Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ocak '08

 
Kategori
Çevre Bilinci
Okunma Sayısı
6923
 

Ülkemizde enerji kaynakları

Enerji; bir cisim veya sistemin iş yapabilme yeteneği, "yaratılan güç" anlamındadır.

Türkiye'nin yerli kaynaklarından elektrik üretilebilecek potansiyeli 430 kw’tır. Ancak bunun 350 milyar kw saati kullanılmıyor. Türkiye’nin bu yıldan başlamak üzere ileriye dönük elektrik arz sorunu ile karşılaşacağı dile getirilmektedir. Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen, 2007 yılındaki enerji ithalatının 35 milyar dolara ulaşacağını ifade ediyordu. Bu durum, daha fazla cari açık, Ülke dövizinin yurtdışına çıkması anlamına gelir.2006 yılı ile yerli kaynaklardan üretilen elektriğin 79, 5 milyar kw saat olduğu göz önüne alındığında, potansiyelin sadece %13'ünün değerlendirildiği görülüyor. Gelelim ülkemizde yani kendi topraklarımızdaki enerji kaynaklarına;

Linyit; Ülkemizde yıllık 118 milyar kw saat elektrik üretebilecek 9, 3 milyar tonluk yerli linyit kömürü bulunuyor. Türkiye kömür işletmeleri tarafından yapılan çalışma ile Afşin- Elbistan da iki adet Elbistan c ve d santral projesi ve iki yeni santral daha kurulması için hazırlık sürüyordu. Temmuz ayının sonunda yapılan ihaleye teklif gelmediği için ertelendi. Yerli linyit'in yanısıra taş kömüründen de elektrik üretilmesi söz konusu. Ülkede 9, 5 milyon ton taş kömürü üretim potansiyeli bulunuyor. Bunun 4 milyon tonluk kısmı koklaşabilir özelliğinden dolayı demir çelik sektöründe, kalan 5, 5 milyon tonluk taş kömürünün elektrik üretiminde kullanılması mümkündür.

Su; potansiyelin 4 de 1 i kullanılıyor. Su yerli olmasının yanısıra yenilenebilir kaynaktır da. Türkiye de kurulu gücü 13 000 megavat olan 150 adet hidroelektrik santrali elektrik üretiyor. Bunların elektrik üretim kapasiteleri 46, 7 milyar kw saat. Bu ülkede yaklaşık 150 milyar kw saatlik ek potansiyelin boşa aktığını ortaya koyuyor.

Rüzgâr; elektrik üretiminde son yılların en gözde kaynaklarından biridir. Avrupa ülkeleri başta olmak üzere özellikle gelişmiş ülkeler rüzgâr enerjisine milyarlarca dolar yatırıyorlar. Türkiye de elektrik işleri EİE tarafından hazırlanan Rüzgâr Enerjisi Potansiyel Atlasına (REPA) göre, Ülkenin rüzgâr kurulu güç potansiyeli 48 000 megavatı aşıyor. Kurulu güç ise 131 megavattır.

Güneş; sera etkisine yol açan gazlar üretmeyen, temiz, yenilenebilir enerji kaynaklarının en önemlilerinden biri. Günümüz teknolojisi foto, voltaik (pv) hücreler yardımı ile gün- ışığını doğrudan elektriğe çevirmeye olanak sağlıyor

Jeotermal; jeotermal enerji Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki bir başka favori kaynağı. Bugün dünyada tüketilen enerjinin sadece % 0, 4 'ü jeotermal kaynaktır. Bazı ülkeler, başta İzlanda olmak üzere ısıtmada kullanılmak amacıyla doğrudan binalara pompalanıyor. Jeotermal enerjiye doğrudan ya da dolaylı olarak ABD, Filipinler, İtalya, Meksika, Endonezya, Japonya ve Yeni Zelanda pek çok ülkede kullanılıyor. Türkiye jeotermal potansiyelde Dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer alıyor. Kaynak zenginliği açısından Dünya sıralamasında 5 inci, jeotermal enerjiden elde edilen elektrik üretimi içerisinde 14 üncü, doğrudan kullanımda ise 7 inci sırada kendine yer buluyor.

Günümüz iktidarı ve meclisimiz dâhil olmak üzere bu zamana kadar iç ve dışta işbirlikçiler sayesinde enerji üretiminde bu kadar imkân varken doğru dürüst kullanmamak ve hala da kullanılması için çaba sarf edilmemesi çok gariptir. Nükleer santral kurmak, bunun peşinde koşmak, yanı başımızdaki Çernobil faciasının ülkemize insanlarımıza verdiği zararı unutarak hala nükleer santraller peşinde koşmanın bu ülkeye ne faydası olacağı, hangi yararları kazandıracağı bilinmemektedir. Çelnobilin özellikle Karadeniz Bölgesi halkını olduğu gibi kanser ettiği her evden en az bir kişinin kanser olduğu gerçeği göz önünde bulundurulmalıdır. Ülkemiz bugünkü koşullarda kullanamadığı yeraltı ve yerüstü zenginliklerine sahiptir. Bunların kullandırılmamasında dış güçlerin çok büyük önemi vardır. Gelişmiş ülkeler özellikle ABD ve AB bulunduğu coğrafyada güçlü bir Türkiye istememektedir. Türkiye 1982 öncesi sağ sol çatışmasına sokulmuş, Alevi, Sünni çatışmasına döndürülmeye başlamış, tezgâhlara gelmemiştir. Unutulmasın ki 1982 öncesi Türkiye işçisiyle, memuruyla, polisiyle DER-BİR’ ler olarak ikiye ayrılmış, günde en az 10–15 genç hayatını kaybetmiştir. Sonra PKK belası ortaya çıkartılmış ve hala devam etmektedir. Bunları iyi düşünerek değerlendirmekte fayda vardır. Türkiye de siyasiler, bürokratlar devlet kurumlarının içinde olan herkes bu gerçeği görmeli, hiçbir ulusun dostumuz olduğunu düşünmemelidir. Bugünkü dünyada dost yoktur menfaatler vardır. Halkımızın, öğretmenlerimizin, gençliğimizin, ailelerimizin yetiştireceğimiz nesillerin bu ülkeye, bu ülkenin zenginliklerine vakıf olacak şekilde eğitilmeli bunlardan yararlanmanın bunları Ülke insanlığına fayda sağlayacak şekilde üretilmesi için İlime ve bilime gerekli önemi verdirmeliyiz.

Rusya’dan, İran’dan doğalgaz alıyoruz. Rusya’dan aldığımız doğalgaz çok pahalı Yunanistan’a doğalgaz satıyoruz aldığımızdan düşük fiyata. Elektriğin bir kısmını doğalgazdan elde ediyoruz. İran doğalgazı kesince Yunanistan’dan elektrik ithal ediyoruz, yüksek fiyatla."Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu" diye bir laf vardır. İyice düşünmeli, iyice araştırmalı, Özveriyle Çalışmalı. Atatürk'ün dediği gibi Türk Çalışkan olmalı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 807
Kayıt tarihi
: 21.06.07
 
 

1959 Ordu Ünye doğumluyum. Bursa'da yerel bir gazetede 2 seneye yakın köşe yazısı yazmaktayım; hafta..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster