Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '09

 
Kategori
Kültür Turizmi
Okunma Sayısı
1075
 

Ülkeme hayranım

Ülkeme hayranım
 

muhteşem güzellik


Geçen hafta 29 Ekim tatilini değerlendirmek için kısa bir tatil planı yaptım.

Tatil programını düşünürken bu tür programlarda artık gözüm kapalı birlikte gezmekten zevk aldığım GEOS TUR'un sahibi Ayfer ile görüştüm..

Kendi programlarının Kadadokya Bölgesine olacağını söyledi...ilk başta duyduğumda yok ben oraya gittim gördüm başka yere bakayım dedim....ne zaman gittiğimi sordu sanırım 10 yıl önceydi ilk gezmelere başlamam ve artık gezgin ruhumun işlemesi sanırım bir 15 yıl öncesine dayanır...

Türkiyede gezmediğim çok az yer kaldı ve her defasında gezdiğimde ülkeme olan hayranlığım inanın artıyor.

İnanılmaz bir doğa harikasının içindeyiz

Her yerimiz derya deniz maviliği doğa harikası yerlerimiz

Tarihini anlatmam imkansız bir Hattuşaş bölgesi var ki gezdiğimde rehberi pür dikkat ve ağzım açık dinlemiştim

Ya Nemru ordaki tarih

Hele Mardin-Midyat nasıl bir güzel yerler gerçekten anlatmak bazen yersiz kalıyor kesinlikte gezip görüp yaşamak şart.

Gezdikçe gördükçe ruhum dinleniyor ve de gezdiğim bölge ile ilgili olarak aldığım bilgi birikimin bana kattıklarını anlatmak imkansız geliyor...

Ve bu dört günlük kocaman tatilde Ayfer'i dinleyerek Geos Tur aracılığıyla Çarşamba gecesi yola çıktık.

Yol arkadaşım can dostum Saadet ile bilrikte buluşulacak noktaya gittik.

Gece yolculuğu güzeldir benim için çünkü yolu seyrederek ışıkların arasından geceye uzanmak ve düşünceler hayallerle dalıp gitmeyii severim ...şanslıydım :) ilk koltukta seyahat ettim deymeyin keyfime artık.

Sabah Avanos bölgesinde KİRKİT Bukit Otele vardık kalma yerimiz burasıydı....Mekana hayran kaldım personel az öz ve çokta ilgili bir şekilde karşılayıp bizi ağırladılar orda kaldığımız süre içinde kendi evimizde gibi rahat bir şekilde dolaştık.akşamları kahvelerimizi mutfağa girip kendimiz bile pişirip içer hale geldik.Kirkit otel eski bir taş evini otele dönüştürmüşler odalar eksi haliyle annemizin döneminden kalma kanaviçe örülü örtülerle ve duvarlara asılan gaz lambaları ile bir bütünlük içindeydi eski sandıklar eski ahşap dolaplar yani arkadaşlar tatil ilk gittiğimiz mekanın güzelliği ile başladı :)

Tatile her başlangıçta ilk gün nasıl geçer ne olur düşüncesiyle kaygısı olur ama bu tatilde hiç olmadı. Şanslıydım :)

Rehberimiz bölgenin yerel rehberi Mehmet Bey'di 3 gün boyunca bize eşlik etti. O bölgenin insanıydı ve şehre ve orayı seven biriydi anlatırken ruhundan düşüncelerinden çok net bir şekilde anlaşılıyordu ve defalarca bölgeyi çok sevdiğini dile getiriyordu. Şunu tekrar anladım ki yapılan iş ne olursa olsun sevmek şart . Rehber deyip geçmemek lazım anlattıkları çok önemlidir benim için dinlettirmeli ve insanların ilgisini çekmebilmedir anlatıklarıyla.

Kapadokya bölgesine eminin gitmiş görmüşsünüzdür. Biraz bölge ilg ilgili bilgi aktarmak istiyorum.

KAPADOKYA'NIN KONUMU

Roma İmparatoru Augustus zamanında Antik Dönemyazarlarından Strabon Kapadokya Bölgesi'nin sınırlarını güneyde Toros Dağları, batıda Aksaray, doğuda Malatya ve kuzeyde Doğu Karadeniz kıyılarına kadar uzanan geniş bir bölge olarak belirtir. Bu günkü Kapadokya Bölgesi Nevşehir, Aksaray, Niğde, Kayseri ve Kırşehir illerinin kapladığı alandır. Daha dar bir alan olan kayalık Kapadokya Bölgesi ise Uçhisar, Göreme, Avanos, Ürgüp, Derinkuyu, Kaymaklı, Ihlara ve çevresinden ibarettir.

Kapadokya Bölgesi'ndeki Erciyes, Hasandağı ve Göllüdağ jeolojik devirlerde aktif birer volkandı. Bu volkanla birlikte diğer çok sayıdaki volkanların püskürmeleri Üst Miyosen'de ( 10 milyon yıl önce) başlayıp, holosen'e (Günümüze) kadar sürmüştür. Neojen gölleri altındaki yanardağlardan çıkan lavlar, platoda, göller ve akarsular üzerinde 100-150m. kalınlığında farklı sertlikte tüf tabakasını oluşturmuştur. Bu tabakanın bünyesinde tüften başka tüffit, ignimbirit tüf, lahar, volkan külü, kil, kumtaşı, marn aglomera ve bazalt gibi jeolojik kayaçlar bulunmaktadır. Ana volkanlardan püsküren maddelerle şekillenen plato, şiddeti daha az küçük volkanların püskürmeleriyle sürekli değişime uğramıştır. Üst Pliosen'den başlayarak başta Kızılırmak olmak üzere akarsu ve göllerin bu tüf tabakasını aşındırmaları nedeniyle bölge bugünkü halini almıştır.

Vadi yamaçlarından inen sel suşarının ve rüzgarın, tüflerden oluşan yapıyı aşındırmasıyla "Peribacası" adı verilen ilginç oluşumlar ortaya çıkmıştır. Sel sularının dik yamaçlarda kendine yol bulması, sert kayaların çatlamasına ve kopmasına neden olmuştur. Alt kısımlarda bulunan ve daha kolay aşınan malzemenin derin bir şekilde oyulması ile yamaç gerilemiş, böylece üsy kısımlarda yer alan şapka ile aşınmadan korunan konik biçimli gövdeler ortaya çıkmıştır.. Bu durum, peri bacalarının oluşumunda, rüzgar etkisinden çok yagmur sularının yüzeydeki akışının daha önemli oldugunu ortaya koymaktadır. Yağmur sularının bu denli etkili ve güçlü yüzey akıntısı olarak gelismesine ise en önemli etken bitki örtüsünün azlıgı ve tüflerin geçirimsiz olmasıdır.

Daha çok Paşabağı civarında bulunan şapkalı peribacaları konik gövdeli olup, tepe kısımlarında bir kaya bloku bulunmaktadır. Gövde tüf, tüffit ve volkan külünden oluşmuş kayaçtan; şapka kısmı ise lahar ve ignimbirit gibi sert kayaçlardan oluşmaktadır. Yani şapkayı oluşturan kaya türü, gövdeyi oluşturan kaya topluluğuna oranla daha dayanıklıdır. Bu peribacasının oluşumu için ilk koşuldur. Şapkadaki kayanın direncine bağlı olarak, peribacaları uzun veya kısa ömürlü olmaktadır. Ayrıca şapka kaya, zayıf tüfün erozyonunu geciktirerek peri bacalarının yüksekligini kontrol eder.

Peri bacalarının çapları ise 1 m ile 15 m arasında değişmektedir. Çatlak aralığının 1 m'den küçük olması veya 15 m'den büyük olması durumunda ise peri bacası gelişimi gözlenmemektedir.

Kapadokya Bölgesi'nde erozyonun oluşturduğu peribacası tipleri; şapkalı, konili, mantar biçimli, sütunlu ve sivri kayalardır. Peribacaları en yoğun şekilde Avanos - Uçhisar - Ürgüp üçgeni arasında kalan vadilerde, Ürgüp Şahinefendi arasındaki bölgede Nevşehir Çat kasabası civarında, Kayseri Soğanlı vadisinde ve Aksaray Selime köyü civarında bulunmaktadır. Peribacalarının dışında vadi yamaçlarında yağmur sularının oluşturduğu ilginç kıvrımlar bölgeye ayrı bir özellik katmaktadır. Bazı yamaçlarda görülen renk armonisi lav tabakalarının ısı farkından dolayıdır. Bu oluşumlar Uçhisar, Çavuşin, Güllüdere, Göreme, Meskendir, Ortahisar Kızılçukur ve Pancarlı vadilerinde gözlenir.

***

Biliyorum biraz uzun sıkıcı gibi yazdım ama inanın aldığım notların eksik kalmasınıda istemedim.Sanırım dahada eksik şeylerde yazmışımdır.

İlk gün Güllüdere Vadisi denilen Çavuşin bölgesini dolaştık Mehmet Bey gezdikce bölge ile ilgili detayları sürekli bizlerle paylaşarak sanırım 3-4 saat gibi molalarla tüm vadiyi olmasada güzel bir bölümünü yürüyerek gezdik...İnanılmaz güzel bir manzara var. Resimlere baktığımda aslında oranın güzelliğinide çokta iyi yansıtmadığını anlıyorum.

Sizlere gezide tanıştığım bir arkadaşımızı anlatmak istiyorum. Adı Zeynep :) 4, 5 yaşında annesiyle gelmişti tura...Turdaki tüm insanlara sanki kırk yıldır tanıyor gibi sohbet ediyor bizle birlikte mızmızlanmadan yürüyordu :) ki benim yorulduğum artık dediğim zamanda bakıyordum o bıcır bıcır önden gidiyor onu gördükçe :) daha bir şevk geliyordu. Ve bu gezide birşey daha farkettim ki oda bir cocuğa verilen eğitim ve öz güvenin ne kadar önemli olduğu...Bir çok aile o yaşta çocukla kültür turununa katılmaz bunu biliyorum öğrendim ki Zeynep daha küçük yaşlarda böyle aktiviteler katılıyormuş...Ön tarafa gelip Birşey söyleyebilirmiyim diyerek izin isteyip ha bire birşeyler anlatıyordu...Burdan Zeynebin annesini tekrar tebrik ediyorum böyle bir evlat yetiştirdiği için.

Birinci günün bitimi erken oldu yorgunduk ve otelimizde kalmak için geri döndük. Akşam yemeğinde güzel bir süpriz vardı canlı müziik :) eşliğinde yemek yedik...Kanun ve klarnet düşünün aldığımız lezzeti.

İkinci gün Göreme Açık Hava Müzesini gezdik ...Hava o kadar güzeldi ki İstanbulda bardaktan boşanırcasına yağmur yağdığı günlerde biz bu bölgede son gün haricinde ıslanmadık nerdeyse...Aynı gün yeraltı şehrini dolaştık...İnsanlar savaşlardan kaçtıklarını korunmak adına yerin altına evler yapmışlar bizler iki büklüm şekilde gezdik o yerleri...çok akıllılarmış düşünün günlerce kendilerine kalacak yerleri taşları ovarak ve tüm ihityaçlarını sağlayacak şekilde orda yaşamlarını sürdürmüşler...

Her gün gezdikçe büyük hayranlıklarla geri dönüyordum otele.

Gece otelin dışında bir mekanda TÜRK GECE organizyanonun olduğu bir yere katıldık....Yemek eğlence :) herşey çok güzeldi...Semah gösterisinden , halk oyunları gösterisinden dansöz gösterisine kadar bize ait ne varsa hepsini seyrettik. Yabancı turistler çok fazlaydı ve onlarda hayranlıkla seyrediyorlardı. Çok eğlendim çok oynadım çok dans ettim :)))

Güne erken başlayıp Peri Bacalarını görmeye gitik geçen gelişimde aklımda kalanlarla yeniden oralarda gezmek çok güzeldi. Arkadaşım Saadet ve Ayfer birlikte bir çok bacanın üzerine tırmanıp içine girdiler :( ben cesaret edemedim bana onları resmetmek kalmıştı....Epeyi uzun bir gezi oldu gün bitimine doğru otele yol aldık.

Ve son gecemizdi :) vur patlasın çal oynasın yapacaktık arkadaşlarıla anlaşmıştık. Öylede oldu sağolsun saz arkadaşlırımız çok detone olduğumuzu söyleselerde biz bize eğlenmek çok iyi gelmişti. Otelde Fransız turistler vardı eğlencemize onlarıda kattık :)) göbek bile attırdım onlara ha hahhaaa...Gecenin bitmesi saz arkadaşların artık parmaklarımız ağrıdı gidelim lafları ile bitti :) bize kalsa sabahlardık ta ha haa haa sanırım içtiğim şarabın etkisiyle herşey çok eğlenceliydi :)

Sabah artık dönme vaktiydi valizler toplandı ve Osman Beyin yani Kirkit Otelin sahibin bizi uğurlaması ile yola çıktık....Yolumuzu IHLARA VADİSİ ne giderek tamamlayacaktık....İkinci kez hayran olduğum bu mekanda yürüyüş yapmak çok güzel geldi...Vadinin içinde bir dere akıyor şırıl şırıl ya...dehşet güzel bir yer ve :) oraya has olduğunu söylenen birşey yaptık...Elimize 7 adet taş aldık yol boyunca dileklerimizi dileyrek taşları dereye özellikle köpük köpük olan yere attık :) ve ben her seferinde tek dileğim yerine gelsin dileyerek attım taşları :)) söylemem büyüs bozulmasın....

Güzel bir yürüyüşten sonra atık İStanbul'a dönme vakti gelmişti.

Çok güzel koca 4 gün geçirdim...herkes çok güzeldi....çok eğlendim...

Burdan bana yalnız bırakmayan arkadaşım Saadet'e ve bu bölgeye tekrar gelmemi sağlayan Geos Tur'a ve birlikte yürüdüğümüz çok arkadaşlara sonsuz teşekkürler....

Ve

Hayat Yaşanan Andır.

****

Şen olasın Ürgüp dumanın gitmez
Kıratın acemi konağı tutmaz
Oğlun da çok küçük yerini tumaz
Cemal'ım Cemal'ım algın Cemal'ım
Al kanlar içinde kaldın Cemal'ım

Ürgüp'ten de çıktığını görmüşlür
Kıratının sekisinden bilmişler
Seni öldürmeye karar vermişler
Cemal'ım Cemal'ım algın Cemal'ım
Al kanlar içinde kaldın Cemal'ım

Cemal'ın giydiği ketenden yilek
Al kana boyanmış don ile göynek
Sana nasip oldu ecelsiz ölmek
Cemal'ım Cemal'ım algın Cemal'ım
Al kanlar içinde kaldın Cemal'ım


Bu türküyü Mehmet Bey gezi boyunca bize okumuştu hemde güzel içten...onada teşekkür etmeliyim.


***

Türkiye'nin tüm güzelliklerini görmek sanırım ömrüm yetmeyecek ama ben ülkemi seviyorum.

****

Sevgilerimle


Gelincik

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

hoş,samimi bir gezi yazısı...Gezmiş görmüş kadar olduk...Keşke okulumuzda bu peri bacalarının basit andezit-tüf yığını olduğunu söylemek yerine bir tur düzenlese ..Teşekkürler

Melik 
 07.11.2009 22:27
Cevap :
Teşekkürler....güzel anılarla döndüm istanbula...her kim demişse kapadokya için o sözü bence çok cahilmiş....görmeden gezmeden insanın anlaması zor umarım bir gün fırsat bulduğunda kendi gözlerinle görürsün ordaki harika doğayı....selamlar.  07.11.2009 23:12
 

Allah gezdiğin gördüğün yerleri içine sindirsin,ben geçen yıllar Tüm Türkiyemi gezmiştim,gezdiğiniz her yeri tek tek gezdim ve gördüm,çok beğendim,Türkiyemin her yeri birbirinden güzel,,,,,Karadenize de mutlaka gitmelisin,,,,sevgiler,,,,,

Alyoşa-Sevmek Güzeldir. 
 07.11.2009 21:04
Cevap :
Merhaba...ben ikinci kez gidiyorum bu bölgeye ülkemde gezmediğim yer kalmadı....Tüm karadeniz kıyısını dolaştım sarpa kadar gittim...heryer ayrı dünya ayrı bir güzellik ...ben gezmeye devam edeceğim...gezgin gelincik olarak...teşekkürler ilginize...sevgilerini gönderdi gelincik size.  07.11.2009 22:19
 

ÇOK SAMİMİ BİR GEZİ YAZISI! 20 YIL ÖNCE GİTTİĞİNİZ YERLERDE YAŞADIĞIM UNUTULMAZ DENEYİMLERİ ANIMSATTINIZ BANA. TEŞEKKÜRLE, SEVGİYLE... MS

Mehmet Sağlam 
 07.11.2009 2:38
Cevap :
:) Gerçekten güzeldi Mehmet bey, insan anıları ile yaşıyor...güzel şeyler hatırlatıysa yazım ne mutlu bana....selam ve sevgilerini gönderdi gelincik size  07.11.2009 10:59
 

Umarım dileğin yerine gelir.İçine sinsin gelinciğim.Yirmi yıl önce görmüştüm,doğa harikası bir yerdi.

zirve özden özpınar 
 06.11.2009 20:10
Cevap :
Bu bölgeyi ikinci kez gezişim inanılmaz zevk aldım....ilginize çok teşekkürler....sevgilerimi gönderdim :)  06.11.2009 22:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 110
Toplam yorum
: 601
Toplam mesaj
: 63
Ort. okunma sayısı
: 2050
Kayıt tarihi
: 18.10.08
 
 

Kendimle ilgili ne yazabilirim diye düşündüm uzunca... Aslen Malatyalıyım.. İstanbulda yaşıyorum ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster