Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ekim '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
391
 

Üçüncü şahıslardan epey oldu vazgeçeli…

Üçüncü şahıslardan epey oldu vazgeçeli…
 

İnsanlar meraklıdır, bu bir gerçek!

Bazı toplumların insanları meraklarını kendilerine yöneltirler, kendi benliklerini bulmaya çalışırlar, bazıları bilim alanında meraklarını kullanırlar, bazı toplumlarda meraklarını dışarıya odaklarlar!

Hiç şüphesiz biz toplum olarak son gruba gireriz!

Neden, çünkü kendimizi eleştirmeyi sevmeyiz, bilime emek harcamaya sabrımız yetmez, sanat zaten üfürükten tayyaredir, merak ve de dolayısıyla emeğimiz hep üçüncü şahıslara yöneliktir!

Hangi komşuya misafir gelmiş, gelenler kimlermiş… Elleri dolu muymuş, dolu ise paketler neye benziyormuş… Kadın mıymış, erkek mi? Ah senaryolar…

Kız mı istemeye geldiler ay? Yok anam, o kızı kim ister! Niye ayol? İki yıl önce sıska bir oğlanla gördüydüm sokakta yan yana, besbelli kız aşifte!... Vıyyy… Deme!...

Şu kel adam da habire eli kolu dolu geliyor, etler, sütler, rüşvet mi yiyor ne?

Aysel’in kocası da her akşam elinde tatlı paketiyle geliyor, ayyy hiii hiiii ihtiyacı var tatlıya desene!...

Kız, duydun mu, bilmem kaç numaradakiler boşanmış! Belliydi şekerim hallerinden, ne yatak gıcırtısı geliyordu bir süredir, ne duş sesi!

……

Çeşitlemelerin sonu yok!

Ne namus kalır, ne ar! Ne sıskalığı, ne şişkoluğu!

Balkonda asılı çamaşırlar dert olur mesela birilerine, iki gün geçti toplamadı, toz toprak oldu ay!

Iyyy, beyazlar gri olmuş, beceriksiz kadın, süsleneceğine beyazlatsan ya çamaşırlarını!

Her asışta gülerim temizlik bezlerini! Eski havlular vardır aralarında, adı üstünde temizlik bezi, annem asarken balkona gördüğünde pek içlenmişti, elalem bunları yüz havlum zannedecek diye!

……

En eski dostlarımdan Tayfun, fakülte yıllarında birbirimizi yerdik bir konuda: kadın-erkek birlikteliği!

Her kol kola gördüğün sevgili değildir derdim, her bir bekar evden çıkan karşı cins!

İlle de aşk, ille de seks aramak anlamsız!

Didişip durduk yıllardır, bu konuda, yoksa acayip uyar frekansımız!

Yıllar geçti, köprülerin altlarından ne sular… Uzun konular… Neyse…

Ben boşanmışım, yeni bir eve taşınmışım. Tayfun da aynı durumda! Taşınma esnasında apartman sakinleri her ne sanıyorlarsa sanıyorlar, umurumda değil! Öyle bir kendimle cebelleşmekteyim ki!

Tayfun da öyle!

Geceler boyu konuşuyoruz, dertleşiyoruz… Kah ağlıyoruz, kah halimize gülüyoruz! Bilmem kaç bölümlük dizi çıkar yaşadıklarımızdan!

Salonda yeri var Tayfun’un, konuşmalarımız ardından uyumak üzere kullandığı koltuğu…

Dedim ki bir gece, bak şu karşı pencereye! Ne görüyor onlar dersin?

Bir kadın, bir adam ve bir çocuk!

Peki Tayfun’cuğum, görüldüğü gibi miyiz biz?

Yoooo!...

E be şekerim ne diye yıllarca didişip durduk ki, buydu işte söylemek istediğim!

……

İşin bu bölümünü de açıklamak isterim: Yeni bir mahalle, yeni bir apartman! Eskisi olsa tanıdılar zaten tanıyacakları kadar!

Kafamdan geçmedi değil tüm bunlar!

Beş saniye yetti konuya son noktayı koymama: Hiç tanımadığım insanlar, karşı apartmanda ya da yan yada aynı, oturuyorlar. Başım sıkıştığında arayacak mıyım? Hayır!

Paraya sıkıştığımda?

Gözyaşlarımı hangi birinin omzuna dökeceğim?

Kahkahalarımı paylaşırlar mı acaba?

Dostum mu önemli, tanımadığım insanlar mı?

Ben mi daha önemliyim, onlar mı?

Aç kalsam, açık kalsam, ne ben off derim, ne onlar neyin var diye sorarlar!

E o zaman, ne diye onlar için ben kendimden, dostlarımdan, doğrularımdan vazgeçeyim?

Üçüncü şahıslara selamım, gülümsemem bakidir, ama yaşamımı ve dostlarımı harcamam yalnızca selamlaştığım kişiler adına!

Varsın istedikleri kadar dedikodumu yapsınlar, kendimden, dostlarımdan, doğru bildiklerimden önemli değiller ya!


Gülgün Karaoğlu
Ekim,12/08

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bilinmeyen durumlar karşısında yorum yapmak insanı yanıltabiliyor. Demek ki ne kendi dışımızdakilere kafa yormak gerekiyor ne de onların düşündüğüne kafayı takmak.... Herkesin bildiği gördüğünden ibaret. Saygılar.

Ali Haydar ÖZKAN 
 04.09.2010 12:15
Cevap :
Katılımına teşekkür ederim Ali Haydar! Çok selam ve sevgilerimle...  04.09.2010 19:02
 

Aynı konuyu değişik şekillerde işlemişiz evet sizin de altını çizdiğiniz gibi olaylar göründüğü gibi değil....

Ali Gülcü 
 13.10.2008 13:46
Cevap :
Sevgili Ali Bey'ciğim, sizin yazıyı şimdi okudum, yorumumu tekrarlamayacağım ama muhteşem olmuş bölümünün özellikle altını çizeceğim! Yargılar yaşamımızı daraltırlar, maalesef! Teşekkür ve sevgilerimle...  13.10.2008 18:17
 

Ağırlıklı olarakta kadınlar yapar. Yolda yürürken de yukarıdan aşağıya süzer öyle geçerler. Çok güzel bir konuya değinmişsin Gülgüncüğüm. O kadar bizden manzaralar ki , her örneklemenden sonra birileri ile özdeşleştirdim. Biz, hep birilerinin hayatını gözleyip , fikir yürütüp ,kendi uydurduğumuz yalanlara kendimiz bile inandığımız için insanların öz değerlerini kaçırmışız hep. Ellerine sağlık..Ciddi güzel olmuş..Sevgiyle kal.

Nurcan Çelik Yalun 
 13.10.2008 1:07
Cevap :
:) Çok teşekkür ederim Zeynep'ciğim! Sevgili Ali Gülcü de farklı bir şekilde işlemiş, cidden de pek güzel olmuş! Yorumun da tamamlayıcı olmuş yazıyı... Teşekkür ve sevgilerimle...  13.10.2008 18:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1277
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster