Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Temmuz '10

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
6531
 

Uçurtma Avcısı- Khaled Hosseini

Uçurtma Avcısı- Khaled Hosseini
 

Khaled Hosseini


Roman yazmak...

Uçurtma Avcısı'nı okurken, roman yazmanın , olağanüstü güzel bir şey olabileceğini bir daha düşündüm. Daha önce de benzer düşünceler geçiyordu aklımdan; yazar bir nevi tanrı oluyor, romanının tanrısı, kahramanlarını yaratıyor, onların kaderlerini tayin ediyor, ve olaylar onun istediği gibi gelişiyor. Sadece insanlara özgü olan, yazma sanatının gücünü kullanarak, yazarın emrinde, küçük bir dünya yaratılıyor. Bir de bu dünyaya, yazar, okurları dahil edebiliyorsa, onların beğenisini kazanabiliyorsa... hayal edemediğim bir duygu bu, ama müthiş olmalı.

Uçurtma Avcısı'nı tatilde büyük oğlumun okuması için almıştım. Ben okumamıştım, fakat kitabın tanıtım yazısından anlayabildiğim kadarıyla sevebileceğini hissetmiştim. Yanılmadım. İki günde devretti romanı. Sonra ben okumaya başladım...Palamutbükü sahilinde. Ben de çok çabuk okudum, bir film izlermişim gibi.

Biraz masal, biraz gerçek bir hikâye...

"Hüzünlü öykülerden iyi kitaplar çıkıyor" diyor Khaled Hosseini. Galiba haklı.

On iki yaşndaki Emir, babasının beğenisini kazanabilmek ve onun sevgisine layık olabilmek için uçurtma yarışını kazanmayı hedefliyor. Babasına ispat etmek istiyor ki gelecekte, onun gibi gerçek bir adam olabilir. Yarışın tam olarak kazanmış olması için, son uçurtma da yakalanması gerekir. Hasan ise hizmetçinin oğlu ve Emir'in en yakın arkadaşı çok iyi bir uçurtma avcısı. Turnuva gününde, Hasan, Emir'e yardım ediyor ve büyük zafer kazanılıyor...Hiç kimse bu galibiyetin çok ağır bir bedeli olduğunu tahmin bile edemiyor. Çocuklardan birisi ağır tacize maruz kalıyor, diğeri ise tacizin sessiz şahidi.Suçluluk duygusu ve vicdan azabıyla kendini affedemeyen Emir...

"Belki haksızlık ama, ama bazen birkaç günde, hatta tek bir günde olanlar bütün bir ömrün akışını değiştirebiliyor." Evet, ne yazık ki bu bir gerçek.

Sovyetler işgali sırasında , Emir ve babası Afganistan'ı terk edip, zorlu bir yolculuk sonrasında Amerika'ya göç ediyorlar. Emir, ülkesini değiştirse de kendinden ve hatıralarından kaçamaz. " Yeniden iyi birisi olmak mümkün " sözleri üzerine, yıllar sonra doğduğu ülkeye Afganistan'a dönüyor . Amerikanın ona veremediğini geri alabilmek için - kendisiyle hesaplaşmak ve belki intikamını almak.

"Kendimi, kendi ülkemde bir turist gibi hissediyordum" satırlarını okuduğumda, içimde sönük bir acı hissettim.Gözlerimi kitaptan ayırdım ve karşımda uçsuz bucaksız Akdeniz'i gördüm...âşık olduğum deniz.İnsanın ülkesi neresi? sordum kendime ;Doğduğu yer mi ? Yaşadığı yer mi? On beş yıl aradan sonra, doğduğum ülkeye ( Bulgaristan'a) gittiğimde ben de kendimi, orada, turist gibi hissetmiştim...Garip bir duygu bu, yaşamayan bilemez. İnsanın ülkesi galiba yaşadığı yer oluyor. Ben yaşadığım yeri seviyorum ve ülkem Türkiye olduğunu biliyorum.Kendimi burada hiç yabancı hissetmedim.

Kitabın son sayfasını kapattıktan sonra, hafızamda en belirgin paragraflardan biri şu oldu: "Hırsızlık bağışlanmayacak tek suç, bütün günahların anası. Bir insanı öldürdüğün zaman, bir yaşam çalarsın. Yalan söylediğin zaman , bir insanın gerçeğe ulaşma hakkını çalmış olursun. Aldattığın zaman, bir insanın doğruluk, adalet hakkını elinden alırsın. Çalmaktan daha büyük kötülük yoktur"

Romandan etkilendim. Afganistan ve Taliban gerçeği...Aile, arkadaşlık, sadakat, ihanet ve kurtuluşu anlatan özel ve samimi bir hikâye. Khaled Hosseini, bugun de acılara maruz kalan bir ülke fonunda, insanın iç dünyasını, duygularını ve kendisiyle hesaplaşmasını ustaca anlatabilmiş.

***

Netten Yazar hakkında yaptığım araştırmalara göre 04 Mart 1965 yılında Kabil Afganistan'da doğmuş. 1970 yılında ailesi önce Fransa'ya sonra 1980 yılında Amerika'ya göç etmiş. Halit Hüseyni (Khaled Hosseini) tıp doktoru ve iki kitabını yayımladığı dönemlerde cerrah olarak çalışıyormuş. Uçurtma Avcısı, önce kısa hikâye olarak yazılmış. Yazarın karısı olan Roya ( İran asıllı bir Amerikalı ) hikayeyi okumuş ve çok etkilenmiş, kocasını yazmak için teşvik etmiş. Khaled Hosseini bu hikayeyi, ana tema olarak kullanmış ve ilk romanı olan Uçurtma Avcısı'nı yazmış. Şu anda, Yazar, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komisyonu'nda UNHCR iyi niyet elçisi olarak mültecilere yardım etmektedir. Hosseini, Kuzey Kaliforniya'da karısı ve iki çocuğuyla hayata devam etmektedir.

***

Yazarın kısa biyografik bilgilerle , bitirmek gelmedi içimden o yüzden kitaptan bir cümleyle noktalıyorum uzun güncemi:

"Çocuklar boyama kitabı değildir. Onları en sevdiği renklerle boyayamazsın"

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bana da annem aldı biliyor musunuz? yeni başladım daha ama şimdiden hiç bitmesin istiyorum. ben bu kitanı okumuyorum hatta yaşıyorum...

beenmaya 
 15.01.2011 14:16
Cevap :
Merhaba, Beenmaya...Ne güzel bir hediye...Bir de ön sayfada el yazısıyla not düşülmüşse...Hediye ettiğim tüm kitaplara yazarım ben, küçücük notlar ve tarihi...Tekrar okudum yazdıklarımı sayenizde, hatırladım romanı, hakikaten kefaret hakkında okuduğum en etkileyici kitaplardan birisi. Sevgilerimle ve teşekkürlerimle...  17.01.2011 13:35
 

...ne güzel anlatmışsınız...ben filimi-bi kaç kez-izlemiştim...film de çok güzeldi...saygılar...

nedim üstün 
 06.08.2010 19:30
Cevap :
Merhaba, çok teşekkür ediyorum. Evet, kitaptan uyarlanan oldukça başarılı film olduğunu duydum. Ben izlemedim, yine de kitaplarını okuduğum ve sonrasında izlediğim filmler, hep hayal kırıklığı yaratmıştır bende. Kitabı okurken, kahramanları özgürce hayal ediyorum, film bu özgürlüğü kısıtlamış oluyor. Ayrıca konuyu bilmek, izleme heyecanı azaltıyor. Okumadan izlemek, daha doğru olabilir belki...Saygılarımla...  08.08.2010 18:22
 

Çok sürükleyici ve etkileyici bir kitaptı. Kitapla ilgili yazılması gerekenleri yazmışsınız zaten. Kitap erkekler üzerine kurulmuş, kitap boyunca bir çok erkeklik hallerini ve çeşitlerini anlatmış. Tacizler bile erkeğin erkeğe üstünlüğünü ispatı olarak anlatılmış. Bana göre yazar bu kitapta kadından çok erkeği ve erkekliği sorgulamak istemiş. Belki erkek egemen bir ülkede erkekliğin ve erkek olmanın nasıl birşey olduğunu anlatmak istemiştir. Emir üzerinden erkekliğe farklı bir yaklaşımı olanların diğer erkeklerin (babası) gözünde nasıl göründüğünü ve farklı ve duygusal olmanın iç hesaplarını anlatmış. Sevgilerimle..

Nazmiye Tan 
 31.07.2010 10:56
Cevap :
Size katılıyorum, kitap erkekler üzerine kurulmuş. Kefaret ve kurtuluş hakkında okuduğum en güzel romanlardan birisiydi.Yine de bir anne ve bir kadın olarak, Yazarın tek bir cümle dahi olsa, Sanaubar'dan çalınanları açıklamasını isterdim, özellikle 231. sayfada. Onu ve duygularını yokmuş saymak...bana tuhaf geldi. Katkılarınız için çok teşekkür ediyorum. Hoşça kalın.  01.08.2010 17:05
 

Kitaba bugün başladım daha 20 sayfa okudum.Sonra bilgisayar başına geçtim ve sizin yazınızı gördüm:)) Kitabı bitirince yorumu daha net yapabilirim şimdilik sadece bunu söylemek istedim:)) selamlar..

Nazmiye Tan 
 29.07.2010 17:27
Cevap :
Merhaba Nazmiye Hanım! Umarım seversiniz romanı, ben sevdim. Okudaktan sonra düşüncelerinizi yazarsanız burada, keyfle okurum. Sayfa 231. Ali, Hasan ve Emirden çalınanları çok net açıklıyor Khaled Hosseini, oysa Sanaubar'ı pas geçiyor...İşte bu beni romanda rahatsız etti. Doğuda, kadına verilmeyen değer mi bunun nedeni...Onun duygularını Hosseini de 231. sayfada pas geçmiş.Tabii sonraki sayfalarda toparlamaya çalışmış ama önemli olan o sayfada yer almasıydı. Bu konuda düşüncelerinizi benimle paylaşırsanız sevinirim. Hoşça kalın.  30.07.2010 11:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 143
Toplam yorum
: 333
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1829
Kayıt tarihi
: 13.03.08
 
 

Doğduğum ve büyüdüğüm şehir Kırcali, Bulgaristan. Yıl 1964. Makina Mühendisiyim. Evli ve iki çocu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster