tekrar görmek çok güzel teşekkür ederim. Gönüllülük adlı şiiriniz ve resimler ; söylenecek ne varsa söylenmiş.... Geç kaldığımız zamanlar için kendimize kızmadan, yaşanabilecek güzel günlere demek mi, yoksa uyumak yerine uyanın da dünya nereye kayboluyor, kaçan iyi ve güzel olanı yakalayında kaçmasın mı demek lazım biliyorum ama bilmiyorum da aynı zamanda. insanlık adına yapılan ayıpları temizlemek çok zordur, lanetin adı bir gün adalete dönüşecektir eminim ama içlerinde varolanı hapsetmez o şeytanı t amamen sonsuz boşluğa bırakmadan bunu yapabilecekler mi yoksa sadece sessizliğe bürünüp bekleyecekler mi? sevgi ve saygılarımı gönderiyorum size, hoşçakalın  26.02.2008 9:23
 

Ben şansen o tribünleri boş bıraktırı yine kimseyi oturtmazdım çünkü kukla olmak düşümcüllerle uğraşıp onlara esir olmak biizm tarzımız değil bu böyle biline ayrıca o kadar hassas bir konuya değinmişsin ki taşı ileri geri oynakmak mümkün değil. Kısaca süper ötesi diyebilirim. Biz bu bayraklar dalgalandıkça nefesimizi burada alacağız. Sevgilerimle

cemil... 
 20.02.2008 13:09
 

bizi yönetenler,bağlama metodlarını bırakıp,insanlarımızın unutmuşolduğumuz çiçek sevmeyi..hayvan sevmeyi..insan sevmeyi tekrar nasıl kazanacağını düşünebilseler...ah..keşkemkeşkem...:)

Mehmet Önkibar 
 18.02.2008 16:56
 

Zaten hayatımız hep düğüm değilmidir; biz bağlamasakta bunu beceremesekte bir bilen veya bir haddini aşan çıkmazmı karşımıza.Adını bile bilmediği bir düğüm atar ve basar gider. Düğümler hayatımızdan uzak dursun derim... Sevgiler

cemil... 
 07.02.2008 16:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 10
Toplam yorum
: 44
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 747
Kayıt tarihi
: 02.10.07
 
 

1966 doğumluyum. Lise mezunuyum, hayatımın bir bölümünü daha doğrusu altı yılını +yurt dışında geçir..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster