Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mart '08

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
2345
 

Ücretsiz ve Ödüllü Eğitimden Yararlanma Fırsatı!

Ücretsiz ve Ödüllü Eğitimden Yararlanma Fırsatı!
 

foto:www.photoshopmagazin.com


Veliler sokaklarda...
Biricik yavrularının gelecek kaygılarını paylaşma derdinde...

İlköğretimden lise son sınıfına, öğrencisi olan tüm veliler!..

Hem ücretsiz hem ödüllü…

Bu sınavların adı, STS ( Seviye Tespit Sınavı), BBS (Başarı Belirleme Sınavı), ÖYS (Ödüllü Yarışma Sınavı), DBS (Düzey Belirleme Sınavı)… Adını siz koyun!

Bu sınavlar daha çok, özel öğretim kurumları tarafından yapılmaktadır. İsimler farklı; ancak amaç aynı: “Öğrencilerin başarı seviyesini ölçmek, başarıyı ödüllendirmek ve iyi öğrencileri kendi kurumuna kazandırmanın startını vermek!”

İlköğretim 3. sınıftan başlayıp lise son(12.sınıf) sınıfına kadar her öğrenciye sunulan ücretsiz ve ödüllü eğitim hizmeti!

Hani, velilerin, çocuklarının ellerinden tutup o dershane senin, bu dershane benim koşuşturdukları, çocuklarının bu sınavlardan kazanacakları başarı ve kayıt avantajlarıyla aile bütçesine ve eğitimine katkı sağlayacağı ümidiyle adeta ailece katıldıkları sınavlar..

Hani, yanakları koşuşturmadan ve soğuktan kızarmış, hayatlarında hiç hediye alamamış, maddi durumu iyi olmayan ve ciddi hiçbir başarı iddiası olmadıkları halde sırf bu sınava katılmaları durumunda elde edecekleri “çam sakızı çoban armağanı” kalem kutusu, kalem, defter, dosya, klasör vb. hediyeleri alma heyecanını taşıyan çocukların dershane dershane katıldıkları sınavlar…

Hani, şehirdeki başarılı öğrencileri öğrenip kendi çocuğunun onlar arasındaki başarı yerini tespit etme arzusundaki velilerin, hiçbirini kaçırmamaya gayret ettikleri sınavlar…

Hani, aslında kendi egolarını çocuklarının başarısıyla tatmin etmeye çalıştıklarının farkına varmadan çocuklarına psikolojik baskı yaparak bu sınavın maddi ve manevi önemini anlatmaya çalışıp onları hırslandıran ve sınav sonucu istediği gibi olmayınca da çocuğu rencide eden velilerin aile prestijlerini ölçmek için çocuklarını kurban ettikleri sınavlar…

Hani, velilerin, çocuklarını sınav süresince dışarıda beklerken daha önce hiç tanışmadıkları insanlarla yaptıkları sohbetlerle, eğitimi konuşup tartışıp kendilerince çözüm yolları üretme, çocuk eğitiminde eksiklerini görme ve kendilerini geliştirme fırsatı buldukları sınavlar…

Hani, dershanelerin ve özel okulların şehrin başarılı öğrenci haritasını tespit edip bunların kaçını kendi kurumlarına kaydedebileceklerini hesaplamaya başladıkları sınavlar…

Hani, dershane ve özel okullar tarafından başarılı öğrencilerin evlerinin, gerek telefonla gerek ziyaretlerle sıkça rahatsız edildiği dönemin belirleyicisi olan sınavlar…

Ben bu sınavların yapılmasını ve sınav sonuçlarına göre her kurumun yaptığı öğrenci kayıt etme girişimlerini bir eğitim seferberliği olarak görmekteyim. Bu sınavlar sayesinde, gündeminde eğitim olmayan aileler bile artık bazı şeylerin farkına vardılar.

Düşünün her dershane hemen her sınıftan beş öğrenci ücretsiz alsa şehrinizde kaç öğrenci dershanelerden ücretsiz hizmet almış olur. İlköğretim 3’ten lise sona (12.sınıfa) tam 10 sınıf var. Bir dershane her sınıftan beş öğrenciyi ücretsiz alsa 5x10=50 öğrenci eder. Yani bir dershane yaklaşık 50 öğrenciyi ücretsiz okutmakta. İşte bu 50 rakamını şehrinizde bulunan dershane sayısı ile çarptığınızda, şehrinizde özel öğretim kurumlarında bir yılda ücretsiz okuyan öğrenci sayısını tespit etmiş olursunuz.

Mesela 20 dershane olan bir şehir merkezinde yaklaşık 1000 öğrenci bu sınavlar sonunda ücretsiz eğitim hizmeti almış olacaktır. Siz buna bir de büyük ve değişik indirimlerle kayıt hakkı kazanan öğrencileri ekleyin.

İşte size bu sınavların ve dershanelerin faydası…

Ayrıca dershanelerin verdiği farklı hizmet kalitesi ve ücret politikaları da bu hizmetin ve eğitimin, şehrin farklı kesimlerine ulaşmasını sağlamaktadır.

İşte size farklı açıdan eğitim seferberliği…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Daha 9-10 yaşında çocukların o dershaneden bu dershaneye sürüklenmeleri, her sınav öncesi ders çalış telkinleri, çocuğun oyuna ayıracağı bir kaç saatin test çözsün diye zehir edilmeşi, bekleneni veremeyen çocukta oluşan duygusal çöküntü, kendine güven kaybı vb. Bunları hiç mi hesaba katmıyorsunuz? Eğitim sistemi, dershaneler olmadan eğitimini verecek şekilde düzenlenmeli. Ülkedeki mevcut dershaneleri okula çevirsek zaten bina ile ilgili sorunun büyük kısmını çözmüş oluruz. Benim de 10 yaşında bir oğlum var. Hiçbir dershane sınavına girmedi. Bu acımasız çarkın içine ne kadar geç katılırsa, onun ruh sağlığı için o kadar iyi olacağını düşünüyorum. Saygılarımla...

moonlight1 
 10.03.2008 23:05
Cevap :
Ben size katılıyorum. Olan ve benimsememizi mümkün olmayan sistem içerisinde bu sınavlar, aileler ve öğrenciler için büyük şans. Zaten öyle olmasa veliler ve öğrenciler sınavdav sınava koşuşmazlar. Demek ki velilerin, bir menfaatleri, umutları ve eğitim planlamaları var. Ancak bu yazımda sistemi tartışmıyoruz. Kesinlikle size katılıyorum ve bu sistemin değişmesi gerektiğine inanıyorum. Bir de millet olarak çok eğitimsiziz, bu nedenle çok çalışmalıyız. Çok çalışmak hayatımızı zehir etmek anlamına gelmez. Doğru programlama ve sistem içinde çocuklarımız psiko-sosyal gelişimlerini daha sağlıklı sürdüreceklerdir. Selam ve saygılarımla..  11.03.2008 9:41
 

Seviye belirleme açısından sınavları destekliyorum, veli öğrencisiyle ilgili en objektif sonucu buradan yakalayabiliyor, şişirilmiş yada düşük karnet notları yanıltıcı olabiliyor.Kontenjan yönü ise durumu iyi olmayan öğrenciler için kaçırılmaz fırsat. Elinize sağlık.

ROSEMOON 
 08.03.2008 21:02
Cevap :
Teşekkür ederim arkadaşım, Sevgi, saygı ve selamlar...  08.03.2008 22:25
 

sizce d eçok oynamadılar mı eğitim sistemiyle çok ve gereksiz? Selamlar, sevgiler...

Özlem Akaydın 
 08.03.2008 18:26
Cevap :
Çok oynadılar ne demek, başımız döndü! Bakan ya bu yaz istifa eder, ya da sistem yeniden değişir. Selam ve sevgilerimle  08.03.2008 20:18
 

Bugün bir dersanenin önü ne kalabalıktı öyle. Anne babalar, çocuklar. Okulda eğitim yetmiyor bu belli. Ben Selamyi önceki yıl Mef dersanesine vermiştim. Kadıköydeydi. 4600 ytl ödedim. Sayısal öğrencisiydi. Sözele ağırlık verdi. Kazandığı yere göndermedim. Geçen yıl Pendik'te bir dersaneye verdim. Yarı fiyatına. O hep Ankara Mülkiyeyi istiyordu. ODTÜyü çok az bir puanla kaçırdı.Şimdi Mülkiyede. Mühendislikleri istemedi ısrar da etmedim. Dersleri çok iyi. Seviyordu ya! Bakıyorum da ,bu Millet bu masrafların altından nasıl kalkıyor. Hayret ediyorum. Tanrı yardımcıları olsun. Ne diyeyim zor iş.

Ahmet Balcı 
 07.03.2008 22:40
Cevap :
Amin, amin! Dershaneye gidecek başka öğrenciniz varsa, yardımcı olayım. Dershaneye çok para vermişsiniz. Bu sınavlar, ailenin ve öğrencini yardımcısı mahiyetinde! Selam ve sevgiler...  08.03.2008 15:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 143
Toplam yorum
: 2363
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2250
Kayıt tarihi
: 22.08.07
 
 

Bu âlem içinde aileme zaman ayırmak, gezmek, okumak, fotoğraf çekmek, resim çizmek ve iş hayatı h..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster