Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mart '09

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
742
 

Ülkemizin yarısının ortak hayali; çifte gidip Okey atmak

Ülkemizin yarısının ortak hayali; çifte gidip Okey atmak
 

Edward Munch "Çığlık" adlı yağlıboya tablosunun 2005 te yaptığım imitasyon...


Ya Çoban olacağız ya Koyun
(Bu eğitim sistemi koyun üretimine yatkın)
Bunun tek nedeni var, bu öğrenmeye, sorgulamaya açık olmayan ezberci eğitimindir.
İcat yapılmasından ve yaratıcı girişimcilikten uzak kalınmasına yol açan gerçek neden bu.
Eğitimin en önemli 3 kolu; Okul, cami ve kışla sorgulayıcı eğitime geçene kadar bu böyle devam eder. Öğretmen, İmam ve komutan öğrencilerin, cemaatin ve temel eğitimde askerlerin sorularına açık olmaları gerekir. Bu açıklık kendilerininde gelişmesine ve toplumun daha ileri gitmesine yol açar. Öğretmen, imam, komutan şayet sorulara ve sorgulamalara açık olmazsa dogmatizm doğar.
Öğrenciler, abidler, rütbesiz askerler bilinçli bir şekilde neyi, niçin ve nasıl yapması gerektiğini bilmeden görevlerini kendilerinden yapmaları beklenmekte zulümdür. Bu durum özellikle 12 Eylül Askeri darbesinin halkımıza hediyesidir. Üniversitelerimizin en iyisi Dünya 495. si. Üniversitelerimizin çoğunun eğitim seviyesi Batı Avrupa Liselerinin kalitesi kadar bile değil. Eğitimiyle övünen bir çok üniversite ilk 495 te yok bile. 

77000 bin camide milyonlarca insan ibadet yapıyor, caminin lambasını düşünürken cami dibinde ki gece konduda bulunan dula ve yetime yardım etmek ( imam dahil ) kimsenin aklından geçmiyor.
Dağdan yeni gelmiş çobana askerlik eğitimi vermek ve hele hele kulağına bağıra bağıra Atatürk ilkelerini saymak ve bunu ondan geri saymasını istemek, yanlış söyleyincede dövmek ne kadar mantıklı ve verimli olur? Bu askeri 3 ay eğittikten sonra dağda savaştırmak ve 3 ay değil 30 yıldır dağda gerilla tipi savaşan teröristlerin üzerine salmak ve bundan bir sonuç beklemek ne kadar mantıklı olur? 

(Eğitimin tekrar gözden geçirilmesi gerekmekte, ezberci değil, sorgulayıcı bir eğitim Türkiye'nin en büyük ihtiyacıdır. Okulda, camide ve kışlada eğitim ezbercilikten uzak metodolojik ve uzmanca olmak zorundadır.
Mesela şunu sormalıyız kendimize? Neden Karadenizdeki büyük petrol varlıklarını çıkarmak için 2023 ü bekliyoruz (neden 2022 değil de Lozan anlaşmasının 100. yılı)? Lozan'da anlaşmamı imzaladık 100 yıl yer altı kaynaklarını çıkarmayacağız diye, yoksa AB girdiğimizde onlarda mı bu nimetlerden yararlansın ? Yoksa bu petrolü daha önce çıkarırsak AB'ne Türk halkı girmek mi istemez?) 

EZBERCİ EĞİTİM SİSTEMİ toplumun yerinde saymasına veya geriye gitmesine yol açan, ÜRETKEN DEĞİL TAKLİTÇİ OLAN en büyük tehlikedir. 

Bu kafa en çok 300.000 kıraathanede okey'e dönen, pişti yapmak için can atan, tavla pulunu kurtarmak veya mars olmamak için düşeş beklemek gibi ulvi amaçları olan insan sayısını ( hergün ortalama 10 milyon kahve milletinin insanları ) arttırır, sabahları saçma Seda Sayan, Esra Ceyhan seyretmek yüzünü bile görmeye dayanamadığım Semra Kaynana tipleri bu ülkenin vaz geçilmezleri olur. Sonundada bu proto tipe uygun ulusal sembol haline gelme yolunda hızla ilerleyen "Recep İvedik" gişe rekorları kırar. Televolelerle Başbakan seçtirilir, sonra o Başbakanlar gerisin geri postmodern darbelerle devrilir. Bu halk niye Recep İvedik seyrediyor diye kızılmasın, çünkü diğer filmler akıllarını yorar. Dr. Jivago, Esaretin Bedeli, Ben Hur, Güneşin Oğlu gibi filmler sıkar halkımızı. 

Bu eğitim sistemi bu yüzden İlk okul mezunlarını girişimci, üniversitemezunlarını korkak ve girişimcilikten uzak yapmakta. Kanıtımı? Binlerce ilkokul veya ortaokul mezunu patronun yanında çalışan milyonlarca Üniversite mezunu insan. 30 yıldan beri 100-200 civarında bilimsel makalesi var öğretim üyelerinin, oysa bu rakam Batı'da o kadar çok ki. 

Düşünmenin ve konuşmanın suç olduğu veya kısıtlandığı bir ülkenin zaten gelişmesini beklemek, Türkiyenin 2023 ten önce petrol çıkarıp zengin olmasını beklemek kadar saçma. 

En derin saygılarımla 

Ayhan Özcimbit 

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları yazara aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Üniversiteler Siyasetle ve FİTNECİLİKLE uğraşmaktan BİLİMLE uğraşmaya zaman ayırmadı ki hiç.. Daha düna kadar Üniversitelerine Gariban Milletin Evlatları başlar ürtülü diye SOKULMUYORDU okumaları ENGELLENİYORDU hemde UTANMADAN Çağdaşlık ve Modernlik adına... ey Halkım bunlar Hakkın ve Halkın DÜŞMANLARIYDI GÖR BUNLARI GÖR ve UNUTMA.

Bareyev 
 25.09.2011 8:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 722
Toplam yorum
: 418
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 3597
Kayıt tarihi
: 23.01.09
 
 

A.Ü İktisat Fakültesi mezunuyum, daha önce Kazakistan ve Hollanda'da eğitmenlik ve tercümanlık iş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster