Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ocak '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1756
 

Ucube “İnsanlık Anıtı”

Ucube “İnsanlık Anıtı”
 

Haberi ilk okuduğumda acaba yanlış mı anladım dedim kendi kendime. Ama farkı haber sitesi ve gazetelerden de takip ettiğim de anladım ki, ben yanlış algılamamışım. Sayın Başbakan geçen hafta yaptığı Kars gezisinde, 2009 yılında yapımına başlanan bir anıt hakkında şunları söylemiş: 

“Hasan Harakani’nin türbesinin yanına bir ucube koymuşlar, garip bir şey dikmişler. Oradaki tüm vakıf eserlerinin, o sanatkârane eserlerin olduğu yerde böyle bir şey olması düşünülemez. Konuyla ilgili olarak belediye başkanımız görevini süratle yerine getirecektir. Bunu süratle bekliyoruz. İnşallah ilk gelişimizde bunu da göreceğiz.’’  

Ne demek olduğunu biliyordum ama yine de açıp sözlüğe baktım. Sözlükte “Ucube” kelimesi , “Çok acayip, şaşılacak kadar çirkin olan şey” olarak tanımlanıyor. Sayın Başbakan’ın “buraya ucube dikmişler” dediği şey de, 350 kilo ağırlığında ve kaidesi ile birlikte 35-40 metre yüksekliğinde olduğu söylenen bir heykeli de kapsayan “İnsanlık Anıtı”dır. Heykeli yapan da Heykeltıraş Mehmet Aksoy’un kendisidir. Kamuoyu kendisini pek tanımaz. Daha doğrusu pek tanımayız diyelim. Ama bu sanatçı, yakın zamanda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in “Tükürürüm ben böyle sanata” dediği, adını yanlış hatırlamıyorsam “Periler Ülkesinde” adlı eseri yapan kişidir. 

Ne tesadüf değil mi ? Bir tarafta bu ülkenin başkentinde, hükümetin bir anakent belediye başkanı, hakaret ederek ve “tükürürüm” diyerek, heykele ve sanatçıya hakaret ediyor ve heykel kaldırılıyor. Aynı hükümetin Başbakan’ı farklı bir tarihte, farklı bir yerde yine aynı sanatçının bir başka eserine ‘ucube’ diyor ve acilen kaldırılmasını ya da imha edilmesi talimatını veriyor. Bu heykel düşmanlığı mıdır ? Yoksa gerçekten çevreye ve sanata bakış açısı mıdır, ben çözemedim. 

Sayın Başbakan’ın yukarıda koyu harflerle yazdığım kendi sözleridir. Bu sözlerin bir Başbakan tarafından söylenmemiş olmasını temenni ederdim. Ama ne yazık ki, artık tarihe geçti. Peki neden bu sözleri söyledi ? Dediği gibi, çevrede de başka tarihi ve sanatsal eserlere saygısızlık yapıldı mı ? Kendimizce bir irdeleyelim. 

“İnsanlık Anıtı” heykeli AKP’li Kars Belediye Başkanlığı’nın işi sanatçı Mehmet Aksoy’a sipariş verilmesi neticesinde yapıma başlanıyor. Daha sonra, 2008 yılında yapımı bitmesi gerekirken Koruma Kurulu tarafından durduruluyor. Başbakan da, bu heykelin yıkılacağı ve yerine park yapılacağı açıklanıyor. Gerekçelerinden biri de yakın civarda Hasan Harakani Türbesi’nin olması. Heykelin ucubeliği, bu türbeye yakın olmasından kaynaklanıyor. Oysa ki arada oldukça iki yapı arasında 500 metre gibi fazla mesafe var. Belki de, heykelin Karakani türbesi ve camisinden daha yüksek oluşu rahatsız etmiştir. Bilemiyoruz. 

Bu arada Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da, İnsanlık Anıtı’nın Kars’ın mimarisine uygun olmadığını söyledi. Davutoğlu, “Kars gerek Selçuklular, gerekse Osmanlı döneminden mimari bir geleneğe sahip. Bu mimari estetik arasında bu anıt mimariyi yansıtmıyor. Kars’ın kültürünü yansıtmamış. Mimari estetiğe uymamış. Mimari dokuya uygun eserler yapmak lazım. Bu kadar zengin bir mimarini arası da iyi durmamış” demiş. Yalnız hem Başbakan’a, hem sayın Davutoğlu’na unu sormak gerekmez mi ? Türbeler bu ülkenin kültür mirası kabul edilebilir. Sahip de çıkılmalı. Ancak, bir heykelin, bir şehir mimarisine yakışmadığını ve kaldırılması gerektiğini savunurken, çevredeki gecekonduları, çarpık kentleşmeyi görmemek, görmemezlikten gelmek, nasıl bir bakış açısıdır.. Bu çarpıklık, ucube değil midir ? Bu binalar Kent mimarisine ve tarihi dokusuna uygun mudur ? Bunu açıklamalarını isterim doğrusu.. 

Heykelin kaldırılmasına sebep olan Hasan Karakani türbesi ve camisi de daha görkemli olarak kente kazandırılacaktır. Başbakan talimat verdi, heykel yıkılacak. Bir dahaki sefere kente gittiğinde, orayı emrettiği gibi göreceği kesindir. Ancak, yıkılmak istenen heykelin yapımına AKP’li olan bir Belediye Başkanının izin vermesi, işi daha da ilginç kılıyor. Üstelik 500 milyonun üzerinde bir bedel harcanarak. Bir soru daha. Eğer heykel Karakani türbesi yakınlarında olmasaydı da (500 metre yakın sayılıyor ya), kentin bir başka yerinde olsaydı, yine ‘ucube’ denilerek kaldırılmak istenir miydi ? 

Bu arada, Hasan Karakani’yi merak ediyorsanız, hemen belirteyim. Kendisi 963-1034 yılları arasında yaşamış, Nakşibendi büyüklerinden olan ve insanları Hakk’a davet eden bir zattır. Oldukça mütevazı kişiliği, alim ve veliliği ile anılmaktadır ve Kars’ın fethi sırasında şehit düşmüştür. Karakani hakkında çok yazılıp, çizilmiş bilgi var. Ne kadarı gerçektir bilemeyiz ama kendisinin olağanüstü bazı güçleri olduğuna dair de bazı tevatürler var. Bunlardan bir tanesi de aynen şöyle anlatılmaktadır. 

" Vaktiyle Bistâm şehrine bir çekirge sürüsü hücûm etti. Bütün ekinleri ve sebzeleri yediler. Halk, çekirgelerden ve bu musîbetten kurtulmaları için feryâd ederek, dua ediyordu. Fakat bu musîbetten bir türlü kurtulamadılar. Halkın telaşını ve üzüntüsünü gören Ebü'l-Hasan-i Harakânî hazretleri; "Ne oldu, bu halkın feryadı nedir böyle?" diye sordu. Çekirge istilâsı bütün ekinlerin perişanlığını ve halkın bundan üzüntülü olduğunu söylediler. Bunun üzerine, ayağa kalkarak dama çıktı. Ve etrafa bir nazar etti. Çekirgeler toplanıp şehirden derhal uzaklaştılar. İkindi namazı vaktine kadar bir tek çekirge kalmadığı gibi, bütün ekinlerin yaprakları da eski hâline gelip, hiç ziyân olmadı.” 

İşte böyle bir zatın türbesi yakınına dikilen heykel ‘ucube’ olarak nitelendiriliyor ve yıkılması vacip oluyor. Heykelin ne olacağı, ne yapılacağını bilmiyoruz. Ancak, oradan kaldırılacağı kesinleşti. Bu bir Başbakanlık talimatıdır. Heykel yıkılacak, olduğu yerde çevre düzenlemesi yapılacak ve Karakani’nin türbesi ile camisi dha görünür ve ziyaretgah haline getirilecek. Sayın Başbakan Karakani’ye bu saygıyı gösterirken, keşke onun ‘mütevazı kişiliği’ üzerinde de dursaydı. 

Ama ne yapalım. Burası Türkiye !.. Heykele tüküren de ucube diyen de iktidar partisi. Ne söylenebilinir ki ? 

../.. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Milliyet.com.tr sitesinden 235 kez görüntülenmiştir

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir heykel dikilmiş serhat ilime Gündeme geldiğinde mevsim kış’tı Ucube denilen malum kelime Bence en çok söyleyene yakıştı ocak2011- Ömer Tekercioğlu

ömer tekercioglu 
 17.01.2011 14:53
Cevap :
Bu da bir bakış açısı...  18.01.2011 19:41
 

ortaçağ zihniyeti taşıyanlar ne anlarki sanattan sanatçıdan onun eserlerini aşağılamaktan başka ne bilirler onların bildiği kara çarşaf ve gemicikler şirketler yatlar katlar villalar,isviçrede özel hesaplar başka neye ilgi duyarlar.bu devran böyle gitmeyecek bu saltanat ya bitecek bitecek yada bitecek.saygılar

Ömer SÜMER 
 13.01.2011 20:59
Cevap :
Bu yoruma yorum yazılmaz. Selamlar...  14.01.2011 17:50
 

evt sayın başbakan ucube diye o heykelleri niteledi. fakat neden dediği hakkında bir bilginiz yok değil mi rahatça yorum yapmak ne güzel değil mi efendler.peki söyler misiniz sayın başbakan şindiye kadar hangi heykel hakkında böyle yorum yapmıştır yok bulamazsınız çünkü bu ilkdi. arakdaşlar bizler kendi amaçlarımızın peşinden kitmek için elimizden geleni yapıyoruz fakat bu elimizden geleni yaptığımız ama sonuçlarını blmediğimiz konular bizim mili benliğimizi kayba yuğrattıra bilir.sizden isteğim o kadar heykellerin arasında neden bu heykel hakkında böyle cümleleri kullanmıştır bunun bir açıklaması olmalı yani ön yargıyla bu gibi konuları değerlendirmemiz bize hiç bir kazanç sağlamayacaktır.bizlerülkemizi korumalıyız.eski çağlarddanda biliyoruz bir çok eserin bir anlama geldiğini ve her heykel traşın bir simgesi olduğunu arkadaşım biz bu milletin evlatlarıyız ve o ucube denilen heykel bir başbakanın ağzından gelmişse bunun bbir nedeni vardır.

cenk atkan 
 13.01.2011 16:26
Cevap :
Neymiş o "ucube' denmesinin nedeni ? Çok merak ettim doğrusu.. Ne anlamlar yüklendiğini, birileri kamuoyuna açıklasın da, herkesin kafasındaki soru işaretleri kalmış olsun.. Görüldüğü üzere heykel şuanda na-tamam bir şekildedir. Eğer bu şekilde, buna 'ucube' dediyse, bir anlamda katılırım. Zira, anlatılmak istenen anlatılmamış. Kesin yorum yapabilmek için bitmiş halini beklemek daha doğru olur. Yada, sanatçı da bitmiş bir prototip vardır, onun üzerinden yorum yapılır. Bunun haricinde bizim göremediğimiz bir neden varsa, bunu da bilmek isterim. Mantığıma uygunsa, hak verir ve özür dileriz gerekli yerlerden... Ama yok gibi!.... Selamlar...  14.01.2011 17:56
 

Bu mimari estetik,doğanın dokusuna uygunluk ve kültürel değerlere hassasiyet neden güzelim İstanbul boğazına üçüncü köprü yapılmasında da harekete geçmez anlamadım.. ucube arayacak olursak 8 yıldır bu ülkenin dört tarafına öyle çok ucubeler dikildi ki. Siz bir de bursada şehrin tam ortasında dikilen o dokuya hiç de uygun olmayan toki evlerini bir görseniz ordan her geçişimde gördüğüm manzara içimi burkuyor . hele ki o toki evlerinin yapılması için yıkılan binaların arasında eski bursa evinden aslına uygun olarak restore edilerek lokantaya dönüştürülen bir yapı vardı ki ..insan gerçekten üzülüyor …..

Meltem Şahin 
 13.01.2011 13:14
Cevap :
Maalesefki, ülkenin pek çok tarafında bunun gibi çok örnek var. Ama birileri görmez. Gördüüğ zamanlarda, o gördükleri muhakakki, kendilerinin yönetiminde olmadı yerleri görürler...  13.01.2011 17:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2520
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster