Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Eylül '09

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
3475
 

Ücretli öğretmenlik bile çok görülmeye başlandı..

Ücretli öğretmenlik bile çok görülmeye başlandı..
 

Ücretli öğretmen atamaları da yapıldı.. Üzerindeki bir sürü şaibe ve şüpheyle birlikte.. En yakın arkadaşım Trakya Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği’nden mezun. İyi bir eğitim aldı. KPSS engelini aşamadığı için 5 yıldır ücretli öğretmenlik yapıyor (du). O yaptığı işi o kadar çok seviyor ki, ücretli öğretmenlik gibi saçma sapan bir durum bile onu meslekten soğutamıyor. Bu seneye kadar ücretli öğretmenlik yapabiliyordu arkadaşım. Ama bu sene ücretli öğretmenliğe bile ataması çıkmadı. Bu bile çok görüldü Filiz öğretmene ve onun gibi mesleğini gerçekten aşkla yapan pek çok öğretmene.

Ücretli öğretmenlik nedir? Önce bunu anlatalım bilmeyenlere.. Ücretli öğretmenlik insan haklarına aykırı bir durumdur. İnsan haklarına aykırı şartlar içerisinde öğretmenliğini yapmaktır. Maaş almazlar. Yalnızca ders ücreti alırlar. Biliyorsunuz kadrolu öğretmen maaş + ders ücreti alır. Kadrolu öğretmen maaşını da 12 ay alır ve sigortası da 12 ay ödenir. Ücretli öğretmen bu hakların hiç birine sahip değildir. Girdiğiniz ders saati kadar ücretiniz hesaplanır ve onu alırsınız. Araya resmi tatil, bayram veya kar tatili girerse o günler için ücret alamazlar. Maaşından düşülür. Sanki resmi tatil veya karın yağması ücretli öğretmenin suçuymuş gibi, faturası ücretli öğretmene çıkarılır. Her işbaşına gelen hükümetimiz ekonomik gerekçelerle öğretmen atamalarını kısıtlı tutar. Kısıtlama yapılmaması gerek en önemli alan eğitimdir. Ama bizim hükümetlerimiz en çok kısıtlamayı eğitimde yapar. Tabii ki öğretmen açığımız da bu durumda çok olur.

İşte bu açığı kapatmanın da yöntemini bulur bizim iş bilir hükümetlerimiz.. Öğretmenlerin işsiz kalmasını, acizliğini fırsat bilir kendisine ve onları lutf edip ücretli öğretmen olarak üç kuruşa, hiçbir yasal hakkı olmadan, insan haklarına dahi sığdırılamayacak şekilde çalıştırır. Öğretmen açığını da kapatmış olur böylelikle. Ve gözümüzün içine baka baka, “Öğretmen açığımız yok. Öğretmensiz okul kalmadı” derler. Ama o açık nasıl kapatıldı? Hep duyduğumuz bildiğimiz bir durumdu en basit işlerin bile devlet kurumlarında torpille halledilmesi.. Normalleşmeye başlamıştı adeta.. Bu sene bu daha da çığırından çıktı gibi.. Benim arkadaşıma, Filiz öğretmene ücretli öğretmenlik ataması çıkmadı. Ücretli öğretmenlik bile çok görüldü. Onun geçen sene okuttuğu öğrenciler Filiz öğretmen diye hala onun adını sayıklıyorlar ve onu istiyorlar. Ama arkadaşımın elinden bir şey gelmiyor. Beş sene öğretmenlik yaptı. Her gelen müfettiş onun öğretmenliğine hayran kaldı, çalıştığı okulların müdürleri onu hep takdir etti. Kadrolu öğretmenlerden bile daha fazla çalıştı. Ama.. Hiçbir kıymeti yok.. Açık öğretim mezunu birisi, liseye matematik öğretmeni olarak (ücretli) atanabildi. Matematik öğretmenleri bile lise matematiğinin üstesinden zor gelirken bu açık öğretim mezunu ne yapabilir sizce?

Tabii ki bir şey yapmayacak, bir şey yapmasına gerek yok çünkü.. Çocukların lisede matematik öğrenmeleri şart mı canım..? Nasıl olsa çocuklar dershanelerde her şeyi öğreniyor.. Hiç kimse dershanelere laf söylemesin! Kimse sövüp saymasın, kimse kapatılsın demesin.. Dershaneler olmasa bu ülkenin pırlanta gibi çocukları hiçbir şey öğrenmeden yetişecekler. Şu an dershaneler asıl eğitimin verildiği yerlerdir. Yüce devletimiz şükretsin ki dershane diye bir şey var.. Ücretli öğretmen arkadaşlarım da; bence bu işi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar götürmeliler. Çünkü biliyorsunuz ki, halk olarak bizim söylediklerimizin hükümetimiz nazarında dikkate alındığı veya önemsendiği filan yok.. Herhangi bir şeye önem vermeleri için, onu Avrupa’nın söylemesi gerekiyor. Yapılan işler halk için yapılmıyor. AB’nin gözünü boyamak için yapılıyor. Halk dediğin nedir..? Beş yılda bir sandık başına gidip paşa paşa oyunu atar.. Gerisine de karışmaz..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yeni bir şey daha öğrendim: Ücretli öğretmenlerin sigortası yarım ödeniyor. Ders saatleri kadrolu öğretmenler kadar oluyor ve kadrolu öğretmenler kadar okulda bulunuyorlar ama sigortaları yarım ödeniyor. Bunu bir özel kurum yapsa, devlet cezayı keser.. Devlete kim ceza kesecek?

şule yüksel öztürk 
 29.09.2009 23:46
 

Bütün amacımız; oyunu doğru atabilecek halkların yetişmesinde mihenk taşı olmayadır ya yolculuğumuz... Tıpkı senin gibi... Senin gibilerden ne çoğuna ihtiyacımız var doğru bakan Şule'm... Kalemine sağlık...

Emine Supçin 
 28.09.2009 20:04
Cevap :
Teşekkür ederim.. Haklı olan susmamalı.. Haklı olduğumu da yerden göğe kadar inanıyorum.. Karşımdaki kişi başbakan da olsa susmam! Hep konuşacağım.. Haklı olan korkmaz.. Benim korkacak bir şeyim de yok.. Memleketin pırlanta gibi öğretmenlerine ve pırlanta gibi öğrencilerine yazık oluyor.. Emine hocam biraz vicdan sahibi olsalar... Ah keşke, biraz vicdan... Sevgi ve saygılar herkese..  28.09.2009 20:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 69
Toplam yorum
: 198
Toplam mesaj
: 38
Ort. okunma sayısı
: 1812
Kayıt tarihi
: 13.04.09
 
 

1977 Sakarya doğumluyum. İstanbul Üniversitesi Tarih bölümünden 2000 yılında mezun oldum. Özel bir..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster