Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Haziran '13

 
Kategori
Mesleki Eğitim
Okunma Sayısı
872
 

Ülkemizde katledilen mesleki teknik eğitim ve mühendislik

Ülkemizde katledilen mesleki teknik eğitim ve mühendislik
 

Ülkenin en güzel okulu


33 yıllık üyesi olduğum Makina Mühendisleri Odasından gelen mailde;  Ülkede bilimsel, özgür eğitimi yok ettiğini düşündüğüm YÖK’ün; mevzuat değişiklikleri yapıp, Yüksek Teknik Öğretmenler için Mühendislik Tamamlama Programları hazırlıklarının olduğu  haberini  okuyunca; 45 yıldır içinde olduğum Mesleki Teknik Eğitimin dünden bu güne nasıl zaafa uğratılıp yetersizleştirildiğini, ayrıca Teknik Öğretmen ve Mühendis karşılaştırmasını yapabilmek için anılan mesleklerle olan ilişkimi sizlerle  paylaşmak istedim.

1968 – 1969 döneminde   Karaman Sanat Okulu  Motor Bölümünün  ilk öğrencisi olarak başlayan Teknik  Eğitim  serüvenim, Antalya Makina Teknisyen Okulu, ADMMA  Akşam  Makina  Mühendisliği  Bölümü,  Ankara Üniversitesi  Eğitim Bilimleri Fakültesi  Mesleki Teknik  Eğitim Bölümü ile devam etti.

Mühendislik eğitimime paralel olarak,   1973  de  Yüksek Teknik Öğretmen Okulu  Merkezi Isı Santralında  Teknisyen olarak işe başlayıp  Makina Mühendisi olarak  1983’ e kadar, Ankara Yapı Meslek Lisesinde de 1983 – 1987  arası olmak üzere  14 yıl Teknik Eğitim okullarında atölye elemanı,  1987 – 2000 arasında da Milli Eğitim Okullarının proje, yapım, bakım ve onarımında proje ve Kontrol Mühendisi  olarak görev yaptım. Eğitimim ve görevlerim esnasında, ülkemizdeki Mesleki Teknik Eğitimin Yönetim, tasarım ve uygulamalarını  en yakın tanıyan ve gözlemleyen uzmanlardan biriyim.

Uzun yıllar gündüzleri Yüksek Teknik Öğretmen Okulu öğrenci ve öğretmenlerine teknik hizmet sunup, akşamları da Mühendislik eğitimi aldım. 1980 yılında mezuniyetimin ardından, eğitime yoğunlaşan  ilgim ve eşimin de Teknik Öğretmen olmasından hareketle Ankara Üniversitesi  Eğitim Bilimleri Fakültesi  Mesleki Teknik  Eğitim programına  kaydolup, iki yıl genel ve mesleki eğitim içerikli dokuz tane fark dersine devam ederek Teknik Öğretmen yetkisinde Mesleki teknik eğitim diploması da aldım.

Mühendislik unvanı aldıktan sonra görev yaptığım okullarda  haftada sekiz saat olmak üzere branşımla ilgili meslek dersleri okuttum. Bu süreçte Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulunda (okula kız öğrenci de alındıktan sonra erkek sözcüğü kaldırılmıştı) verilen eğitimin  nicelik ve niteliğini, öğretmen ve öğrenci profilini yakından izleme, inceleme ve aldığım mühendislik eğitimi ile karşılaştırma olanağı buldum.

O yıllarda da bazı  Teknik Öğretmenlerin  arkadaşlarımız “biz de dört yıllık meslek eğitimi alıyoruz, bizim de mühendislik  yetkimiz olmalı” dediklerini hatırlarım. Buna karşılık saygı duyduğum Teknik Öğretmenlerden, Mühendislik Fakültelerinde öğretim üyesi olan  Prof.Dr.Fevzi ERCAN,  Prof.Dr. İlhan AKHUN,  Prof.Dr. İlhan SEZGİN, Prof.Dr. Hüsnü CAN ve isimlerini hatırlayamadığım onlarca Teknik Öğretmen ise  diğer “ kolaycıların “  aksine  lisans üstü eğitimlerine devam ederek başarının zirvesine ulaşıp örnek bilim insanları oldular.

Karaman Sanat  Okulundan  itibaren eğitim ve iş süreçlerimde  kişiliklerine ve mesleklerine saygı duyduğum, emekleriyle  bende pozitif izler bırakan  onlarca  Teknik Öğretmeni saygıyla anarım. Onların hepsi çok iyi Teknik Öğretmenlerdi. Çoğunluğu emekli oldular.  Ama hiç birisi Mühendis değillerdi çünkü mühendislik eğitimi almamışlardı. Okudukları Eğitim proğramları ve tekniklerinin benim aldığım mühendislik eğitimi ile hiç ilgisi  yoktu.

            Öğrenciliğimde motor dinamiği sınavına hazırlanırken, tekniker unvanı ile teknisyen kadrosunda çalıştığım Yüksek Teknik Öğretmen okulunun motor bölümü kitaplarından yararlanmak istemiştim. Ancak  tamamen atölye pratiği ve uygulamalarına göre hazırlanmış olan kitapların okulumda  gördüğüm derslerle hiç ilgisinin  olmaması  nedeniyle yararlanamadığımı  hatırlarım.

Köy Enstitülerinden sonra cumhuriyet döneminin en iyi eğitim projelerinden saydığım Yüksek Teknik Öğretmen Okulunun 1980’lere kadar nitelikli Teknik Öğretmenler yetiştirdiğine ama o tarihlerden sonra,  plansız olarak okul sayılarının artırılması ve öğrenci seçme yöntemlerinin değiştirilmesinden dolayı  Yüksek Teknik Öğretmen Okullarından  mezun olanların  çoğunluğunun mesleki yetersizleştiğine tanık oldum. Bu yetersizliklerin meslek liselerine de yansıdığını düşünürüm. Bu okulların Fakülte adıyla Ünivrsitelere bağlanması ile ülkede Teknik Öğretmenliğin de sona erdiğine  inananlardanım.   

Akademik kariyer yapan bir Teknik Öğretmen dostumun konuyla ilgili  sohbetimizde “Orhan bey gözlemlerim sonucu bizlerin öğretmen olarak, eğitmek ve öğretmek  algısı ve içgüdüsü ile eğitildiğimizi; sizlerin de mühendis olarak araştırmak, geliştirmek ve yaratıcılık algısı ve içgüdüsü ile eğitildiğinizi fark ettim. Mühendislik farklı bir şey”  demesini unutamam.  Bu samimi saptama Mühendislik ile Teknik Öğretmenliğin farkını tüm sadeliği ile sergilemekteydi.

            Özet olarak bana göre Mühendislik; problem çözme, araştırma, alternatifler yaratıp sistem geliştirerek uygulama, insan yaşamını kolaylaştırma ve yaşam kalitesini yükseltme sanatıdır. Temel mühendislik eğitimi bu özelliklerin kazandırılmasını hedefler. Teknik öğretmenlik ise var olan bilgi ve tekniklerin öğrenciye aktarılarak öğretilmesi, bu bilgi ve becerilerin  mühendisler nezaretinde, uygulama alanlarında  kullanabilme yeteneği kazandırmayı   hedefler.

Her ile bir üniversite mantığına paralel olarak sayıları artan mühendislik fakültelerinde yeterli nicelik ve nitelikte mühendis yetiştirilebildiği tartışma konusu iken;  Mühendislikle hiç ilgisi olmayan eğitim proğramları ile mezun edilmiş olan Teknik Öğretmenlere,  Mühendislik Tamamlama Programı adı altındaki kurslar sonunda Mühendislik Yetkisi vermek, yıllardır oy endeksli siyasetin kucağında katledilen mesleki teknik eğitim gibi, mühendislik mesleğini de katletmek olacaktır.

Anılan öğretmenlerimiz mühendis olmak istiyorlar ise; öncelikle yüksek matematik ve fizik olmak üzere temel mühendislik eğitiminde okutulan tüm dersler ile, seçtikleri bölüme ait mühendislik derslerini eksiksiz okumaları ve yapılacak sınavlarında başarılı olmaları gerekir.

İlgili Bakanlığın, 1970’ler sonrası plansız bir şekilde Yüksek Teknik Öğretmen Okullarından, devamında da Teknik Eğitim Fakültelerinden mezun ettiği ve öğretmen olarak görev veremediği  Teknik öğretmenlerin yığılmalarını önlemek, tamamen oy’a  endeksli basit siyasetin, şirin görünme  kaygısı  ile alacağı kararlar  ve uygulamalar Teknik Öğretmenler  ve ülkemiz mesleki teknik eğitimi için çözüm olmayacaktır.

Ülkemizde eksikliği çekilen ara teknik eleman ihtiyacı; mevcut eğitim politikaları, olanakları  ve  ulaşabildikleri kalite ile Endüstri Meslek Liseleri tarafından karşılanamamaktadır. Meslek Liselerinde  daha vasıflı öğrenciler yetiştirebilmek ve ülke ihtiyaçlarını karşılayabilmek için, Teknik Öğretmen Okullarının ülkemiz ihtiyaçlarına ve geçmişine uygun olarak yeniden yapılandırılıp, mezun olacak Teknik Öğretmenlere çağımıza ve dünya standartlarına uygun olarak, hak ettikleri ekonomik ve sosyal  yaşam koşullarının sunulması gerekir.

 Bulundukları durum ve konumdan memnun olmayan, bu nedenle de başka bir meslek grubuna dahil olmak isteyen Teknik Öğretmenlerle ülkenin ihtiyacı olan Tekniker, Teknisyen ve Ustaların yetiştirilmesi olanaksızdır.

“Bana bir kelime öğretenin kırk yıl kölesi olurum” sözünden hareketle; Bende emeği olanlarla birlikte tüm teknik öğretmenlere sevgi ve saygılarımı sunarken;  YÖK’ün anlamsız karar ve uygulamalarını yeniden değerlendirerek,  Teknik öğretmenlik mesleğine hakettiği anlam ve değeri kazandırmasını, Teknik Öğretmenlerin de bu konuda çaba harcamasını öneririm.                                                                                                             orhan.yuksel@mmo.org.tr

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 33
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 512
Kayıt tarihi
: 28.06.11
 
 

İlk ve Orta okulun ardından Karaman Endüstri Meslek lisesinin ilk öğrencilerinden oldum ve ikinci..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster