Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Temmuz '13

 
Kategori
Futbol
 

UEFA Asbaşkanı Şenez Erzik, UEFA’nın şantaj yaptığını mı söyledi yoksa?

UEFA Asbaşkanı Şenez Erzik, UEFA’nın şantaj yaptığını mı söyledi yoksa?
 

Söylenen mi önemli, söyleyen mi?

Bakış açısına göre değişse de, gel de tartışma!.

Derdini anlatmakta zorlanan kişiyi bazen bir sıkıntı basar. Sıkıntı, işin içinden nasıl çıkılacağı kaygısından kaynaklanır. Hele karşı cephede “gölgesi ağır” biri varsa, söylenecek söz kalmamışsa tek sığınak; “namus”, ahlak”, “şeref”, "millet", "bayrak" gibi kavramlar olur.

Söylenenler, her zaman gerçeği yansıtmaz, ama bazen de farkına varmadan “itiraf boyutu”yla ortaya çıkar. Bunu “söylenenden söylenmeyeni çıkartma yöntemi”yle bulmak mümkündür. Aslında bunu kolaylaştıran, söylenen sözlerin ucunun nereye varacağını kestirememedir.

“İtiraf” sayılacak söz/ler söylemek niye?

Bu, ya bir boş bulunma sonucudur ya da konumu gereği, o kişinin adına açıklama metnini yazan danışmanın danışılacak, metin yazacak yazma becerisinden yoksun oluşudur.

*****

Söylenen mi önemli, söyleyen mi?

Fenerbahçe- UEFA Asbaşkanı Şenez Erzik sürtüşmesinde Şenez Bey’in söylediklerinden şu cümle, bu soruyu örneklendirmesi bakımından çok önemli:

“Şayet Fenerbahçe bu davayı geri çekmeseydi Avrupa kupalarına katılabilir miydi?”

Bu cümlenin, tek başına pek bir şey anlatmayacağını, nerede/ nasıl bir anlatım içinde yer aldığının bilinmesi gerektiğini düşünenler için, ilgili bölüme gidilmesi farz olsa gerek:

“ (...) Fenerbahçe, CAS davasını kulübünün menfaatleri doğrultusunda çekmiştir. Şimdi bu dayatma ve pazarlık lafını kullananlara soruyorum: Şayet Fenerbahçe bu davayı geri çekmeseydi Avrupa kupalarına katılabilir miydi? Fenerbahçe, geçen sene Avrupa kupalarından kazandığı o paraları nasıl kazandı? CAS davasını çekmeseydi Benfica ile yarı final oynayabilir miydi? Fenerbahçe, geçen yıl kupaya nasıl gitti? Çıkıp bunun cevabını versinler. Ben şeytanlık düşünmüyorum namuslu düşünüyorum, ahlaklı düşünüyorum. Fenerbahçe o davayı kendi menfaati, kulübün menfaati için çekmiştir.

Şenez Bey’in Fenerbahçeli yöneticiler için söylediklerini değerlendirmek, konumuzun dışında.

(Fenerbahçe, zaten Şenez Bey’e yanıt verdi:

"CAS davasının hangi gerekçeyle geri çektirildiği ya da Sayın Platini hakkında açılan davalardan vazgeçilmesi için kim ve kimlerin alelacele aracı olduğu hususu da derhal cevaplanması gereken sorulardandır.

Kaldı ki Fenerbahçe’nin CAS davasını çekmesi sonucunda sadece 1 yıl kupalara gitmeyerek müteakip yıllarda organizasyona katılma hakkı kazandığını söylemek ise yetersiz ve bilgisizlikten de öte, kötü niyet ve aymazlıktır.")

*****

Söylenen mi önemli, söyleyen mi?

Şenez Bey’den yukarıya aldığımız paragrafın “dilsel”, “düşünsel”, “mantıksal” açıdan eksikliği üzerinde durulabilir. Ama bizim üzerinde duracağımız/ durduğumuz, başlığın kaynağı olan, “Şayet Fenerbahçe bu davayı geri çekmeseydi Avrupa kupalarına katılabilir miydi?” cümlesinin ne anlattığıdır.

(Söz konusu dava, Fenerbahçe’nin 2010-2011 sezonunda kazandığı, ama Şampiyonlar Ligi’ne katılma hakkının elinden alınması üzere, CAS’ta UEFA için açılan davanın, “milli menfaatler”e bağlı gerekçeye dayalı olarak geri çekilmesi...)

Şenez Bey’in “koşul”a bağlanan sorulu cümlesi, anlamı değiştirmeden, farklı kalıplarda da söylenebilir:

Fenerbahçe, CAS’taki davayı çekmeseydi Avrupa’ya gidemezdi.
Fenerbahçe, CAS’taki davayı çektiği için Avrupa’ya gitti.
Fenerbahçe, Avrupa’ya gitti; çünkü CAS’taki davayı çekti.


Fenerbahçe’nin davayı geri çekmesi, nasıl bir sonuç doğurmuş?

Avrupa kupalarına gitmeyi...

Bu, doğru mu?

(Fenerbahçe, bir sonraki sezon Avrupa kupalarına sanki havadan ya da bir başkasının hakkına konarak gitmiş!..)

Şenez Bey’in sözü, bizi şu sonuca götürür:

UEFA, kendisine karşı açılan davalardan kurtulmak için dava açan kulüpleri tehdit ediyor, onlara şantaj yapıyor.

Bir kulüp suçluysa niye üstüne gidilmez ya da “Davadan vazgeç, üstüne gitmeyelim.” denir?

*****

Söylenen mi önemli, söyleyen mi?

Söylenen sözle söyleyinin “konum”u arasında doğru bir orantı vardır. Bu durumda söylenen, “önemsiz”dir ya da “ağırlık” taşır. Şenez Bey’in sözü de “ağırlık” taşıyan bir sözdür.

“Şayet Fenerbahçe bu davayı geri çekmeseydi Avrupa kupalarına katılabilir miydi?”  hangi amaçla söylenirse söylensin, UEFA’nın nasıl bir tavır içinde olduğunu gösterir.

“Yanlış anlaşıldım.” denecekse o başka...

O zaman, iki düşünüp bir konuşmak gerekecektir.

Son söz:

Futbolun yeri, mahkemeler değil; futbolcuların güçlerini gösterecekleri “coşku”yla, “görsellik”le dolu statlardır.
 

http://www.facebook.com/turgutcelik

https://twitter.com/#!/turgutcelik

turgutce@yandex.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kıymetli Turgut Çelik : Hocam hep söylerim her kes Mevki,makam ve koltuk peşindedir.Bu zatı muhterem Şenez Erzik sözde Fenerbahçe kongre üyesidir.Ne zaman nerede Fenerbahçeyi bir yardımı iyiliği olmuştur.Her kes kendisini düşünüyor.O da kendisini Platini'ye kabul ettirme ve et ile tırnak olma sevdasındadır.Selam ve saygılar sunuyorum..

Mehmet Burakgazi 
 22.07.2013 19:12
Cevap :
Mehmet Bey... Sorumluluk taşıyanlardan kimse, hukuksuz, haksız bir iş yapmasını bekleyemez. Ama o kişiler, ortada haksız bir durum varsa konuşmaktan kaçınırsalar, o zaman da görevlerini hakkıyla yapmamış olurlar. Bizder koltuğu korumanın başlıca koşulu susumak ve kafa sallamaktan geçiyor. Saygılar, selamlar.  26.07.2013 15:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2458
Toplam yorum
: 2826
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2073
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

İspir, hem doğum yerim, hem memleketim. Emekli Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim. Dil ve Tarih-..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster